Ömer Çelik: Yaşananlar CHP'nin kendi meselesi, bir dakika ayıracak vaktimiz yok
AK Parti Genel Başkan Yardımcısı ve Parti Sözcüsü Ömer Çelik, İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu'nun "İsrail ordusu, dünyanın en ahlaklı ordusudur" şeklindeki
AK Parti Genel Başkan Yardımcısı ve Parti Sözcüsü Ömer Çelik, İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu'nun "İsrail ordusu, dünyanın en ahlaklı ordusudur" şeklindeki açıklamasına ilişkin "Bu, dünyanın en büyük yalanıdır. Yeryüzünde, Gazze'de soykırım gerçekleştiren o ordunun ahlaklı bir ordu olduğuna inanacak hiç kimse yoktur." dedi.
AK Parti Genel Başkan Yardımcısı ve Parti Sözcüsü Ömer Çelik parti genel merkezinde Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan başkanlığında gerçekleştirilen Merkez Yürütme Kurulu (MYK) toplantısına ilişkin açıklamalarda bulundu.
Gelenekselleşen parti kampını bu yıl 26-28 Haziran'da Sakarya'da gerçekleştireceklerini belirten Çelik, kamp hazırlıklarının sürdüğünü söyledi.
MYK toplantısında, Cumhur İttifakı'nın "kesin zaferi" ile sonuçlanan son belde seçimlerinin değerlendirildiğini aktaran Çelik, Yerel Yönetimler Başkanı Mustafa Demir ve Seçim İşleri Başkanı Ali İhsan Yavuz tarafından sunumlar gerçekleştirildiğini dile getirdi.
Çelik, toplantıda ayrıca siyaseti olgunlaştırmaya dönük çalışmalar bağlamında Bilgi ve İletişim Teknolojileri Başkanı Ömer İleri'nin de yapay zeka konusunda kapsamlı bir sunum yapacağını kaydetti.
Seçimlerin her aşamasının kendileri için çok önemli olduğunu ifade eden Çelik, "O sebeple AK Parti, sandığın gücüne, sandığın esas olduğuna ve sandığın namusuna inanan bir parti olarak küçük, büyük demeden bütün seçimleri en kapsamlı şekilde değerlendirir. Bu açıdan baktığımızda da bu değerlendirmeyi güçlü bir şekilde yapmaya devam ettiğimizi bildirmek isterim." diye konuştu.
Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın açılış konuşmasının, çalışmaları için yol gösterici olduğunu dile getiren Çelik, "Sayın Cumhurbaşkanımız, Genel Başkanımız, Terörsüz Türkiye konusu başta olmak üzere uluslararası birçok konuda değerlendirmelerde bulundular. Bugün kapsamlı bir grup konuşmasıyla zaten iç ve dış bütün siyasi konuları ele almış oldular." ifadelerini kullandı.
Dünya Kupası'nda ülkeyi temsil edecek A Milli Futbol Takımı için "Siz Hepiniz Biz Türkiye'yiz" başlıklı şarkı hazırladıklarını belirten Çelik, şarkıyla Milli Takım'a selamlarını göndereceklerini söyledi.
Çelik, açıklamasının ardından basın mensuplarının sorularını da yanıtladı.
İsrail Başbakanı Netanyahu'nun Cumhurbaşkanı Erdoğan'ı hedef alan açıklamalarına ilişkin soru üzerine Çelik, şu ifadeleri kullandı:
"Netanyahu'nun söylediğinde şöyle bir ifade var, 'İsrail ordusu, dünyanın en ahlaklı ordusudur' diyor. Bu, dünyanın en büyük yalanıdır. Yeryüzünde, Gazze'de soykırım gerçekleştiren o ordunun ahlaklı bir ordu olduğuna inanacak hiç kimse yoktur. Eğer Siyonizm hastalığına kapılmamışsa yeryüzünde, Gazze'de yaptığı soykırım karşısında o ordunun ahlaklı olduğuna inanacak bir tane Yahudi de yoktur. Gazze'de gerçekleştirilen soykırım, İran'a yapılan saldırı, Lübnan'da gerçekleştirilen katliamlar, dünyanın en ahlaksız, en vicdansız, en büyük suçunu teşkil eden eylemlerdir. Zaten ilk cümlede, 'dünyanın en ahlaklı ordusu' diye İsrail ordusunu, bu katliamları ve soykırımı gerçekleştiren silahlı gücü nitelemesiyle açıklamasının değersizliği, niteliksizliği, her türlü ahlaki değerden yoksun olduğu net bir şekilde görülüyor."
