Sağlık Bakanı Memişoğlu, TRT Haber'de
Urla Karantina Adası'nın Osmanlı'dan günümüze kadar çok ilginç bir tarihi olduğunu belirterek konuşmasına başlayan Bakan Memişoğlu, şunları kaydetti; Çünkü 1800
Urla Karantina Adası'nın Osmanlı'dan günümüze kadar çok ilginç bir tarihi olduğunu belirterek konuşmasına başlayan Bakan Memişoğlu, şunları kaydetti;
Çünkü 1800'lerin sonundan itibaren salgınlar dünyayı kırıp geçirirken Osmanlı İmparatorluğu burada, özellikle gemiyle gelip Anadolu'ya veya İstanbul'a gidecekleri burada karantinaya alıp onların giysileriyle, bedenleriyle temizlenerek Anadolu'ya ve İstanbul'a gitmelerini sağlamış. 1840'ta başlamış inşaatı ama esas fonksiyonu 1865'te başlamış, burası Karantina Adası. Tarihi bir ada, tamamen tarihi. Burada 16 tane bina inşa edilmiş ve işte yıkama alanlarıyla, sterilizasyonuyla tamamen bilimsel altyapıyla o zamanın bütün imkânlarıyla Osmanlı burayı inşa etmiş.
Tabii 2014'e kadar buraya esasında sağlık hizmeti de veriyorduk biz burada. Urla Devlet Hastanesi'nin bir ek binası da vardı. Sonradan 2018'de burayı restorasyona başladık. Şu anda bütün eski tarihi mirası yaşatacak şekilde de kullanıyoruz. Neyle kullanıyoruz? İşte eğitim anlamında, Umke'nin burada tatbikatlarını yapıyoruz. Uluslararası burası acil hizmetlerle ilgili simülasyon merkezi aynı zamanda. Aynı zamanda da müze gibi öğrencilerimize bu tarihi anlatıyoruz. Tabii Türk medeniyetinin en önemli özelliği esasında baktığınız zaman sağlığa, insanlara şifaya ve iyiliğe odaklanmış bir medeniyetiz biz. Çünkü hep geçmişe baktığınız zaman iyilik dediğiniz, esasında insanlara derdine derman olacak, onları sağlığına kavuşturacak bir medeniyetiz biz esasında.
Tabii bu adayı şimdi görüyorsunuz ama gevhernesi ve şifahanesi var mesela. Selçuklu'nun, 2. Kılıç Arslan'ın kızı, çok ilginç bir hikayesi de var. Veremden 1204 yılında veremden rahmetli oluyor ve Kılıç Arslan'ın o zamanki oğlu kız kardeşinin adına orada 1206 yılında modern tıp dediğimiz esasında bir şifahane kuruyor. Herkesin görmesini isterim esasında nereden geldi? Hep diyoruz ya modern tıp işte Batı'dan geldi. Esasına baktığınız zaman bizim medeniyetimiz modern tıbbın temelini oluşturmuştur. Yani 1206'da yanında tıp fakültesi olan şifahanesi olan, işte ruh hastalarını bile müzikle ve suyla, suyun sesiyle terapi yöntemini kullanan ki o zamanlar Avrupa'da veya gelişmiş ülke dediğimiz şimdiki ülkelerde cadı diye yakıyorlardı o tür insanları.
Ayrıntılar gelecek...
(Kaynak: TRT)