Ne olacak bu Manifest’in hali
Malumunuz Manifest grubunu bir yılı aşkın bir zamandır konuşuyorum. Bu grubun üç yaş itibari ile 16 yaşa kadar özellikle kız çocuklarına kötü örnek olduklarını
Malumunuz Manifest grubunu bir yılı aşkın bir zamandır konuşuyorum. Bu grubun üç yaş itibari ile 16 yaşa kadar özellikle kız çocuklarına kötü örnek olduklarını sürekli söyledik durduk.Geçen yıl Küçükçiftlik Park konserlerinde sergiledikleri sahne ile haklarında müstehcen ve hayasızca hareketlerden soruşturma başlatılmış ve bu konuda ceza almışlardı. Geçtiğimiz hafta bu grubun kurucusu ve menajeri Tolga Akış da gözaltına alındı ve tutuklandı.Maalesef ki ülkemizde özellikle anneler, çocuklarını birer Manifest kızı gibi göstermek için adeta bir yarış içine girdiler. Bunun bir proje olduğunu düşündüğümü her zaman söyledim ve yine aynı fikirdeyim. Sosyal medya fenomenleri bu grupların konserlerine gidip, adeta kendilerinden geçtiler. Tolga Akış bu grubu kurup, muazzam bir PR çalışması yaptı. Öyle böyle değil, çok büyük paralar harcandı.Ve sonra grubun sponsorlarına bakıyorsunuz; malum markalar. Diğer taraftan grubun gelirlerinin bir kısmını işte kız çocuklarına burs olarak vermeleri gibi düzenlemelerle süslemeler de yaptılar. Maalesef şu anda bu kızlardan esinlenip küçücük çocuklar, kocaman kadın gibi oynamaya, dans etmeye, giyinmeye, makyaj yapmaya başladılar.En acısı da anneleri kendi elleriyle çocuklarına bunu yaptırdılar. Tolga Akış’ın tutuklanmasının ertesi günü Manifest‘in İzmir konseri vardı. Ne enteresandır ki her zaman mini etek ve aşırı dekolte giyinen grup, bu sefer üstüne bir ceket alsalar resepsiyona gidecek kadar edepli giyinmişlerdi.Programda birbirlerine hiç temas etmediler ve programın sonunda da gözyaşlarıyla konseri bitirdiler. Bunun da bir şov olduğunu düşünüyorum. Ve sonra sosyal medyada bazı sesler yükselmeye başladı; Manifest grubu kendini feshetti. Öyle bir algı yaptılar ki duygusal olarak kendilerine hayran olanları bir boşluk içine düşürmeyi başardılar.Oysaki Manifest grubu bitse ne olur, belki de daha iyi olur. Pardon bence çok çok iyi olur. Diyeceksiniz ki başka gruplar yok mu, evet var. Fakat burada konu özellikle annelerin algılarıyla oynayıp, bunun çocuklara sirayet etmesi tehlikesidir. Yani Manifest grubunun varlığı ne yarardı ki yokluğu zarar olacak. Hatta yokluğu faydalı bile olur.Diğer taraftan gözyaşlarıyla konseri bitirirken seyircilerden “Türkiye sizinle gurur duyuyor” sesleri yükseldi. Pardon neleriyle gurur duyuyorsunuz? Bu ülkeye faydalı ne yaptılar da bu sesler yükseliyor.İşte beyin hipnozu dediğiniz şey böyle bir şey, insanların beyninin nasıl uyuştuğunu burada görebilirsiniz. O topluluk; İHAları, SAları, ülke politikasını ülkede yapılan güzellikleri belki de alkışlamaz ama sesleri bile olmayan, playback yapan sadece dans eden bu kızlar için “Türkiye sizinle gurur duyuyor” diyebiliyorlar.Bakın birçok hastalığı tedavi edebilirsiniz ama bu beyin hipnozu, bu beyin işgalini ancak Allah’ın mucizesiyle tedavi edebilirsiniz diye düşünüyorum.
Önce annelere sonra babalara bir farkındalık gelmesi lazım. Neticede bunlar çocuk ve çocuklar disiplinli bir hayatı değil böyle lay lay lom şeyleri daha çok severler. Zaten bu tip şeyleri ortaya sürenler, bunu bildikleri için böyle beyinleri işgal ediyorlar.Fakat burada garip olan; annelerin, babaların bu konuda duyarsız olmaları ve çocuklarının bu hallerini normalleştirmeleridir.
Konu sadece Manifest değil, o kadar çok argüman var ki hangi biriyle uğraşacağız.Burada önemli olan öncelikle anne ve babaların farkındalığı. Manifest kızları gider, başka bir kızları yine piyasaya sürerler. Belki de zaten Tolga Akış’ın Manifest’le olan projesi en fazla iki yıldı. İki yıl sonra onlar da sıradanlaşacaktı ve bir şekilde dağılacaklardı. Sadece hukuk biraz erken davrandı.Yani Manifest grubunun şu anda dağıldığı falan yok ama bu konuyu bile bir malzeme yaparak sahnede şov haline dönüştürmediler diyemeyiz.
Eskiden toprak işgal edilip, öyle zarar verilmek istenirdi. Şimdiyse toplu tüfekle uğraşmaya gerek yok, beyinleri işgal edip o ülkenin insanlarının psikolojisini ve ayarlarını bozduğunuz zaman işiniz daha kolay oluyor.Her şeyi devletten beklemeyeceksiniz, ailedeki eğitim ilk eğitimle ve şuurlu anne ve babaların yetiştirdiği çocuklarla bu eğitim sağlanır.
Bizde ise tam tersi; anne ve babaların itina ile bozduğu çocuklar topluma çıkıyor, ondan sonra toplum akabinde devlet uğraşıyor.
Her çarpıklığı normalleştiren bir muhalif kesim var. Doğruyu bile savunsa bugünkü iktidar veya iktidar destekleyen bizler gibi gazeteciler, inadına yanlışı destekliyorlar. Ve ondan sonra da bu ülkeyi seven bir vatandaş olarak kendilerini tanımlıyorlar.
Orası tartışılır!Benim anlamadığım; bu işin sonunda parayı kazanan kazanıyor, olan bunların çocuklarına oluyor. Veya akabinde bu bozuklukların çocukların toplumda rahatsız ettiği ve zarar verdiği diğer günahsız çocuklara olanlar oluyor.
İnsanların bu kadar uyuşmuş olmaları gerçekten çok büyük bir tehlike.Tekrar edelim:Birçok hastalığı tedavi edebilirsiniz ama bu beyin işgalini, bu beyin hipnozunu, bu beyin uyuşukluğunu tedavi etmeniz neredeyse imkansızdır.
Çocuklarınızın sosyal medyadan ve medyadan lütfen uzak tutun. O çocuklar sizin; onlara bir şey olduğu zaman en çok sizin canınız yanar.
(Kaynak: ENSONHABER)