⚡ Ajans Online
GÜNCEL

Küresel Sumud Filosu'ndaki aktivistler, İsrail'in işkencelerine rağmen kararlılıklarından vazgeçmiyor

İsrail'in uluslararası sularda alıkoyduğu Küresel Sumud Filosu aktivistleri, İsrail'den kalkan 3 uçakla İstanbul'a geldi. Gazze Şeridi'ne yönelik İsrail ablukas

📍 Ağrı
İsrail'in uluslararası sularda alıkoyduğu Küresel Sumud Filosu aktivistleri, İsrail'den kalkan 3 uçakla İstanbul'a geldi. Gazze Şeridi'ne yönelik İsrail ablukasının kırılması için yola çıkan aktivistler, İstanbul Havalimanı'nda, İsrail'in Küresel Sumud Filosu'na saldırısıyla başlayan süreci AA muhabirlerine anlattı. Güney Afrikalı aktivist Ebrahim Peters, İsraillilerin kendilerine bilmeden iyilik yaptığını belirterek, "Bu filodaki herkes, Filistinlilerin her gün yaşadığına yakın bir deneyim yaşadı. Konu biz değiliz, konu İsrail hapishanelerindeki Filistinliler. Bizim maruz kaldığımızdan çok daha kötü bir işkenceye maruz kalıyorlar." ifadelerini kullandı. İsrail'in kendilerini durduramayacağını vurgulayan Peters, "Şimdi daha da kararlıyız." dedi. Peters, İsrail askerlerinin, Güney Afrikalı olduğunu öğrenince kendisine işkence yaptığını anlatarak, "Beni bir odaya aldılar. 'Demek bizi mahkemeye (UCM) götürürsünüz, şimdi sana gününü göstereceğiz' dediler." diye konuştu. ABD'li aktivist Gregory Terry de gözaltı sürecini anlatarak "Tanıştığım en berbat insanlardı. Tüm hayatım boyunca tanıdığım en kindar, en zalim insanlardı." dedi. Kendisi gibi ABD vatandaşlarına bile bu derece kötü davranan İsrail'in, Filistinlilere nasıl davrandığını tahayyül edemediğini aktaran Terry, "Filistinlilere işkence ediyorlar, onlara tecavüz ediyorlar çünkü onları insan olarak görmüyorlar." ifadesini kullandı. ABD hükümetini de İsrail'e verdiği destekten dolayı eleştiren Terry, "ABD, bu soykırımı fonluyor ve bunun aktif bir katılımcısı. Bunu da ABD'lilerin vergi paralarıyla yapıyorlar. ABD'de o kadar evsiz insan varken, paramızı Gazze'de çocukların öldürülmesi için bomba ve füze almaya harcıyoruz." sözleriyle tepkisini dile getirdi. Avustralyalı aktivist Juliet Lamont da gözaltı için tutuldukları teknede fiziksel ve cinsel şiddete maruz kaldığını, gözaltına alınan kişilerin sistematik olarak işkenceye maruz bırakıldığını aktardı. Lamont, "Bu, tekrar gelmememiz için acımasız, çok hedefli ve çok planlı bir şiddet kampanyasıydı. Kemiklerimizi kırdılar ama ruhumuzu kıramadılar ve şimdi onlarla tanıştığıma göre, ruhlarının olmadığını biliyorum." dedi. İngiliz aktivist Chris ise "Bize çok sert davrandılar ancak her gün Filistinlilere nasıl davrandıklarını unutamayız. Vazgeçmeyeceğiz." ifadelerini kullandı. İngiltere hükümetine de seslenen Chris, "Artık uyanın, çünkü hiçbir şey yapmıyorsunuz. Bu soykırıma yardım ediyorsunuz. Kandırmacalı cümleler ve hareketsizlik, suça işbirliğidir. Bunda suçlusunuz. İsrail lobisinden para alıp, Filistin halkına karşı işlenen adaletsiz ve insanlık dışı davranışları görmezden geliyorsunuz." mesajını verdi. İtalyan aktivist Federico da kendisinin sadece tartaklandığını ancak kemikleri kırılan aktivistler olduğunu aktararak "Sizi korkutmaya çalışır ve sizi döverler ve siz korkmazsanız, yenilmez olursunuz." değerlendirmesinde bulundu. İsrail'e destek veren hükümetleri de eleştiren Federico, "Hükümetimiz onlara (İsrail) yardım