⚡ Ajans Online
EKONOMİ

Merkez bankaları faiz kararına hazırlanıyor! Gözler Fed, ECB ve TCMB'de

Gelişmelerden anında haberdar olun. Yılın son çeyreğine yaklaşılırken ABD ve İsrail ile İran arasındaki gerilimlerin yol açtığı jeopolitik riskler küresel ekono

📍 Muş
Gelişmelerden anında haberdar olun. Yılın son çeyreğine yaklaşılırken ABD ve İsrail ile İran arasındaki gerilimlerin yol açtığı jeopolitik riskler küresel ekonomi üzerindeki etkisini sürdürüyor. Bölgedeki gelişmeler enerji arzına yönelik endişeleri artırırken petrol fiyatlarındaki yükseliş eğilimi, enflasyonla mücadele eden merkez bankalarının hareket alanını daraltıyor. Piyasaların odağında başta ABD Merkez Bankası (Fed), Avrupa Merkez Bankası (ECB) ve Japonya Merkez Bankası (BoJ) olmak üzere büyük merkez bankalarının eylül toplantıları bulunuyor. MERKEZ BANKALARINDA FAİZ KARARI HEYECANI Analistler, eylül ayında açıklanacak kararlarda yalnızca faiz oranlarının değil, karar metinleri ve gelecek döneme ilişkin yönlendirmelerin de piyasaların seyri açısından belirleyici olacağını belirtiyor. Yıl başında dünya ekonomilerinin büyük bölümünde hızlanan dezenflasyon süreci nedeniyle faiz indirimlerinin zamanlamasına ilişkin beklentiler güçlenmişti. Ancak 28 Şubat'ta başlayan savaşın ardından enerji maliyetlerindeki artış, piyasalarda daha yüksek faizlere yönelik "şahin" beklentilerin öne çıkmasına neden oldu. GÖZLER FED'İN EYLÜL KARARINDA Fed'in eylül toplantısının küresel piyasaların yönü açısından en önemli başlıklardan biri olması bekleniyor. ABD'de enflasyonun hız kesmesi ve iş gücü piyasasında zayıflama sinyallerinin görülmesi, bankanın faiz politikasına ilişkin şahin beklentileri bir miktar azalttı. Para piyasalarındaki fiyatlamalar, Fed'in gelecek ay politika faizini yüzde 63 ihtimalle sabit bırakacağına işaret ediyor. Bununla birlikte yıl sonuna kadar bir faiz artışı yapılabileceğine yönelik beklentiler de varlığını koruyor. Kanada Merkez Bankasının (BoC) ise haziranda üst üste altıncı toplantısında politika faizini yüzde 2,25'te sabit bırakmasının ardından eylül toplantısında da faiz değişikliğine gitmemesi bekleniyor. AVRUPA'DA ECB'NİN FAİZ KARARI BEKLENİYOR Avrupa Merkez Bankasının 10 Eylül'deki toplantısı da piyasaların yakından takip ettiği gelişmeler arasında bulunuyor. Avro Bölgesi'nde yıllık enflasyon temmuz ayında enerji fiyatlarındaki yükselişin etkisiyle yüzde 2,9'a çıktı. Bölgede aylık enflasyon yüzde 0,2 olurken, çekirdek enflasyon yıllık bazda yüzde 2,5 seviyesinde gerçekleşti. Geçen yılın temmuz ayında Avro Bölgesi'nde yıllık enflasyon yüzde 2 seviyesindeydi. Enerji maliyetlerindeki artışın fiyat baskılarını güçlendirmesi, Avrupa'daki para politikasının seyrinde önemli bir faktör olarak öne çıkıyor. Eylül ayında Avrupa'da İngiltere Merkez Bankası (BoE), İsviçre Merkez Bankası (SNB) ve Rusya Merkez Bankasının (CBR) kararları da takip edilecek. İNGİLTERE'DE FAİZİN SABİT KALMASI BEKLENİYOR İngiltere'de temmuz ayı tüketici fiyat endeksi aylık yüzde 0,3, yıllık yüzde 2,9 arttı. Böylece enflasyon dört ayın en yüksek seviyesine çıktı. BoE'nin gelecek ay politika faizini sabit bırakması bekleniyor. Banka, temmuz toplantısında politika faizini piyasa beklentileri doğrultusunda yüzde 3,75 seviyesinde tutmuştu. ABD ve İsrail ile İran arasındaki savaşın ardından enerji maliyetlerindeki artışın İngiltere'deki enflasyon üzerinde baskı oluşturduğu belirtiliyor. Ülkede yaşanan kuraklığın ise ilerleyen aylarda gıda fiyatları açısından risk oluşturabileceği değerlendiriliyor. BOJ İÇİN FAİZ ARTIŞI BEKLENTİSİ Asya'da piyasaların odağında Japonya Merkez Bankasının 18 Eylül'de gerçekleştireceği toplantı bulunuyor. Dolar karşısında son 40 yılın en düşük seviyelerine gerileyen yen bir miktar toparlansa da zayıf seyrini sürdürüyor. Enerji maliyetlerindeki yükselişin enflasyonist baskıları artırmasıyla BoJ, haziran ayında politika faizini beklentiler doğrultusunda yüzde 1'e yükselterek 31 yılın en yüksek seviyesine çıkarmıştı. Banka temmuz ayında ise faizi yüzde 1'de sabit tuttu. Piyasalarda BoJ'un eylül toplantısında politika faizini 25 baz puan artıracağı beklentisi güçlenirken, yıl sonuna kadar bir faiz artışı daha yapılabileceği fiyatlanıyor. Avustralya Merkez Bankasının (RBA) ise politika faizini sabit tutmasına kesin gözüyle bakılıyor. TÜRKİYE'DE GÖZLER TCMB'DE Yurt içinde yatırımcıların odağında Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankasının (TCMB) 10 Eylül'de açıklayacağı para politikası kararı bulunuyor. TCMB, temmuz ayındaki toplantısında bir hafta vadeli repo ihale faizini yüzde 37'de sabit bırakmıştı. Gecelik vadede borç verme faiz oranı yüzde 40, borçlanma faiz oranı ise yüzde 35,5 seviyesinde tutulmuştu. Karar metninde, enflasyonun ana eğiliminin haziran ayında sınırlı gerilediği ve öncü verilerin temmuz ayında geçici bir yükselişe işaret ettiği belirtilmişti. TCMB ayrıca jeopolitik gelişmelerin etkisiyle enerji fiyatlarının yeniden yükseliş eğilimine girdiğine ve iç talepteki zayıf seyrin belirginleştiğine dikkat çekmişti. TCMB'DEN LİKİDİTE YÖNETİMİNDE YENİ ADIM TCMB, 1 Mart 2026'da ara verdiği bir hafta vadeli repo ihalelerine yeniden başlanmasına karar verdi. Kararın Türk lirası likidite yönetimi kapsamında alındığı bildirildi. ABD ve İsrail ile İran arasında 28 Şubat'ta başlayan savaşın ardından finansal piyasalarda artan oynaklığın ekonomik etkilerini sınırlamak amacıyla repo ihalelerine ara verilmişti. Bu dönemde bankaların likidite ihtiyacının ağırlıklı olarak yüzde 40'lık gecelik borç verme faizi üzerinden karşılandığı belirtilmişti. Analistler, gelecek ay açıklanacak faiz kararlarının yanı sıra merkez bankalarının politika metinlerinde vereceği mesajların yatırımcıların odağında olacağını ifade ediyor. (Kaynak: CNN)