⚡ Ajans Online
GÜNCEL

Lise öğrencileri elektromanyetik yöntemle rüzgar hızı ölçen cihaz geliştirdi

Lise öğrencileri Kerem Gelir, Hasan Yağız Özer ve Eren Kaygısız, danışman öğretmenleri Mehmet Durmuş'un rehberliğinde yaklaşık iki yıl önce projeleri üzerinde ç

📍 İstanbul
Lise öğrencileri Kerem Gelir, Hasan Yağız Özer ve Eren Kaygısız, danışman öğretmenleri Mehmet Durmuş'un rehberliğinde yaklaşık iki yıl önce projeleri üzerinde çalışmaya başladı. Ekip, yürüttüğü çalışmalar sonucunda elektromanyetik yöntemle rüzgar hızını ölçebilen yüzde 100 yerli bir cihaz geliştirmeyi başardı. Geliştirdikleri projeyle TÜBİTAK Liseler Arası Araştırma Projeleri Yarışması'nda Türkiye birincisi olan öğrenciler, bu başarılarının ardından Türkiye'yi uluslararası alanda temsil etmek üzere milli takıma seçildi. Öğrenciler, Amerika Birleşik Devletleri'nde düzenlenen International Science and Engineering Fair (ISEF) yarışmasında ikincilik elde ederek önemli bir uluslararası başarıya imza attı. Uluslararası yarışmada kazandıkları derece sayesinde ekip, Türkiye'de istedikleri üniversitelerin mühendislik ve fizik bölümlerine sınavsız giriş hakkı elde etti. AA muhabirine açıklamalarda bulunan projenin danışman öğretmeni Mehmet Durmuş, TÜBİTAK projesini hayata geçirme kararı almalarının ardından Milli Teknoloji Hamlesi'ne katkı sağlayacak bir çalışma geliştirmek amacıyla araştırmalara başladıklarını ifade etti. Bu kapsamda sensör geliştirmeye karar verdiklerini belirten Durmuş, "Özellikle Milli Teknoloji Hamlesi'ne katkıda bulunmak istediğimiz için bununla ilgili neler yapabiliriz diye fikir araştırması yaparken sensör geliştirmeye karar verdik. Burada elektromanyetik bir yöntem üzerine giderek yeni bir sensör geliştirip dronlarda, gemilerde ve benzeri platformlarda kullanılabilecek bir rüzgar hızı ölçüm cihazı geliştirmek istedik." dedi. Durmuş, "Öğrencilerimiz öncelikle araştırma, bununla ilgili net bir literatür taraması yaptı. Sonra burada farklı hız ölçüm cihazları olduğunu keşfettik. Özellikle elektromanyetik alan üzerine çalıştığımızda hem düşük hem de yüksek hızlarda güvenilir şekilde çalışabilecek bir sensör geliştirebileceğimizi fark ettik. İki yıl içerisinde projemizi geliştirdik." diye konuştu. Projeyi geliştirirken üniversitelerden de akademik destek aldıklarını dile getiren Durmuş, bu kapsamda çalışmayı geliştirdiklerini kaydetti. Durmuş, geliştirdikleri sistemi benzerlerinden ayıran önemli özellikler bulunduğunu belirterek, elektromanyetik prensiple çalışan farklı cihazlar olmasına karşın bu yöntemle rüzgar hızını ölçen bir sistemin bulunmadığını söyledi. Sistemin çok düşük voltaj değerlerini ölçebildiğini aktaran Durmuş, bunun çok hassas aralıklarda ölçüm yapma imkanı sağladığını anlattı. Projenin ilk prototip aşamasında olduğunu vurgulayan Durmuş, sistemin sanayi uygulamalarına, daha küçük veya daha büyük ölçekli kullanımlara ve özellikle insansız hava araçlarına uyarlanabilmesi için geliştirme çalışmalarının süreceğini dile getirdi. Durmuş, "Bizim niyetimiz öncelikle İHA'larda kullanmak ve buradan Milli Teknoloji Hamlesi'ne katkıda bulunmak. Bunun yanı sıra rüzgar sensörleri ve akışkanlar dinamiği gibi birçok alanda da kullanılabilir." ifadelerini kullandı. İstanbul Atatürk Fen Lisesi 11. sınıf öğrencisi ve takım kaptanı Hasan Yağız Özer de projeye Milli Teknoloji Hamlesi’ne katkı sunmak amacıyla başladıklarını söyledi. Çalışmanın diğer anemometrelerden farklı olarak elektromanyetik bir tabana dayandığını kaydetti. Özer, "Basit olarak anlatmak gerekirse gelen hava taneciklerini önce iyonlaştırıyoruz. Daha sonra bu yüklü tanecikleri bir manyetik alana uyguluyoruz. Manyetik alan etkisiyle plakalara ayrışan tanecikler arasında bir potansiyel fark oluşuyor. Biz de bu potansiyel farkı ölçerek rüzgar hızını hesaplayabiliyoruz." dedi. Sistemin en düşük rüzgar hızlarında dahi tepki verebildiğini, mekanik sistemlere göre önemli avantajlar sunduğunu vurgulayan Özer, "Çoğu günlük hayatta kullanılan anemometreler mekanik aksama sahip. Bu durum hem aşınmaya hem de sürtünme nedeniyle hassasiyet kaybına yol açıyor. Bizim sistemimizde ise hareketli bir parça yok. Bu sebepten hassasiyet olarak önde. Aynı zamanda bizim sistemimizde ölçülen rüzgar hızı doğrudan manyetik alanla etkileşim halinde olduğu için manyetik alanı istediğimiz hassasiyette ve aralıkta ayarlayarak dinamik bir ölçüm aralığına sahip olabiliyoruz." diye konuştu. Özer, şunları kaydetti: "Bu sistemin teorisinin kurulumundan daha sonra prototip ve deneylerinden en sonunda da şu anki prototip aşamasına gelene kadar her şeyini biz yaptık. Prototipimizin 3D tasarımını, montajını, deney sistemini ve sisteme entegre edilirken kullanılan yazılımın tamamını ekip arkadaşlarımla geliştirdik. TÜBİTAK'taki başarının ardından ABD'de düzenlenen ISEF yarışmasına katıldık. ISEF yarışmasında, dünyanın en büyük proje yarışmasında 'Embedded Systems' kategorisinde dünya ikinciliği elde ettik." Özer, projeyi akademik yayına dönüştürmek ve patent almak istediklerini sözlerine ekledi. (Kaynak: AA)