Netanyahu'nun açıklamasında "Türkiye'yi Kürtlere soykırım yapmakla da suçladığını" anımsatan Çelik, şöyle devam etti:
"Bu, onun sık sık kullandığı bir kara propaganda. Bunun bir acısı var. O da şu, İran'a saldırdıklarında, İran'daki ve Irak'taki Kürt kardeşlerimizi kendileri için bir lejyoner olarak kullanmaya çalıştılar. Irak'taki ve İran'daki Kürt kardeşlerimiz basiretli bir şekilde tarihin doğru tarafında durarak bu katliamcı şebekeyle yan yana gelmedi. Onun için sürekli olarak Kürt kardeşlerimizle Türkiye'yi karşı karşıya getirme gibisinden bir politikayı gütmeye çalışıyor. Bunu bazı Araplarla ilgili, Dürzi kardeşlerimizle ilgili, Nusayri kardeşlerimizle ilgili, Alevi kardeşlerimizle ilgili yapıyor. Bazı Şii kardeşlerimizle ilgili gerçekleştirmeye çalışıyor. Artık bu katliamcı şebekenin yalanlarına hiç kimse inanmıyor. Soykırım deyince akla gelen şebeke, Netanyahu şebekesidir."
Çelik, İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi'nin, Kudüs'e vali olmak arzusuna ilişkin açıklamaları üzerine kendisine yönelik bazı İsrailli bakanlar ile muhalefet kanadından gelen eleştirilerin sorulması üzerine, "İçişleri Bakanımızın açıklamasını, yayılmacılık, işgalcilik, fetihçilik gibi kodlamaya çalışıyorlar. Bununla hiçbir ilgisi yok. İçişleri Bakanımız, her Müslümanın kalbindeki Kudüs sevgisini ifade etmiştir. Her Müslümanın kalbinde Kudüs sevgisi eşsiz ve biricik bir yer tutar. İçişleri Bakanımız bunu sembolizm olarak ifade etmiş ve her Müslümanın kalbinde olan Kudüs sevgisinin kendi kalbindeki ifadesini de o sembolik ifadelerle ortaya koymuştur." diye konuştu.
"İşgalcilikten, fetihçilikten ya da yayılmacılıktan bahsedeceksek bu, Netanyahu hükümetinin sürekli olarak arzı mevut hezeyanlarıyla gündeme gelen bir konudur." diyen Çelik, şunları kaydetti:
"Bu işler ilk başladığında Davud Koridorunu kurmaktan, arzı mevuttan bahsettiler. Tevrat'ın bütün değerlerini de kendi siyasi soykırımcılıkları için istismar ederek bir sürü dini kavramı bunun için kullanmaya çalıştılar. Dolayısıyla işgalcilik, fetihçilik, başka ülkelerin toprağına göz dikmek, Netanyahu hükümetiyle özdeştir. Şimdi Gazze'yi işgal ediyor. Bir türlü ikinci aşamaya geçilemiyor. Batı Şeria'ya aynısını yapmaya çalışıyor. Yeni siyasi hırsızlık diyebileceğimiz yeni yerleşim yerleri ilan ederek Filistinlilerin topraklarını gasp ediyor. Litani nehrine kadar Lübnan'ı işgal etti. Oradaki Lübnan vatandaşlarını o bölgeden uzaklaştırdı. Sonra bize işgalcilik ve yayılmacılık suçlaması yapıyor. İşgalci ve yayılmacı olan Netanyahu hükümetidir. İçişleri Bakanımızın o sözlerinden o anlamları çıkarmak son derece akıl dışıdır."
Çelik, hükümetin Filistin konusundaki görüşünün açık olduğunu vurgulayarak, "Birleşmiş Milletler kararları çerçevesinde, 1967 sınırları esasında, birleşik ve entegre, bağımsız, başkenti Doğu Kudüs olan bir Filistin devletini savunuyoruz ve bu görüşümüz, Birleşmiş Milletler parametreleriyle uyumludur, uluslararası hukukla uyumludur." değerlendirmesinde bulundu.
