⚡ Ajans Online
GÜNCEL

Katılım bankaları yılın ilk çeyreğinde 58,4 milyar liralık sukuk ihraç etti

AA muhabirinin Türkiye Katılım Bankaları Birliği (TKBB) verilerinden derlediği bilgiye göre, yılın ilk üç ayında en fazla sukuk ihracı 16,5 milyar lira ile Alba

📍 Muş
AA muhabirinin Türkiye Katılım Bankaları Birliği (TKBB) verilerinden derlediği bilgiye göre, yılın ilk üç ayında en fazla sukuk ihracı 16,5 milyar lira ile Albaraka Türk tarafından yapıldı. Vakıf Katılım Bankası 13,1 milyar liralık, Ziraat Katılım Bankası ile Emlak Katılım Bankası 10,5 milyar liralık, Dünya Katılım Bankası 7,1 milyar liralık, Hayat Finans Katılım Bankası da 750 milyon liralık sukuk ihracı gerçekleştirdi. Katılım bankaları, yılın ilk çeyreğinde toplam 58,4 milyar liralık sukuk ihraç etti. Ortalama vadesi 108,3 gün olan bu ihraçların yüzde 98,71'i yönetim sözleşmesine, yüzde 1,29'u alım satıma dayalı yapıldı. İstatistiklerin tutulmaya başlandığı 2013'ten bu yılın ilk çeyreğine kadar toplam 800,4 milyar liralık sukuk ihracı gerçekleşti, bu ihraçların ortalama vadesi 139,99 gün oldu. Türkiye Katılım Bankaları Birliği (TKBB) Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Ali Akben, AA muhabirine, Türkiye'de sukuk piyasasının ulaştığı ölçeğin, bu enstrümanın artık niş bir alternatif olmaktan çıktığını açık biçimde ortaya koyduğunu söyledi. Akben, sukuk ihraçlarının 2013-2025 döneminde yaklaşık 800 milyar liralık kümülatif hacme ulaşılması ve yalnızca 2025 yılında katılım bankaları tarafından 215 milyar liralık ihraç gerçekleştirilmesinin, büyümenin kalıcı ve yapısal nitelik kazandığına işaret ettiğini dile getirdi. Sukukun sermaye piyasalarında lokomotif ve taşıyıcı ürün haline geldiğini anlatan Akben, bunun nedeninin sukukun güçlü ve yerleşik borçlanma aracı olarak konumlanması olduğunu söyledi. Akben, "Biz, bu çerçevede sukukun yerleşik bir borçlanma aracı olarak nitelik kazandığını değerlendiriyoruz çünkü bu konumun göstergesi yalnızca ihraç hacmi değildir, aynı zamanda ürünün sürekli yatırımcı talebi üretmesi, kurumların fonlama mimarisinde kalıcı bir yer edinmesi ve düzenli ihraç takvimleriyle kullanılabilmesidir. Türkiye'de sukuk ihraçlarına baktığımızda vade yapısı, yatırımcı profili ve ihraç sıklığı açısından ciddi bir çeşitlenme olduğunu görüyoruz. Bu da piyasada güçlü bir kullanım alışkanlığının oluştuğunu teyit etmektedir." ifadelerini kullandı. Akben, sukukun bankalara sadece ilave kaynak sağlamakla kalmadığını, Hazine ve Maliye Bakanlığının hem iç hem dış borçlanma stratejisinde kira sertifikasına düzenli yer vermesinin son derece önemli olduğunu vurguladı. Geçen yıl Hazine tarafından 233 milyar lira, 36 ton altın ve 980 milyon dolar tutarında kira sertifikası ihraç edildiği bilgisini veren Akben, dış borçlanma tarafında ise 2,5 milyar dolarlık sukuk ihracının gerçekleştirildiğini söyledi. Akben, bu tablonun, kira sertifikasının kamu borçlanma yönetiminde stratejik araç haline geldiğini açıkça gösterdiğinin altını çizdi. Katılım bankaları açısından bakıldığında ise sukukun likidite yönetiminin