⚡ Ajans Online
SAĞLIK

Magnezyum çılgınlığı büyüyor: Herkesin kullanması doğru mu?

Bir dönem yalnızca sporcuların ya da sağlıklı yaşamla ilgilenenlerin konuştuğu magnezyum artık gündelik hayatın en popüler sağlık başlıkları arasında. “Uyku içi

📍 Ağrı
Bir dönem yalnızca sporcuların ya da sağlıklı yaşamla ilgilenenlerin konuştuğu magnezyum artık gündelik hayatın en popüler sağlık başlıkları arasında. “Uyku için mi kullanılmalı?”, “Hangi form daha etkili?”, “En iyi magnezyum hangisi?” gibi sorular arkadaş sohbetlerinde giderek daha fazla tekrarlanıyor. Peki magnezyum gerçekten ne işe yarıyor? Eksikliği nelere yol açıyor? Herkes için magnezyum takviyesi gerekli mi? Merak edilen soruların yanıtını Sağlık Bilimleri Üniversitesi Hamidiye Eczacılık Fakültesi Farmakoloji Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Doç. Dr. Mehmet Evren Okur’dan aldık. Magnezyum, vücutta 300’den fazla enzim reaksiyonunda rol oynayan önemli minerallerden biri. Dolayısıyla vücutta pek çok etkisi bulunuyor. Doç. Dr. Okur bu etkileri şöyle anlatıyor: “Kas kasılması, kan şekerinin regülasyonu, kalp hızının ayarlanması, kemik döngüsü, hatta sinir sisteminde birçok etkisi var. Birçok önemli reaksiyonda rol oynayan bir kofaktör. Eksikliğinde kas krampları, karıncalanmalar, uyuşmalar ve yorgunluk hissi görebiliyoruz.” Son yıllarda magnezyum kullanımı oldukça revaçta. Bu noktada akıllara gelen soru ise, magnezyuma olan ilginin neden bu kadar arttığı… Aslında bunun temel sebebi sağlık yaklaşımındaki değişim. Peki bu, ne anlama geliyor? Yanıtı yine Doç. Dr. Okur’dan öğreniyoruz: “Tıp camiası vücuttaki endojen bileşiklerin; örneğin D vitamini, kalsiyum, magnezyum gibi maddelerin genellikle gıdalardan alındığını ya da alınacağını varsayarak hareket ediyordu. Konvansiyonel tıbba yönelmiştik. Yani bir hastalık vardır, hastalığın da çözümü var şeklinde... Günümüzde ise artık koruyucu, önleyici tıbba yöneldik. Bunun yanı sıra son 20-30 yıldır D vitamini, omegalar gibi aslında esansiyel ve endojen bileşikler ön plana çıktı.” Magnezyum aslında günlük beslenmede yer alan birçok gıdada bulunuyor. Özellikle yeşil yapraklı sebzeler, bakliyatlar ve çeşitli tahıllar önemli kaynaklar arasında gösteriliyor. Ancak araştırmalar, bunun her zaman yeterli olmayabileceğini ortaya koyuyor. Doç. Dr. Okur, bu konuda yapılan araştırmalara değinerek sözlerini şöyle sürdürüyor: “Batılılarda yapılan ölçümlerde, nüfusun yüzde 50’sine yakınının gıdalardan yeterli derecede magnezyum alamadığı gösteriliyor. Bunun yanında özellikle son yıllarda Amerika’da yapılan çalışmalarda da nüfusun neredeyse yine yüzde 50’sinin yetersiz seviyede aldığı, yüzde 15’inin ise magnezyum eksikliğinden mustarip olduğu görülmüş.” Bazı hastalıklar ve kullanılan ilaçlar da vücuttaki magnezyum seviyesini doğrudan etkileyebiliyor. Bu kişilerde ihtiyaç daha belirgin hale geliyor. Doç. Dr. Okur, risk grubunda yer alan kişileri şöyle sıralıyor: “Özellikle chron hastaları, çölyak hastaları, Tip 2 diyabetliler, insülin direnci olanlar ve ileri yaştakilerin tamamının genellikle magnezyum ihtiyacı oluyor. Çünkü hastalıklar magnezyumu azaltıyor. Ayrıca uzun dönem proton pompa inhibitörleri kullananlar ya da diyabetik tedavisi alanlarda da magnezyum ihtiyacı doğuyor. Yine sağlıklı yaşlı kadınlarda fiziksel aktiviteyi artırıyor. Spor sonrasında özellikle kas ağrılarında ya da efor hissiyatında da azalmalar yaptığını söyleyebiliriz.” Magnezyum eksikliğinde dışarıdan takviye kullanılabiliyor ancak kulaktan dolma bilgilerle gelişigüzel kullanmak doğru değil. Doç. Dr. Okur, sosyal medyadan ya da yakın çevreden alınan önerilerle magnezyum kullanımının sakıncalı olabileceğine dikkat çekiyor. Özellikle kişinin mevcut hastalıkları ve kullandığı ilaçlar bu süreçte belirleyici oluyor. Doç. Dr. Okur, izlenmesi gereken yolu şöyle özetliyor: “Öncelikli olarak hangisinin bize uygun olduğuna, hangi şart için, hangi durumda kullanılması gerektiğine bakılmalı. Cinsiyetimiz ne yaşımız ne buna göre bir profesyonel yardımla, bir doktor ya da eczacı önerisiyle kullanmayı tavsiye ediyoruz. Burada kullanılan doz önemli. Özellikle spor yapanların, aktif spor yapanların tercihleri farklı olabiliyor. İleri yaşlarda, özellikle kadınlarda kullanım da farklı. Uyku problemleri, depresyon ve migren gibi durumlarda tercih edilenler de yine değişik olabiliyor.” Doç. Dr. Okur, internetten alınan ürünler konusunda ise dikkatli olunması gerektiğinin altını, “Muhakkak eczaneden satın alınmasını tavsiye ediyoruz. Çünkü internet ortamında sahte ürünler çok olabiliyor” sözleriyle çiziyor. Önerilen dozun üzerinde magnezyum kullanımı ise nadir de olsa zehirlenmeye yol açabiliyor. Bu durum genellikle ishal ve baş ağrısı gibi belirtilerle kendini gösteriyor. Doç. Dr. Okur, magnezyum kullanırken özellikle böbrek hastalarının dikkatli olması gerektiğini belirtiyor. Çünkü magnezyumun vücuttan atılımı böbrekler üzerinden gerçekleşiyor. İleri evre böbrek hastalığı ve böbrek yetmezliği olan kişilerde magnezyum birikimi gözleniyor ve bu durum çeşitli sorunlara yol açabiliyor. (Kaynak: TRT)