"Netanyahu hükümetinin politikalarına az da olsa ABD'den artık tepki gelmeye başladı. Politika değişikliği olarak görebilir miyiz bu adımı?" sorusunu Çelik, şöyle yanıtladı:
"Tam bir politika değişikliğinden bahsedemeyiz ama birtakım beyanlar var, birtakım haberler çıktı. Nedir o? İşte uluslararası düzeyde Netanyahu'nun sürekli savaş peşinde koşmasının, Amerika Birleşik Devletleri'ni zor duruma soktuğunu Amerikan Senatosu'ndaki bazı üyeler ifade ediyorlar. Yine İran'la yürütülen bu barış müzakereleri, ateşkesin kalıcı hale gelmesiyle ilgili süreci yürüten Amerikalı yetkililerin, İsrail istihbaratı tarafından dinlendiğine dair birtakım haberler çıkıyor ki bunlar çok yoğun bir şekilde ortaya çıkmaya başladı. İşte en sonunda Başkan Trump, Netanyahu'ya şimdiye kadar belki sayısı 10'u bulmuştur, uyarıda bulundu. Kendi haline bırakıldığı takdirde bu katliamcı şebeke, hiç durmayacaktır. Bunlar, Orta Doğu'da herkesi hedef aldığı gibi yarın bir gün dönüp Avrupa Birliği'nde de herkesi hedef alacaktır. Zaten bunların aparatlarının sadece Mescid-i Aksa'yı ve camileri değil, kiliseleri, Hristiyan din adamlarını da nasıl hedef aldıklarını hep beraber görüyoruz. Dolayısıyla o bahsettiğiniz şekilde birtakım aykırı, itiraz eden sesler yükseliyor. Aslında aykırı da dememek lazım. Doğru sesler yükseliyor ama bu henüz bir politika değişikliğine tekabül etmiyor. Burada esas olan, İsrail'in bu eylemlerinin mutlak surette, kesin bir şekilde durdurulmasına dönük adım atılmasıdır. Ancak ona politika değişikliği diyebiliriz. Bazı emareler var ama politika değişikliği tanımının içine girecek düzeye gelmemiştir."
"Mahkemenin, 21 Mayıs'ta CHP ile ilgili verdiği mutlak butlan kararının ardından düzenlenen programlarda bazı basın mensuplarının fiziki ve sözlü müdahalelere uğramasının" sorulması üzerine Çelik, saldırıya uğrayan basın mensuplarına geçmiş olsun dileklerini iletti.
Her zaman basın mensuplarının yanında olduklarını dile getiren Çelik, gazetecilere yönelik saldırılarla ilgili artık bardağın taştığını söyledi.
Ömer Çelik, şöyle devam etti:
"Yani birisi protesto edebilir, eleştiride bulunabilir. Yayını engelleme veya o yayını yapan kişiye fiziki saldırıda bulunmak... Yakın zamanda bunu bir CHP milletvekili gerçekleştirdi. Muhakkak suretle bunun müeyyidesinin olması lazım. Basın mensuplarına, çalıştıkları televizyon ve yayın organlarının yayın faaliyeti bakımından laf atanlar oluyor, eleştirenler oluyor ama fiziki saldırılar bir tek CHP'nin mitinglerinde ve toplantılarında meydana geliyor. Orada bir CHP milletvekilinin saldırısı söz konusu oldu. Bunu kapsamlı bir şekilde değerlendireceğiz. Bu öncelikle ahlaki bir sorundur. Özgür Özel ekibine ait milletvekilinin o saldırısından sonra parti hukuku gereği, gereğinin yapılması icap ederdi. Yapılmaması bu şiddetin aslında teşvik edildiği anlamına geliyor. Dolayısıyla buna karşı daha güçlü bir duruş sergileyeceğimizden hiç kuşkunuz olmasın."
Çelik, gazetecilerin can güvenliğine yönelik düzenlemelere ilişkin de değerlendirmede bulunacaklarını kaydetti.
