⚡ Ajans Online
GÜNCEL

Kentsel dönüşümde dev rakam: 2 milyon 737 bin bağımsız bölüm kapsamda

Gelişmelerden anında haberdar olun. 6306 sayılı Afet Riski Altındaki Alanların Dönüştürülmesi Hakkında Kanun'un 2012 yılında yürürlüğe girmesiyle Türkiye'de ken

📍 Adana
Gelişmelerden anında haberdar olun. 6306 sayılı Afet Riski Altındaki Alanların Dönüştürülmesi Hakkında Kanun'un 2012 yılında yürürlüğe girmesiyle Türkiye'de kentsel dönüşüm konusunda yeni bir süreç başladı. Kamuoyunda "Kentsel Dönüşüm Kanunu" olarak bilinen düzenlemeyle alan bazlı dönüşümün yanı sıra tekil yapıların da dönüşüm kapsamına alınmasının önü açıldı. Kanunla birlikte riskli yapıların tespit edilmesi, yıkılması ve yeniden inşa edilmesine ilişkin süreçler daha sistematik şekilde yürütülmeye başlandı. Ekonomik ömrünü tamamlayan veya deprem riski taşıyan yapıların yenilenmesine yönelik çalışmalar da hız kazandı. Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığına bağlı Kentsel Dönüşüm Başkanlığının verilerine göre, 2012'den bu yana ülke genelinde 2 milyon 737 bin bağımsız bölüm dönüşüm kapsamına alındı. İSTANBUL'DA 1,2 MİLYONDAN FAZLA BAĞIMSIZ BÖLÜM DÖNÜŞÜME GİRDİ Türkiye genelindeki kentsel dönüşüm çalışmalarında İstanbul önemli bir paya sahip. Dönüşüm kapsamına alınan bağımsız bölümlerin yaklaşık yüzde 47'si İstanbul'da bulunuyor. Megakentte 2012'den bu yana dönüşüm kapsamına alınan bağımsız bölüm sayısı 1 milyon 274 bine ulaştı. Bu bölümlerin 998 bininin dönüşümü tamamlanırken, 276 bin konut ve iş yerindeki çalışmalar sürüyor. Kentsel Dönüşüm Başkanlığının koordinasyonunda yürütülen "Yarısı Bizden" kampanyasından yararlanan bağımsız bölüm sayısı da 376 bin 212'ye yükseldi. İSTANBUL, İZMİR VE ANKARA DÖNÜŞÜMDE ÖNE ÇIKIYOR Kentsel Dönüşüm ve Şehircilik Vakfı (KENTSEV) Başkanı Haldun Ersen, son yıllarda meydana gelen depremlerin kentsel dönüşüme yönelik ilgiyi artırdığını belirtti. Ersen, kamu tarafından sağlanan desteklerin de dönüşüm çalışmalarında önemli bir rol oynadığını ifade etti. Türkiye genelinde yaklaşık 6 milyon bağımsız bölümün riskli yapı stoku içerisinde bulunduğunun açıklandığını belirten Ersen, bunların yaklaşık 2 milyonunun acil şekilde dönüştürülmesi gerektiğini söyledi. Ersen, Türkiye'de en fazla kentsel dönüşüm gerçekleştirilen illerin İstanbul, İzmir, Ankara, Antalya, Konya ve Elazığ olduğunu belirtti. İstanbul'da ise Bahçelievler, Küçükçekmece, Kadıköy, Kartal ve Maltepe'nin yanı sıra son dönemde Güngören ve Zeytinburnu'nun da dönüşüm çalışmalarında öne çıktığını aktardı. İSTANBUL'DA BAZI İLÇELERDE DÖNÜŞÜMÜN HIZLANMASI BEKLENİYOR Haldun Ersen, kentsel dönüşüm çalışmalarının daha hızlı ilerlemesi gerektiğini belirterek bazı il ve bölgelerde henüz istenilen seviyeye ulaşılamadığını söyledi. İstanbul'un yanı sıra Adana, Bingöl, İzmir ve Yalova'da dönüşüm çalışmalarının hızlandırılması gerektiğini ifade eden Ersen, İstanbul özelinde Bakırköy, Avcılar, Esenyurt, Büyükçekmece, Beylikdüzü ve Fatih ilçelerine dikkat çekti. VATANDAŞLARIN KENTSEL DÖNÜŞÜM TALEBİ ARTTI Şehircilik, Kentsel Dönüşüm ve Entegre Tesis Yönetim Derneği Başkanı Hüseyin Kılınçarslan ise son yıllarda kentsel dönüşüm çalışmalarında hızlanma yaşandığını ancak mevcut rakamların ihtiyaç duyulan seviyeye ulaşmadığını belirtti. Kılınçarslan, başta İstanbul olmak üzere İzmir, Ankara, Bursa ve Kocaeli'nde dönüşüm ihtiyacının yüksek olduğunu ifade etti. Kentlerdeki sorunların yapı stokunun eskiliği, deprem riski veya hızlı ve plansız yapılaşma gibi farklı nedenlerden kaynaklanabildiğini söyledi. Vatandaşların kentsel dönüşüm talebinin geçmişe göre arttığını belirten Kılınçarslan, özellikle eski yapıların yoğun olduğu bölgelerde bina güvenliğinin daha fazla sorgulandığını dile getirdi. Bu değişimde deprem gerçeğinin önemli bir etkisi olduğunu belirten Kılınçarslan, eski binaların geçmişte deprem yaşamamış olmasının güvenli oldukları anlamına gelmediğine yönelik farkındalığın arttığını söyledi. TERK EDİLMİŞ YAPILAR DA RİSK OLUŞTURUYOR Hüseyin Kılınçarslan, kontrol edilmeyen, terk edilmiş ve zaman içerisinde yıpranan yapıların yalnızca deprem sırasında değil, normal koşullarda da can güvenliği açısından risk oluşturabileceğini belirtti. Bu yapıların tespit edilmesi, kayıt altına alınması ve teknik incelemelerden geçirilmesi gerektiğini ifade eden Kılınçarslan, büyük bir deprem olmadan da sıva, beton veya yapı parçalarının kopabileceğini ve kısmi çökmelerin yaşanabileceğini söyledi. Kılınçarslan, boş, kullanılmayan veya terk edilmiş yapıları "hayalet binalar" olarak nitelendirerek bu yapıların belirlenmesi ve gerekli durumlarda çevrelerinde güvenlik önlemlerinin alınması gerektiğini vurguladı. KENTSEL DÖNÜŞÜMDE RİSKLİ YAPILARIN ÖNCEDEN TESPİTİ ÖNEM TAŞIYOR Kentsel dönüşümün yalnızca eski binaların yıkılarak yerlerine yeni yapıların inşa edilmesinden ibaret olmadığını belirten Kılınçarslan, sahada kontrol edilmeyen yapıların da dönüşüm sistemine dahil edilmesi gerektiğini ifade etti. Hangi yapıların risk taşıdığının ve hangi binaların henüz kontrol edilmediğinin belirlenmesi gerektiğini söyleyen Kılınçarslan, yapıların yıkılmasını beklemek yerine risklerin önceden tespit edilerek gerekli müdahalelerin yapılması gerektiğini kaydetti. Özellikle İstanbul ve Marmara Bölgesi'nde kontrol edilmeyen yapıların da sisteme dahil edilerek çalışmaların hızlandırılması gerektiği belirtildi. (Kaynak: CNN)