⚡ Ajans Online
GÜNCEL

Parşömen doğduğu topraklarda İsmail ustanın öğrencilerine emanet

İzmir'in Bergama ilçesinde milattan önce 2. yüzyılda papirüse alternatif olarak oğlak derisinin işlenmesiyle üretilen yazı gereci parşömen sanatını ömrü boyunca

📍 İzmir
İzmir'in Bergama ilçesinde milattan önce 2. yüzyılda papirüse alternatif olarak oğlak derisinin işlenmesiyle üretilen yazı gereci parşömen sanatını ömrü boyunca yaşatan ve bir süre önce hayatını kaybeden İsmail Araç'ın çırakları, ustalarından devraldıkları mirası yaşatmayı sürdürüyor. Türkiye Yaşayan İnsan Hazinesi Ulusal Envanteri'ne 2021 yılında alınan, 2022'de ise Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'dan "Yaşayan İnsan Hazineleri Geleceğe Aktarılan Mirasın Temsilcileri Ödülü"nü alan 93 yaşındaki İsmail usta, 28 Mayıs'ta hayatını kaybetti. Son "karatabak" ustası olarak bilinen ve parşömenin üretim sürecini yıllarca sürdüren Araç, yalnızca yaptığı eserlerle değil, yetiştirdiği ustalarla da iz bıraktı. Hiçbir kimyasal kullanmadan doğal yöntem ve malzemelerle deriyi elleriyle işleyen Araç'ın yanında yetişen çırakları, bugün yurt içi ve dışındaki atölyelerinde parşömen üretiyor. Ustalarından öğrendikleri geleneksel yöntemleri yaşatmaya çalışan çıraklar, parşömen sanatını gelecek kuşaklara aktarıyor. Bergama ilçesindeki dükkanında parşömeni yazı ve resim aracına dönüştüren çıraklarından 36 yaşındaki Meltem Demirel, AA muhabirine, ustalarının mirasına sahip çıktıklarını belirtti. Parşömenin zor ve meşakkatli bir yazı materyali olduğunu dile getiren Demirel, "Oğlak derilerini alıp kirece yatırıyoruz. Kireçte bekletiyoruz. Kireçte beklettikten sonra tüylerinden arındırıyoruz ve kurumaya bırakıyoruz. Sonrasında parşömen ortaya çıkıyor. Biz de bu parşömenin üzerine verilen fotoğrafları işte siparişleri yapmaya çalışıyoruz. Aslında ölümsüz bir kağıt parşömen, yaşayan bir kağıt. Nefes alıyor. Sizinle birlikte ömür boyu yaşayan güzel bir hatıra aslında." diye konuştu. Demirel, farklı ülkelerden gelen turistleri ilçede ağırladıklarını, parşömen yapımını uygulamalı olarak anlattıklarını ifade etti. Demirel, Bergama'da restorasyonu tamamlanan tabakhane binasının Parşömen Müzesi'ne dönüştürülmesi ve İsmail Araç'ın adının verilmesi adına dijital bir platformda başlatılan kampanyanın 6 bin 500 imzaya ulaştığını söyledi. Kampanyaya destek veren Demirel, şunları kaydetti: "İsmail ustamızın söylediği şöyle bir söz var, 'Ben bu zamana kadar parşömen yaptım ama benim asıl büyük mirasım buradaki çıraklarım.' 'Bergama'ya, ülkemize bıraktığım en büyük mirasım.' demişti. Bence bu çok güzel bir şey ve dikkate alınmalı. Altı doldurulmalı. Biz de Bergama parşömen ailesi olarak bu kampanyayı destekliyoruz. Ustamızın adının böyle bir yerde yaşatılmasını çok isteriz." İngiltere'de yaşayan parşömen yapımcısı ve tasarımcısı Demet Tokbay ise bu zanaatı orada yaşatmaya devam ettiğini dile getirdi. Parşömenin Bergama'dan yayıldığını anlatan Tokbay, "Amacım günümüz dünyasında parşömenin Bergama'dan bir değer olduğunu gösterip orada yaşatıldığını ispat etmek. Dünyada birçok üretici var. Ne şanslıyız ki İsmail ustamızdan sonra onun yetiştirdiği çıraklar olarak bizler varız. Hepimiz elimizden geldiğince bu zanaatın unutulmaması için taşın altına elimizi sokmaya çalışıyoruz." dedi. Tokbay, Bergama'nın ve parşömenin hak ettiği yerde olmadığını belirterek, "Bu yüzden yapılan bütün çalışmalar bu yönde daha çok sesimizi duyurmak adına yapılıyor. Bunlardan bir tanesi de Bergama'da kurulması planlanan Parşömen Müzesi. Eğer planlanan müze hayata geçirilebilirse ustamın adının bu müzeyle yaşatılmasının çok anlamlı olacağını düşünüyorum." ifadesini kullandı. İsmail ustanın çıraklarından 41 yaşındaki Hazel Aymaz ise Araç'ın atölyesine gittiğinde atölye ortamının, deriyle temasının ve deriye yaklaşımının kendisini çok etkilediğini ifade etti. Araç'ın kendileriyle sürekli ilgilendiğini belirten Aymaz, şöyle konuştu: "Parşömenlerin olduğunu görünce çok mutlu oldu. Aslında o ışığı tutan kendisiydi. Bize aktarmak onu gerçekten çok mutlu ediyordu. Daha sonra bana bir icazetname imzaladı. Kültür ve Turizm Bakanlığına bağlı somut olmayan kültürel miras taşıyıcısıyım. Çok kıymetli. Ancak en az onun kadar da kıymetli olan icazetnameye sahip olmak beni çok mutlu ediyor." (Kaynak: AA)