ediyor. Şiddete başvuran birine yardım ediyorsanız, siz de şiddete başvurmuş olursunuz. Onlara insanları öldürmeleri için silah veriyorsunuz. Silah vermeyi bırakın, İsrail'in soykırımına yardım etmeyi bırakın." diye seslendi. Avustralyalı aktivist Zack, İsrail tarafından yasa dışı müdahale edilen ilk teknelerden birinde bulunduğunu söyleyerek, İsrailli yetkililerin kendilerine uyguladıkları kötü muameleyi anlattı. Bazı aktivistlerin elektroşok silahlarıyla vurulduğunu ve darbedildiğini belirten Zack, kendilerine uygulanan sözlü ve fiziki şiddete karşı itirazlarını dile getirdikleri zaman daha kötü muameleyle karşı karşıya kaldıklarının altını çizdi. Gözaltı esnasında kötü koşullarda tutulduklarını vurgulayan Zack, birçok aktivistin günlerdir yemek yemediğini, kendilerine iki gün boyunca su da verilmediğini dile getirdi. Zack, "Yaşadıklarımız, Filistinlilerin işgal altındaki topraklarda maruz kaldıklarıyla kıyaslanamaz." diye konuştu. Avustralya hükümetine İsrail ile ilişkileri kesmesi çağrısında bulunan Zack, Canberra'nın İsrail'e askeri ve siyasi desteğini sonlandırması gerektiğini kaydetti. Küresel Sumud Filosu'nda yer alan iki Alman aktivist de İsrail'in yasa dışı müdahalesi sırasında şiddet ve kötü muameleye maruz kaldıklarını anlatırken, Almanya hükümetinin İsrail'e verdiği desteği eleştirdi. Aktivistlerden biri, İsrail tarafından alıkonulduğu anların hayatındaki en zor dönemlerinden biri olduğunu, şiddete maruz kaldığını ve kişisel eşyalarının çalındığını söyledi. Yaşadıklarının Filistin halkının maruz kaldığı acılarla kıyaslanamayacağını ifade eden aktivist, "Filistin tamamen özgür olana kadar duramayız." dedi. Alman hükümetinin Filistinlilere yönelik soykırımda "suç ortağı" olduğuna işaret eden aktivist, İsrail'e yönelik silah ambargosu ve boykot çağrısını sürdüreceklerini vurguladı. Diğer Alman aktivist de İsrail ile ilişkilerini kesmesi için Berlin hükümeti üzerinde baskı kurmaya devam edeceklerini aktardı. İtalyan siyasetçi Antonella Bundu da İsrail ordusunun yasa dışı müdahalesinde psikolojik baskı, darp ve kötü muameleye maruz kaldıklarını söyledi. Bazı aktivistlere elektroşok cihazlarıyla müdahale edildiğini ve plastik mermilere benzer cisimlerle ateş açıldığını anlatan Bundu, gözaltında İsrailli yetkililerce darbedildiklerini ve kişisel eşyalarının çalındığını belirtti. Bundu, temel ihtiyaçlardan yoksun bırakıldıklarını aktararak "Beni de diğer herkes gibi tekmelediler. Bazılarına daha da kötü muamelede bulundular." ifadelerini kullandı. İtalyan hükümetine İsrail'e yönelik desteğini sonlandırması çağrısı yapan Bundu, İsrail'in uluslararası sularda aktivistleri yasa dışı alıkoymasına rağmen Avrupa hükümetlerinin yeterli tepkiyi vermemesine tepki gösterdi. Brezilyalı aktivist Ariadne Telles, İsrailli yetkililerin fiziksel ve psikolojik şiddetine maruz kaldıklarını anlattı. Yüzüne ve bacaklarına tekme atıldığını, ellerinin plastik kelepçeyle bağlandığını bildiren Telles, parmaklarına darbe aldığını ve parmaklarındaki hissizliğin sürdüğünü söyledi. Telles, "Bizi saatlerce dizlerimizin üstünde başımız eğik şekilde beklettiler." diye konuştu. Anadolu Ajansı web sitesinde, AA Haber Akış Sistemi (HAS) üzerinden abonelere sunulan haberler, özetlenerek yayımlanmaktadır.Abonelik için lütfen iletişime geçiniz. (Kaynak: AA)