Sağlık raporunuz geçersiz sayılabilir: Uzmanı tek tek açıkladı
Sağlık raporları, kişinin sağlık durumunu resmi olarak belgeleyen önemli evraklar arasında yer alıyor. Ancak raporun yalnızca alınmış olması, her durumda geçerl
Sağlık raporları, kişinin sağlık durumunu resmi olarak belgeleyen önemli evraklar arasında yer alıyor. Ancak raporun yalnızca alınmış olması, her durumda geçerli olduğu anlamına gelmiyor.Ekonomist Dr. Selçuk Gülten, sağlık raporlarının geçerliliğini etkileyen şartları sıralayarak vatandaşların dikkat etmesi gereken noktaları Ensonhaber'e açıkladı.Gülten, sağlık raporu veya heyet raporu ayrımını da ortaya koyarak, gerçek bir zorunluluktan yola çıkılarak yapılan işlemlerde alınan raporun tartışmaya kapalı ancak işi aksatmak için yapılan sahte işlemlerin ise itiraza açık olduğunu şöyle ifade etti:"İşçinin sağlık sorunu nedeniyle işe gelmediği durumlarda, durumu resmi bir sağlık raporu ile belgelemesi ve işverene zamanında bildirmesi esastır. Sağlık raporu işe gelmemenin mazeretini yasal hale getirir, ancak işverene bildirim yapılmazsa veya rapor alınmazsa devamsızlık ve o günün maaşını alamama gibi sorunlar meydana gelebilir."Raporun üzerinde belirli bir geçerlilik süresi bulunuyorsa, belge yalnızca bu süre içerisinde kullanılabiliyor. Sürenin dolmasının ardından raporun yenilenmesi gerekiyor.Gülten, “Süresi geçmiş sağlık raporu geçerli değildir.” diyerek raporun kullanım süresine dikkat edilmesi gerektiğini belirtti.Bazı sağlık raporlarının sağlık kurulu tarafından düzenlenmesi gerekiyor. En az üç doktorun imzaladığı raporlar heyet raporu olarak kabul edilirken, raporda gerekli hekim imzalarının bulunmaması geçersizlik nedeni olabiliyor.Engellilik, silah ruhsatı veya kapsamlı sağlık taramaları gibi bazı işlemlerde raporu imzalayan uzman hekim sayısı daha da artabiliyor.Raporun kaşesinin, ıslak imzasının veya gerekli hekim imzalarının eksik olması da raporun geçersiz sayılmasına yol açabiliyor.Bazı işlemlerde sağlık raporunun tam teşekküllü veya SGK tarafından yetkilendirilmiş hastanelerden alınması şartı bulunuyor.Bu şartın arandığı durumlarda, yetkilendirilmemiş bir hastane ya da sağlık kurulundan alınan rapor da geçersiz kabul edilebiliyor.Raporun düzenlenmesi sırasında yapılan maddi hatalar veya birbiriyle çelişen bilgilerin bulunması da sorun yaratabiliyor.Kimlik bilgilerinin yanlış yazılması, teşhislerin birbiriyle çelişmesi ya da hastalıkların uyumsuz şekilde belirtilmesi halinde raporun düzeltilmesi gerekebiliyor. Bu gibi durumlarda yeni bir rapor alınması daha uygun bir çözüm olabiliyor.İşveren veya SGK, raporda şüpheli ya da gerçeğe aykırı bir durum bulunduğunu düşünürse İl Sağlık Müdürlüğüne itiraz edebiliyor.Sağlık raporunun yenilenmesi halinde son alınan rapor geçerli kabul ediliyor. Bu durumda önceki rapor hükümsüz hale geliyor.Örneğin önceki raporda engellilik oranı yüzde 60 olarak belirlenmişken yeni raporda bu oran yüzde 40 olarak tespit edilmişse, eski rapordaki oran üzerinden işlem yapılması talep edilemiyor.Raporun geçersiz sayılması durumunda vatandaşların yargı yoluna başvurma hakkı da bulunuyor. Gülten'in aktardığı bilgilere göre, raporun geçersiz sayılmasına karşı 60 gün içerisinde İdare Mahkemesinde dava açılabiliyor.Süresi içinde açılan davalarda mahkeme, bilirkişi incelemesi sonucuna göre karar verebiliyor."