en temel araçlarından biri olduğunu vurgulayan Akben, şöyle devam etti: "İhraçların vade ve sıklık bakımından çeşitlenmesi, bankalarımızın bilanço ve likidite yönetimini daha etkin hale getirmektedir. Eylül 2025 döneminde TLREFK’ye endeksli gerçekleştirilen ihraç da bu açıdan önemli ve yapısal bir adım olmuştur. Önümüzdeki dönemde kira sertifikası piyasasının daha da derinleşmesi ve farklı oyuncuların dahil olmasıyla birlikte, katılım finans ekosistemimizin güçlenerek büyümeye devam edeceğine inanıyoruz. Nitekim şubat ayında Türkiye Petrolleri Anonim Ortaklığı 5 yıl vadeli 1 milyar dolar tutarında sukuk ihracı gerçekleştirdi. Söz konusu işlem, bugüne kadar gerçekleştirilmiş en yüksek tutarlı reel sektör sukuk ihracı olurken aynı zamanda bir Kamu İktisadi Teşebbüsü (KİT) tarafından yapılan ilk sukuk işlemi olarak kayda geçti." Akben, yerel piyasada ihraç edilen sukukların uluslararası standartlarla uyumu konusunda Türkiye'nin son yıllarda ciddi kurumsallaşma mesafesi aldığını ifade ederek, "Bugün geldiğimiz noktada kira sertifikasının yalnızca Hazine ve katılım bankaları tarafından ihraç edilen bir enstrüman olmaktan çıktığını ve çok uluslu şirketlerin de bu yöntemi etkin şekilde kullandığını görüyoruz." dedi. Türkiye'de sukuk piyasasının derinleştiğini belirten Akben, "Uluslararası yatırımcı ilgisine baktığımızda oldukça güçlü bir tabloyla karşı karşıyayız. Hazinemizin Haziran 2025’te gerçekleştirdiği 2,5 milyar dolarlık sukuk ihracına 119 yatırımcının ihraç tutarının iki katından fazla talep göstermesi son derece kıymetlidir. Yatırımcı dağılımı incelendiğinde Orta Doğu'dan Avrupa’ya, ABD’den Birleşik Krallık’a uzanan geniş bir coğrafyada güçlü bir talep olduğu görülmektedir. " ifadelerini kullandı. TKBB Yönetim Kurulu Başkanı Akben, Türk sukuk piyasasının Malezya ve Körfez ülkeleri gibi küresel merkezlerle rekabetine ilişkin kısa vadede yalnızca hacim açısından bu merkezlerle bire bir rekabet etmenin kolay olmadığını ifade ederken, "Ancak Türkiye, artık çevre bir pazar değil küresel ölçekte adı anılan ve güçlü büyüme performansı sergileyen bir oyuncudur." dedi. Gelecek dönemde rekabet gücünü artıracak hususun, kendi özgün avantajlarını daha da güçlendirmek olduğuna işaret eden Akben, şunları dile getirdi: "Güçlü kamu ihraççı yapımız, katılım bankalarımızın büyüyen bilançoları, TLREFK gibi yeni nesil fiyatlama mekanizmaları, yeşil ve sürdürülebilir sukuk gibi tematik ürünler ve reel sektöre uzanan ihraç potansiyelimiz, bu anlamda önemli fırsatlar sunmaktadır. Nitekim 2026 yılı itibarıyla kurumsal sukuk ihraçlarına yönelik uluslararası derecelendirme gelişmeleri de piyasamızın yeni bir aşamaya geçtiğine işaret etmektedir." Akben, bununla birlikte, ikincil piyasa likiditesinin artırılmasının daha uzun vadeli ve gösterge niteliğinde ihraçların yaygınlaştırılması için önem taşıdığını belirterek, "Bu alanlarda ilerleme sağlandıkça Türkiye'nin yalnızca bölgesel bir merkez değil belirli ürün segmentlerinde yön veren güçlü bir sukuk piyasasına dönüşeceğine inanıyoruz." dedi. (Kaynak: AA)