⚡ Ajans Online
GÜNCEL

PAB 152. Genel Kurulu'nda "Yapay Zeka Konusunda Parlamenter Yetkinin Uygulanması" oturumu yapıldı

Bir otelde yapılan toplantıya, aralarında Kanada Avam Kamarası üyesi Michelle Rempel Garner, İsveç Parlamentosu (Riksdag) üyesi Margareta Cederfelt, Gürcistan P

Bir otelde yapılan toplantıya, aralarında Kanada Avam Kamarası üyesi Michelle Rempel Garner, İsveç Parlamentosu (Riksdag) üyesi Margareta Cederfelt, Gürcistan Parlamentosunun eski üyesi ve BM Çocuk Hakları Komitesi Başkanı Sophio Kiladze, Uruguay Temsilciler Meclisi üyesi Rodrigo Goñi Romero ve Japonya Temsilciler Meclisi üyesi Miki Yamada'nın bulunduğu, çok sayıda ülkeden parlamenter katıldı. Kanada Avam Kamarası üyesi Garner, panelin açılışında yaptığı konuşmada, 2024 sonuna kadar yapay zeka modellerinin sadece hızlı bir "otomatik arama" motoru gibi çalışırken bugün ise artık kendi başlarına akıl yürütebildiklerini, kendi hatalarını düzeltebildiklerini ve uzun vadeli planlar yapabildiklerini söyledi. Garner, yapay zekanın hızlı gelişimi ve beraberinde getirdiği yıkıcı gücün kinetik savaşlarda kullanımının büyük siber güvenlik riskleri ve finansal kurumlara yönelik tehditler gibi ciddi insan hakları risklerini doğurduğuna işaret ederek "Dünya çapında birçok sektörde giriş seviyesindeki işlerin yapay zeka tarafından devralınması, genç işsizliği krizini derinleştirmekte ve iş gücü piyasasında ciddi bozulmalara yol açmaktadır." dedi. Yapay zeka ile üretilen rıza dışı mahrem görüntüler ve cinsel şiddet tasvirlerinin parlamenterler olarak seçim güvenliği ve kişisel haklar bağlamında ele alınması gereken gerçek bir tehdit haline geldiğine dikkati çeken Garner, yapay zeka üzerindeki düzenleme tartışmalarının halihazırda çoğunlukla endüstri liderlerinin elinde olduğuna vurgu yaptı. Garner, parlamentoların bu hıza ayak uydurup uyduramayacağı ve bu sürecin küresel bir bağlamda nasıl yönetileceğinin en temel mesele olduğunu dile getirdi. İsveç Parlamentosu (Riksdag) Cederfelt, parlamenterlerin teknoloji uzmanı olmak zorunda olmadığını ancak yasaları koymak, hükümetleri denetlemek ve temsil edilen insanların haklarının saygı görmesini sağlamanın asli sorumlulukları olduğunu vurguladı. Cederfelt, yapay zekanın geleceğini şekillendirmek için hareket geçmekte çok geç olduğu görüşüne katılmadığını belirterek harekete geçmek için hiçbir zaman geç olmadığını ve hala büyük bir fırsat olduğunu dile getirdi. Parlamentoların mevcut durumlarını değerlendirmeleri ve yapay zekayı denetleme yetkisine sahip özel parlamento organları (komisyonlar) kurmalarının artık bir zorunluluk olduğunun altını çizen Cederfelt, "Yapay zeka yönetişimi sadece iş dünyasını ilgilendiren bir konu değil, aynı zamanda uluslararası işbirliği gerektiren çok boyutlu bir insan hakları meselesidir. Halkımız bizden harekete geçmemizi bekliyor; yapay zekayı yasama görevlerimize dahil etmek ve bu süreçte yer almak başka hiçbir kurumun değil, sadece biz milletvekillerinin sorumluluğundadır." ifadelerini kullandı. Japonya Temsilciler Meclisi üyesi Miki Yamada ise bireysel hakların ihlali ve ayrımcılığın artması gibi riskleri yönetirken insan merkezli bir yaklaşımı sürdürmenin esas olduğuna işaret etti. Miki, Japonya'nın gelişmiş yapay zeka sistemleri için uluslararası kurallar oluşturmak amacıyla 2023 yılında "Hiroşima Yapay Zeka Süreci"ni başlattığını hatırlatarak "Sorumlu yapay zeka yönetişimi için kurulan dostluk grubu, Küresel Güney'den ülkeler de dahil olmak üzere 66 ülke ve bölgeye genişlemiştir." dedi. Ayrıca Miki, inovasyonu engellemeden riskleri en aza indiren dengeli bir yaklaşımın bulunması, güvenli ve güvenilir bir yapay zekayı gerçekleştirmek için birlikte çalışılması gerektiğini sözlerine ekledi. BM Çocuk Hakları Komitesi Başkanı Kiladze ise "Yapay Zeka Konusunda Parlamenter Yetkinin Uygulanması" oturumunda yapay zekanın çocuklar için hayal edilemez kapılar açsa da çocukların bu dönüşümün sadece yararlanıcıları değil, aynı zamanda en savunmasız katılımcıları olduğunu vurguladı. Kiladze, çocukların görüntülerinin kötüye kullanıldığı yapay içeriklere ve dijital ortamların faydadan çok ne yazık ki zararlı yönlerinin arttığına dikkati çekti. Teknolojinin yönetişimden daha hızlı ilerlediğini söyleyen Kiladze, "Yasalar taslak aşamasındayken dijital manzara çoktan değişmiş oluyor ve bu boşlukta en çok çocuklar zarar görüyor." dedi. Kiladze, şöyle konuştu: "BM, UNICEF ve PAB ile birlikte hazırladığımız ortak bildiri, inovasyonu yavaşlatmayı değil, çocukları korurken yapay zekanın sunduğu devasa faydaları desteklemeyi amaçlıyor. Bir parlamenterin rolü sadece yasa çıkarmakla bitmez; bütçeleme, denetim ve halkı yapay zekanın hem riskleri hem de fırsatları konusunda bilinçlendirme sorumluluğunu da kapsar."​​​​​​​ (Kaynak: AA)