İşçinin hasta olmadığı halde sağlık raporu alarak işe gelmemesi, hakkın kötüye kullanılması ve iyiniyetle bağdaşmayan bir davranıştır." diyen Gülten, "Bu durum işyerinde iş akışını bozduğu için işverene hukuki fesih ve yaptırım hakları tanır. Sık sık kısa süreli raporlar alarak iş akışını sürekli aksatan çalışanın durumu, Yargıtay kararlarına göre iş sözleşmesinin geçerli nedenle feshine temel oluşturur. Raporun sahte olduğunun veya hatır gönül ilişkisiyle alındığının kanıtlanması durumunda işveren haklı nedenle derhal fesih hakkını kıdem ve ihbar tazminatı ödemeden kullanabilir. Ancak rapordan şüpheleniyorum gibi bir ifade geçersizdir. Mutlaka şüphelenme nedenleri belirtilmeli ve işçinin yazılı savunması da alınmalıdır. Sadece şüpheye dayalı tek taraflı bir işveren işlemi hukuka uygun olmayacaktır.İşçinin işe gelmeme günleri için günlük devamsızlık tutanağı düzenlenmelidir. Çalışana ihtarname gönderilerek mazeretini ve raporunu yasal sürede sunması istenmelidir. Raporun gerçeğe aykırı alındığı (örneğin raporluyken başka yerde çalıştığı veya tatile gittiği) tespit edilirse tutanaklar ve tanık beyanları kayıt altına alınmalıdır." şeklinde bilgi verdi.Kamu hastanesinden alınan sağlık raporunun işveren tarafından kabul edilmemesi tartışma yarattı. Ekonomist Dr. Selçuk Gülten, işverenin raporu tek taraflı olarak geçersiz sayamayacağını, itirazın İl Sağlık Müdürlüğüne yapılabileceğini belirtti.Çalışanların hastalık veya sağlık durumları nedeniyle aldıkları raporların iş yerinde kabul edilmemesi zaman zaman tartışma konusu oluyor. Özellikle kamu hastanelerinden alınan raporların işveren tarafından reddedilip reddedilemeyeceği merak ediliyor.Ekonomist Dr. Selçuk Gülten, bu konuda dikkat çeken bir değerlendirmede bulundu.Gülten, kamu hastanesinden alınan bir sağlık raporunun işveren tarafından “tanınmıyorum” denilerek tek taraflı biçimde geçersiz kabul edilemeyeceğini belirtti.Bir çalışanın kapsamlı tetkiklerden geçirilmesinin ardından kamu hastanesinden rapor alması ve işverenin bu raporu kabul etmemesi halinde, işverenin doğrudan raporu geçersiz sayma yetkisi bulunmuyor.Gülten, işverenin raporla ilgili şüphe veya itirazı bulunması halinde başvurabileceği makamın İl Sağlık Müdürlüğü olduğunu ifade etti.Bu durumda raporun usulüne uygun düzenlenip düzenlenmediği ve sağlık açısından gerekli şartları taşıyıp taşımadığı yetkili makamlarca değerlendirilebiliyor.Sağlık raporlarının geçerliliği konusunda işveren ile çalışanın karşı karşıya gelmesi halinde, raporun yalnızca işverenin kişisel değerlendirmesiyle geçersiz hale gelmesi söz konusu değil.Özellikle kamu hastanesinden alınmış resmi bir rapor söz konusuysa, rapora yönelik itirazın yetkili sağlık makamlarına yapılması gerekiyor. Bu nedenle çalışanların ellerindeki sağlık raporlarının asıllarını ve ilgili sağlık belgelerini muhafaza etmeleri önem taşıyor.Ekonomist Gülten, bu konuda da "İşçi rahatsızlık hissederek hastaneye gidebilir. Testler yaptırabilir, testlerin uzun sürmesi nedeniyle işe gidememesi de mümkündür. Önemli olan işçinin kendisini hasta hissetmesi ve teşhis için harekete geçmesidir.İşçi hastaneden rapor veya test sonuçlarını alarak işverenine ibraz etmelidir. Ancak ille de test sonuçlarının pozitif olması gerekmez veya sağlık raporunda hasta görünmesi zorunlu değildir.İşveren ve işçi arasındaki iş ilişkisinde iyi niyet esastır. Taraflar iyi niyetli davrandıkları sürece bir sorun oluşmaz. Ancak işçi işe gitmemek veya başka yerde çalışmak, tatile gitmek gibi amaçlarla rapor alırsa bu iyi niyet sınırı içerisinde kabul edilmez." yorumunda bulundu.
(Kaynak: ENSONHABER)