⚡ Ajans Online
GÜNCEL

Muğla'da keçilerin asırlık 'mavi yolculuğu'

Muüğa'nın Marmaris ilçesine bağlı Söğüt ve Bozburun yöresinde sürdürülen geleneksel keçicilik, bölgenin zorlu coğrafi koşullarına rağmen varlığını koruyor. Söğü

📍 Muğla
Muüğa'nın Marmaris ilçesine bağlı  Söğüt ve Bozburun yöresinde sürdürülen geleneksel keçicilik, bölgenin zorlu coğrafi koşullarına rağmen varlığını koruyor. Söğüt Mahallesi'nde 37 yıldır yaşayan ve yaklaşık 35 yıldır keçi besleyen Tanju Varol ile arkadaşları, hayvanlarını yaz aylarında su ihtiyacı nedeniyle köye getiriyor, doğum dönemleri yaklaşmadan önce ise yeniden kışlağa götürüyor.Keçilerin bulunduğu, "Ali Gelmeyesi" olarak bilinen bölgeye karayoluyla ulaşım bulunmuyor. Elektrik ve suyun da olmadığı alanda en büyük sorun ise özellikle yaz aylarında yaşanan su sıkıntısı.Varol ve arkadaşları, haziran, temmuz ve ağustos aylarında keçileri teknelerle köye taşıyor. Hayvanlar, yaklaşık 2,5 aylık hamile olduklarında ise kışlamak ve doğumlarını gerçekleştirmek üzere yeniden adaya götürülüyor.Keçilerin deniz yoluyla taşınmasının yeni bir uygulama olmadığını belirten Tanju Varol, geleneğin bölgede en az bir asırdır sürdüğünü söyledi.Varol, ulaşım imkanlarının geçmişte çok daha kısıtlı olduğunu belirterek, "En az bir asırdan beri bu şekilde yapılıyor. Çünkü yaşadığımız yere yol yok. Ada olduğu için tek ulaşım tekne. Dedemin zamanında böyle tekneler de yokmuş. Kürekle, yelkenle geçiriyorlarmış. Teknoloji ilerledi, sal yaptık, teknelerimiz oldu. Şimdi işi daha hızlandırdık. Meteorolojiyi de takip edebiliyoruz. Bu işler artık ezbere olmuyor" dedi.Tekne yolculuğuna keçilerin alıştığını ve yolculuk sırasında korkmadıklarını anlatan Varol, hayvanların kendileri için sıradan hale gelen bu taşımacılığa uyum sağladığını ifade etti.Varol, "Keçilerimiz alışkın. Korkmazlar. Bunlar yaban keçisi değil, bizim özenle büyüttüğümüz, yakın olduğumuz evcil keçiler. Biz onları dağlarda, tepelerde, kayanın üzerinde görünce korkuyoruz. Endişeleniyoruz ama onlar alışkın" diye konuştu.Bölgede turizmin gelişmesiyle geleneksel hayvancılığın giderek azaldığını belirten Varol, dağlarda keçi besleyenlerin sayısının yok denecek kadar azaldığını söyledi.Varol, geleneği geçmişten gelen bir yaşam biçimi olarak sürdürdüklerini belirterek, "Bu işi yapan kalmadı. Bizden başka yapan çok az insan var. Evinde üç-beş keçi besleyenler olabilir ama bizim gibi dağda yaşayan, göçer şekilde bu işi sürdüren kalmadı. Geleneği zorunluluktan değil, geçmişten gelen bir yaşam biçimi olarak sürdürüyoruz. Biz bu işi severek yapıyoruz. Mecbur olduğumuz için değil, atamızdan geldiği için bırakamıyoruz" ifadelerini kullandı.Keçiciliğin devam edebilmesi için destek ve teşvik gerektiğini dile getiren Varol, bu yaşam biçiminin herkes tarafından yapılabilecek bir iş olmadığını vurguladı.Keçiciliğin yalnızca hayvan sahibi olmakla sürdürülemeyeceğini anlatan Varol, bu yaşam biçiminin denizcilik ve dağ şartlarına hakimiyet gerektirdiğini söyledi:"Tekne kullanmasını bileceksin, dağda yaşamayı bileceksin, bölgeye hakim olacaksın. Suyunu nereden tedarik edeceğini, keçini, dağı bileceksin. Tekneyle su taşımak, ulaşım sağlamak masraflı işler. Bunların hepsi bizde mevcut olduğu için bize daha kolay geliyor. Bir de işi biliyoruz."Varol, arkadaşlarıyla birlikte yörük kültüründen gelen bu geleneği sürdürmek istediklerini belirterek, keçiciliğin gelecek nesillere aktarılması için destek beklediklerini ifade etti. (Kaynak: ENSONHABER)