Çelik, bir gazetecinin, "CHP Grup Başkanvekili Ali Mahir Başarır 'mutlak butlan sonrası sizinle uçakta olduğunu, kararı öğrendiğinde, sizin haberinizin olmadığını, uçaktan indikten sonra hızlı bir şekilde kendisinin yanından ayrıldığınızı' bir gazeteciyle paylaştı. Bu diyalogla ilgili neler söylemek istersiniz?" sorusu üzerine, olayın bahsedilen şekilde gerçekleşmediğini söyledi.
Kendisinin, milletvekilleri ile uçağa binmek üzere otobüste olduğunu anlatan Çelik, otobüste sadece selamlaştıklarını, uçakta eski Avrupa Birliği Bakanı Volkan Bozkır ile yan yana oturduğunu dile getirdi.
Başarır'ın uçak içerisinde nerede oturduğunu dahi bilmediğini aktaran Çelik, şunları kaydetti:
"Otobüsteki süre zaten kısıtlı, bizim milletvekili arkadaşlarımız var. Mutlak butlan, CHP vesaire öyle bir konu konuşulmadı. Uçakta zaten yanımda Sayın Volkan Bozkır var. Biz ikimiz de eski AB Bakanı olarak AB ile ilgili konuştuk, sohbet ettik. Bahsettiğiniz CHP milletvekili nereye gitti, onu da bilmiyorum. Yok efendim 'mutlak butlan konuşmuşuz.' Ondan sonra 'ben başımı öne eğerek gitmişim' falan filan... Başını öne eğmesi gerekenler, kendi dönemlerinde CHP'yi bu ahlak dışı nitelemelerle muhatap bırakanlardır."
Çelik, "mutlak butlan kararından haberinin olmamasına" ilişkin ise "Yoktu haberim. Nasıl bilebilirim ki yargı kararını? Kendisi de söylüyor zaten." dedi.
Tüm bunların bir senaryo olduğunun altını çizen Çelik, sözlerini şöyle sürdürdü:
"Otobüsten uçağa giderken karşılıklı selamlaşıyorsunuz, aynı otobüstesiniz. Sadece diğer milletvekili arkadaşlarla bir hal hatır soruluyor. Hiçbir temas yok, hiçbir siyasi konuşma yok, uçakta herhangi bir şekilde yan yana oturmuşluğumuz yok. Fakat bunun üzerine bu şahıs böylesine bir senaryo kuruyor. Siyasetin bu düzeye gelmiş olması, bu kadar yalan üretilmesi üzücü bir şey. Ama hiç şaşırmadım. Daha önce de maalesef aynı kişiyle ilgili benzer olaylar söz konusu oldu. Halbuki siyasette rekabeti sürdürecek bir sürü alan var. Yani bu tip hayali şeylere başvurmaya gerek yok. Bunu bir sürü gazeteci arkadaşımız da yazdı. Onları da yanıltmış oldular. Bunu bir siyasi seviyenin düşmesinin örneği olarak yalanlamaya bile ihtiyaç görmedim. Her tarafından belli zaten yalan olduğu."
MYK toplantısında CHP'deki gelişmelerin konuşulmadığını, bunun CHP'nin kendi meselesi olduğunu vurgulayan Çelik, bunun, AK Parti'nin vakit ayıracağı bir konu olmadığının altını çizdi.
Çelik, 2026 FIFA Dünya Kupası'nda mücadele edecek A Milli Futbol Takımı'na selamlarını ileterek, her gün onları konuştuklarını söyledi.
Takım için "Siz Hepiniz, Biz Türkiye'yiz" isimli şarkıyı hazırladıklarını anımsatan Çelik, "Onları hepimiz adına orada mücadele eden kardeşlerimiz olarak görüyoruz. Büyük başarılar diliyoruz kendilerine, anbean takip edeceğiz. Orada bulunan arkadaşlarımız da var, onlar vasıtasıyla da gelişmeleri takip ediyoruz. Kampımız maç tarihine denk geliyor. Kampta önemli siyasi gündemler var. Ama en önemli gündemlerin başında milli takımın maçı olacak." ifadelerini kullandı.
Tüm vatandaşlara iyi haftalar dileyen Çelik, gazetecilere "Sizin için de iyi bir hafta olsun. Arkadaşımızın sorduğu soru çerçevesinde söylüyorum. CHP şiddetinden uzak bir hafta olsun hepiniz için." dedi.
(Kaynak: TRT)