Mekke Anlaşması Türkiye’ye milyar dolarlık fırsat kapısı açıyor
Körfez bölgesinde kurulması gündeme gelen yeni güvenlik düzeni, Türkiye açısından yalnızca siyasi ve askeri değil, ekonomik sonuçları bakımından da önem taşıyor
Körfez bölgesinde kurulması gündeme gelen yeni güvenlik düzeni, Türkiye açısından yalnızca siyasi ve askeri değil, ekonomik sonuçları bakımından da önem taşıyor.Suudi Arabistan öncülüğünde Mekke’de imzalanan Ortak Savunma Anlaşması’nın hayata geçirilmesi halinde, Ankara için yeni iş birliği alanlarının ortaya çıkabileceği değerlendiriliyor.Özellikle savunma sanayii, enerji, ulaştırma ve lojistik, turizm ile Körfez ülkelerinden gelecek yatırımlar, Türkiye ekonomisinin anlaşmadan fayda sağlayabileceği başlıca alanlar arasında gösteriliyor.Ekonomi çevrelerine göre, anlaşmanın uzun vadeli ve kurumsal bir yapıya kavuşması durumunda Türkiye’nin öne çıkacağı sektörlerin başında savunma sanayii geliyor.Analiz'de yer alan habere göre; Türkiye’nin son yıllarda kapasitesini artırdığı insansız hava araçları, zırhlı araçlar, elektronik harp sistemleri ve mühimmat üretimi, olası ortak savunma projelerinde Ankara’yı önemli tedarikçilerden biri haline getirebilir.Özellikle Körfez ülkeleriyle geliştirilecek ortak üretim ve teknoloji paylaşımı projeleri öne çıkıyor.Sektör temsilcilerine göre bu tür iş birlikleri savunma ihracat gelirlerini artırabilir, yüksek katma değerli üretimi destekleyebilir ve Türkiye’ye daha fazla döviz girişi sağlayabilir.Aslında bunun zemini tamamen yeni de değil. Türkiye, son yıllarda Orta Doğu ve Körfez ülkeleriyle savunma alanında çeşitli anlaşmalar imzaladı.Mekke merkezli yeni bir güvenlik yapısının oluşması halinde Türk savunma şirketleri için uzun vadeli siparişlerin önü açılabilir.Yeni mekanizmanın Türkiye ekonomisi üzerindeki en önemli etkilerinden biri ise enerji tarafında görülebilir.Kızıldeniz, Basra Körfezi ve Hürmüz Boğazı
hattında güvenliğin artması, petrol ve LNG sevkiyatlarında yaşanabilecek
aksama riskini azaltabilir. Bunun yanında navlun ve sigorta
maliyetlerinin gerilemesi, enerji fiyatlarındaki sert dalgalanmaların da
sınırlanmasına katkı sağlayabilir.Türkiye açısından bu başlık özellikle önemli.
Çünkü enerji ithalatına yüksek bağımlılık nedeniyle bölgedeki her
güvenlik sorunu doğrudan maliyetlere yansıyabiliyor.Dolayısıyla Körfez hattında daha istikrarlı bir
ortam oluşması, cari açık ve enflasyon üzerinde dolaylı da olsa olumlu
bir etki yaratabilir.Anlaşmanın siyasi ilişkileri daha da güçlendirmesi durumunda bir başka önemli gelişme Körfez sermayesinde yaşanabilir.Ekonomistler, Suudi Arabistan, Birleşik Arap
Emirlikleri ve Katar kaynaklı doğrudan yatırımların yeniden hız
kazanabileceğine dikkat çekiyor.Özellikle altyapı projeleri, enerji
yatırımları, liman işletmeleri, finans ve fintech girişimleri,
gayrimenkul ve turizm öne çıkan alanlar arasında.Türkiye ile Körfez ülkeleri arasında son
dönemde yeniden güçlenen ekonomik ilişkilerin, güvenlik alanındaki iş
birliğiyle birlikte daha kurumsal ve uzun vadeli bir zemine
oturabileceği değerlendiriliyor.Yani mesele yalnızca savunma değil. Güven ortamının güçlenmesi, yatırım kararlarını da doğrudan etkileyebilir.Türkiye’nin Avrupa, Kafkasya, Orta Asya ve Orta
Doğu arasında bir lojistik merkez olma hedefi de yeni savunma
mekanizmasından etkilenebilecek başlıklardan biri.Kızıldeniz ve Körfez hattındaki ticaret
yollarının daha güvenli hale gelmesi durumunda Türk limanlarının ve
lojistik şirketlerinin transit taşımacılıktan aldığı pay artabilir.Depolama ve dağıtım hizmetlerinde yeni gelir imkanları oluşabilir, Orta Koridor projeleri de bundan ek avantaj sağlayabilir.Kısacası, bölgedeki güvenlik dengesi yalnızca
askeri hareketliliği değil, ticaretin hangi rotalardan ve hangi
maliyetlerle akacağını da belirleyecek.Tablonun diğer tarafında olası riskler
bulunuyor. Uzmanlar, anlaşmanın geleceğinin büyük ölçüde bölgesel siyasi
dengelere bağlı olduğuna dikkat çekiyor.Eğer yeni yapı bazı ülkeler
tarafından bloklaşma ya da askeri ittifaklaşma olarak algılanırsa,
beklenen ekonomik rahatlamanın tam tersi bir tablo ortaya çıkabilir.Orta Doğu’daki jeopolitik gerilimin artması
enerji fiyatlarını yeniden yukarı taşıyabilir. Dış ticaret maliyetleri
yükselebilir, turizm gelirleri baskı altında kalabilir ve küresel
yatırımcıların risk algısındaki bozulma Türkiye gibi gelişmekte olan
ekonomileri olumsuz etkileyebilir.Bu nedenle anlaşmanın ekonomik sonucu, biraz da nasıl uygulanacağına bağlı olacak.Ekonomi uzmanlarının ilk değerlendirmelerine
göre Mekke Ortak Savunma Anlaşması, Türkiye açısından önemli ekonomik
fırsatlar barındırıyor.Savunma sanayii ihracatının artması, enerji arz
güvenliğinin güçlenmesi ve Körfez sermayesinin Türkiye’ye daha fazla
yönelmesi orta vadede büyümeyi destekleyebilir.Ancak bunun gerçekleşebilmesi için anlaşmanın şeffaf ve kurumsal bir
yapıya kavuşması, ekonomik iş birliği mekanizmalarıyla desteklenmesi ve
bölgedeki gerilimleri artırmak yerine azaltan bir rol üstlenmesi
gerekiyor.
(Kaynak: ENSONHABER)