⚡ Ajans Online
GÜNCEL

Kaçak avcılık ve habitat kaybı dünya genelinde fillerin neslini tehdit ediyor

Her yıl 12 Ağustos'ta kutlanan "Dünya Fil Günü", dünyanın en büyük kara memelileri fillerin karşı karşıya olduğu tehditlere dikkati çekerken doğal yaşam alanlar

📍 Ağrı
Her yıl 12 Ağustos'ta kutlanan "Dünya Fil Günü", dünyanın en büyük kara memelileri fillerin karşı karşıya olduğu tehditlere dikkati çekerken doğal yaşam alanlarının korunması ve yasa dışı fildişi ticaretinin önlenmesi konusunda farkındalık oluşturmayı da amaçlıyor. İlk kez 12 Ağustos 2012'de Kanadalı film yapımcısı Patricia Sims ve Tayland'daki "Elephant Reintroduction Foundation" öncülüğünde hayata geçirilen gün, zaman içinde 100'den fazla yaban hayatı kuruluşunun desteklediği küresel harekete dönüştü. Dünya Fil Günü'nün bu yılki teması, "Fillerin geleceği için küresel dayanışma" olarak belirlendi. Tema kapsamında, fillerin korunmasında ülkelerin, yerel toplulukların ve kuruluşların ortak hareket etmesinin önemi vurgulanırken, kaçak avcılık ve habitat kaybı gibi tehditlere karşı daha güçlü adımlar atılması çağrısında bulunuluyor. AA muhabirinin "Dünya Fil Günü" kapsamında derlediği bilgilere göre, ekosistemin işleyişinde önemli rol oynayan filler, yaşam alanlarının şekillenmesindeki rolleri nedeniyle bilim insanları tarafından "ekosistem mühendisleri" olarak adlandırılıyor. Uzun mesafeler boyunca hareket edebilen filler, yedikleri bitkilerin tohumlarını dışkıları aracılığıyla farklı bölgelere taşıyarak ormanların ve bitki örtüsünün yenilenmesine katkı sağlıyor. Ağaçları ve yoğun bitki örtüsünü aşarak açtıkları yollar ise güneş ışığının orman zeminine ulaşmasını sağlıyor ve daha küçük bitki ve hayvanlara yaşam alanı oluşturuyor. Filler ayrıca, kurak dönemlerde suya ulaşmak için açtıkları çukurlarla diğer hayvanların da yararlanabileceği su kaynaklarının oluşumuna katkı sağlıyor. Bu nedenle bilim insanları, fil popülasyonlarının ortadan kalkmasının bitkilerin yayılmasından diğer hayvanların yaşam alanlarına kadar ekosistemin birçok unsurunu etkileyebileceğini belirtiyor. Uluslararası Doğayı Koruma Birliği (IUCN), halihazırda yaşayan üç fil türünü Afrika orman fili, Afrika savan fili ve Asya fili olarak sınıflandırıyor. Canlıların doğadaki durumunu ve yok olma riskini değerlendiren IUCN'nin Kırmızı Listesi'ne göre, Afrika orman fili "kritik tehlikede", Afrika savan fili ile Asya fili ise "tehlikede" kategorisinde bulunuyor. IUCN verilerine göre, yaklaşık bir asır önce Afrika ve Asya'da milyonlarca fil yaşarken bugün vahşi doğadaki Afrika fillerinin sayısının yaklaşık 400 bine, Asya fillerinin sayısının ise yaklaşık 40 bine gerilediği tahmin ediliyor. Fillerin karşı karşıya olduğu en büyük tehditlerin başında ise fildişi için yapılan kaçak avcılık geliyor. Beslenmek ve kendilerini korumak için kullandıkları dişleri filleri, yasa dışı fildişi ticareti nedeniyle avcıların hedefi haline getiriyor. Kaçak avcıların fildişi, et ve diğer vücut parçaları için Afrika'da her gün yaklaşık 100 fili öldürdüğü, bunun yılda 35 binden fazla filin kaybı anlamına geldiği tahmin ediliyor. Bu kaybın fillerin doğal üreme hızını aşması, popülasyonların kendini yenilemesini de güçleştiriyor. Kaçak avcılıkla mücadele çalışmaları kapsamında ABD'nin 2016'da fildişi ticaretini büyük ölçüde yasaklamasının ardından Çin de 2017'nin sonunda ülke içindeki fildişi pazarını kapattı. Ormansızlaşma, tarım alanlarının genişlemesi ve altyapı projeleri nedeniyle doğal yaşam alanlarının giderek daralması da fil popülasyonları üzerindeki baskıyı artırıyor. İnsan yerleşimlerinin fillerin yaşam alanlarına doğru genişlemesi ise insan-fil çatışmalarını beraberinde getiriyor. (Kaynak: AA)