⚡ Ajans Online
GÜNCEL

İsrail'in sınırdaki kısıtlamaları nedeniyle tüp gaz alamayan Gazzeliler, çadırlarda ateşte yemek pişiriyor

İsrail'in 2 yılı aşkın süre uyguladığı yıkım ve soykırımın ardından yaklaşık 7 ay önce varılan ateşkese rağmen Gazze sakinleri hala çadırlarda ya da enkaz yakın

📍 Muş
İsrail'in 2 yılı aşkın süre uyguladığı yıkım ve soykırımın ardından yaklaşık 7 ay önce varılan ateşkese rağmen Gazze sakinleri hala çadırlarda ya da enkaz yakınlarında insani ihtiyaçlardan yoksun şekilde yaşamaya devam ediyor. İsrail'in sınır kapılarındaki uygulamaları ve ateşkes anlaşması kapsamında bölgeye girişine izin verilmesi öngörülen ürünlerin tam olarak ulaştırılmaması nedeniyle Filistinliler, yıkım ve yoksunluğun ortasında çepeçevre kuşatılmış durumda. Filistinliler, en basit ihtiyaçlarına bile ulaşamıyor; bölgeye çık kısıtlı miktarlarda gönderilen ürünler ise yeterli olmuyor. Yemek pişirebilmek için gerekli tüp gazını üç-dört ayda bir ancak bulabilen Gazze halkı, odunun da her istediklerinde tedarik edebildikleri bir ürün olmadığını; çevredeki plastik ya da kağıt atıklarıyla ateş yakmaya çalıştıklarını aktarıyor. Tüp alabilmek için sırada bekleyen Filistinli Ebu Fadi, yaşadıkları sıkıntıları AA muhabirine anlattı. Uzun bir aradan sonra bir mutfak tüpü tedarik edebildiğimiz için çok mutlu olduğunu; bu sevincinin tarif edilmeyeceğini dile getiren Ebu Fadi, "Gazze'de tüp alabildiğimizde büyük bir çileden kurtulmuş oluyoruz; ateş yakma derdi bitiyor, çünkü odun çok pahalı, ateş yakmak için kullandığımız diğer malzemeler de öyle.En son ramazan ayında bir tüp alabilmiştim, şimdi de bir tane daha alabildim." diye konuştu. Alabildikleri tüpün de yetersiz olduğunu; 8 kilogramlık tüpün 2-3 ay idare etmesini beklediklerini ama bunun imkansız olduğunu söyleyen Ebu Fadi, tüp bitince yine ateş yakmak zorunda kaldıkları kaydetti. Ebu Fadi, günlük yaşamı gaz olmadan yürütmenin gerçekten çok zor olduğunu, sürekli ateş yakmakla uğraştıklarını; odun, plastik boru veya naylon gibi ateşi tutuşturacak bir şeyler aramaları gerektiğini ifade etti. Bölgede odunun bile bulunamadığına dikkati çeken Ebu Fadi, saldırılarla birlikle 3 yıldır dışarıdan Gazze'ye odun girmediğini, ellerinde olanı da tükettiklerini anlattı. Ebu Fadi, odun azaldıkça fiyatının da katlanarak artığını, eskiden 2-3 şekel olan fiyatın, önce 7'ye sonra 10'a kadar çıktığını belirtti. "Gaz, bölgeye çok kısıtlı miktarlarda ulaşıyor ve ihtiyacımızı karşılamıyor." diyen Ebu Fadi, evde gaz kullanımını iyice kısmak zorunda kaldıklarını; bunun da doğrudan yaşamlarını etkilediğini dile getirdi. Ebu Fadi, "Tüp alabildiğim için bir yandan mutluyum ama bir yandan da değilim. Çünkü bu bitecek ve biz yine yeni bir sırada beklemeye başlayacağız." diye konuştu. Çadırında yemek pişiren İman Asaliye adlı Filistinli kadın da yaşadıkları zorluk ve yokluğu anlattı. "Ölüm ve azap bu... Eğer yokluk olmasa insan bu ateşin başında böyle oturmaz. Ama mecburuz; çocuklarım var, hepsi yemek istiyor, öğle yemeği istiyor, içecek istiyor, her şeyi istiyorlar." diye konuşan Asaliye, Gazze'nin kuzeyinden göç ettiklerini ve ailesinin 8 kişiden oluştuğunu belirtti. Çadırda kalmalarının yanı sıra yakacak bir tüp bile bulamadıklarından yakınan Filistinli kadın, yemeklerini yaktığı ateşin üzerinde pişirdiğini söyledi. Çocuklarının ihtiyaçlarını karşılayamadığını ve durumlarının çok kötü olduğun ifade eden Asaliya, "Vallahi uzun zaman oldu, buraya geldiğimden beri gaz kullanmadım. 9 aydır buradayım., Tek bir tüp bile. Gazım yok. Aslında bir tüp gazımın olmasını çok isterdim." diyerek yaşadığı yokluğu vurguladı. Günün erken saatlerinde uyanarak çocukları için süt ısıtmak için ateş yaktığını söyleyen Asaliye, yemek pişireceği zaman da yine ateşin başına geçtiğini üstelik odun da olmadan yakacak olarak karton ve plastik yakmak zorunda kaldığını kaydetti. Filistinli kadın, "Hepsi hastalık sebebi olsa da mecburuz, ne yapalım? Gördüğün gibi plastik koyup pişiriyoruz. Durum anormal derecede kötü; hayattan bıktık, usandık. Ama elimizden bir şey gelmiyor, "Âlemlerin Rabbi olan Allah'a hamdolsun" demekten başka..." şeklinde konuştu. Yaktıkları karton ve plastik sebebiyle çıkan dumanın nefeslerini kestiğini söyleyen Asaliye, şöyle devam etti: "Vallahi bu duman nefesimizi kesiyor. Çocuk uykusundan uyandığında normal olmayan bir şekilde öksürüyor. Duman yüzünden gece uyuyamıyorum; yani bir hafta önce başıma bir baş dönmesi geldi, olduğum yere yığılıp kaldım. (Ardından) Kül ve kapkara, simsiyah bir ateş dumanı kusmaya başladım. Sonuçta biz de insanız. Artık dayanamıyoruz, vallahi billahi yorulduk. Her gün yeni bir tehdit, her gün yeni bir olay, her gün ayrı bir dert. Hayatımızdan bıktık, hayatımız mahvoldu. Bu yaşamak değil, bu zaten bir yaşam değil." Filistinli kadın, "Yaşananların, İsrail'in Filistinlilerin yaşadığı acılara daha fazla acı katmak için bilerek çıkardığı bir gaz krizi" olduğunu vurguladı. (Kaynak: AA)