⚡ Ajans Online
GÜNCEL

Sanat tarihinin hafızası ve pusulası: Prof. Dr. Semavi Eyice

Kendini İstanbul'un ve Osmanlı coğrafyasının kentsel hafızasını kayıt altına almaya adayan Eyice, modern sanat tarihçiliğinin metodolojik altyapısını kuran en ö

📍 İstanbul
Kendini İstanbul'un ve Osmanlı coğrafyasının kentsel hafızasını kayıt altına almaya adayan Eyice, modern sanat tarihçiliğinin metodolojik altyapısını kuran en önemli isimlerden biri olarak tarihe geçti. Deniz subayı Mehmet Kamil Bey ile Hatice Hanım'ın oğlu olarak 1922'de Kadıköy'de dünyaya gelen Eyice, şehre ve henüz ilkokuldayken eski eserlere tutkusunu keşfetti. Ünlü tarihçi ilk ve orta öğrenimini Kadıköy'deki Saint Louis ve Saint Joseph Fransız okullarında tamamladı. Galatasaray Lisesi'nde öğrenciyken İstanbul'un fethiyle ilgili hazırladığı bir ödev sonucu, doğup büyüdüğü şehri aslında hiç tanımadığını fark eden Eyice, arkadaşlarıyla çıktığı İstanbul gezileriyle ömür boyu sürecek araştırmacılığının temelini attı. Semavi Eyice, 1943'te liseden mezun oldu. Babasının, hariciyeci olması yönündeki isteğine rağmen arkeoloji ve sanat tarihi üzerine çalışmayı tercih eden Eyice, Alman arkeolog ve İstanbul tarihi uzmanı Alfons Maria Schneider'in davetiyle 1944'te Göttingen'e giderek Bizans sanatı ve arkeolojisi üzerine yoğunlaştı. Prof. Dr. Eyice, 2. Dünya Savaşı'nın zorlu günlerinde Viyana ve Berlin üniversitelerinde Bizans tarihi eğitimi aldı, Kızıl Ordu'nun Berlin'e ilerlemesi üzerine öğrenimini yarım bırakıp Türkiye'ye döndü. Dönemin politik şartları nedeniyle Danimarka üzerinden Türkiye'ye gelmeye çalışırken bir süre cezaevinde kaldı. Türkiye'ye dönüşünün ardından kayıt olduğu İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesinden 1948'de mezun olan tarihçi, "İstanbul Minareleri" konulu bitirme tezini Prof. Ernst Diez danışmanlığında hazırladı. Eyice, Türk-İslam sanatı dersi veren Diez'in yanında asistan olarak çalışmaya başladı. Akademik hayata adım atan Eyice, Prof. Dr. Philipp Schweinfurth’un da asistanlığını yürüttü. Bu süreçte edebiyat fakültesinde her yıl konferans şeklinde dersler veren Prof. Albert Gabriel'in derslerini Fransızca'dan, Schweinfurth ve Kurt Erdmann'ın derslerini ise Almancadan Türkçeye çeviren Eyice, Türkiye'de sanat tarihi terminolojisinin oluşmasına önemli katkı sağladı. Semavi Eyice, ilk bilimsel makalesini 1949'da Reşad Ekrem Koçu'nun İstanbul Ansiklopedisi'nde yayımladı. Fatih'in Çarşamba semtindeki Hirami Ahmet Paşa Mescidi hakkındaki bu makalenin ardından pek çok maddeyle ansiklopediye katkıda bulundu. Ord. Prof. Dr. Arif Müfid Mansel başkanlığındaki Side kazılarına 1950-1953'te katılan Eyice, 1952'de "Side'de Bizans Yapıları" teziyle doktorasını tamamladı. Eyice, 1954'te Kamran Yalgın ile evlendi. İkilinin, Gülfem ve Gülsen adını verdiği iki çocuğu oldu. "Son Devir Bizans Mimarisi" adlı eseriyle 1955'te doçentlik unvanını alan usta tarihçi, aynı yıl Fransa hükümeti tarafından "Legion d'Honneur" nişanı ile ödüllendirildi. Eyice, "İlk Osmanlı Devrinin Dini-İçtimai Bir Müessesesi: Zaviyeler" başlıklı çalışmasıyla profesörlüğe yükseldi ve Bizans Sanatı Kürsüsü başkanlığına atandı. Humboldt bursuyla 1958'de gittiği Münih Üniversitesi'ndeki araştırmalarını 13 ay sürdüren Eyice, ardından İstanbul Üniversitesi Arkeoloji ve Sanat Tarihi Bölüm Başkanlığı görevine dönerek Bizans tarihi dersleri vermeye başladı. Prof. Dr. Eyice, akademik çalışmalarında medeniyet ve sanat tarihi genel başlığı altında Bizans sanatı ve tarihi, İstanbul tarihi, Türk medeniyeti, mimarisi ve sanatı konularıyla Osmanlı coğrafyasındaki Türk eserleri alanlarında yoğunlaştı. Bizans Sanatı Tarihi Kürsüsü'nün kaldırılması üzerine İstanbul Üniversitesi Arkeoloji ve Sanat Tarihi Bölüm başkanlığını yürüten Eyice, 1990'da emekli oldu. Emeklilik döneminde de üretkenliğini kaybetmeyen Eyice, Almanya'da Bochum Üniversitesi'nde Fransa'da Sorbonne ve College de France'da, İsviçre'de Geneve Üniversitesi'nde dersler verdi. Eyice Brüksel, Belgrad, Roma, Venedik, Washington, Berlin ve Selanik başta olmak üzere dünyanın dört bir yanında düzenlenen bilimsel kongrelerde bildiriler sundu. Türk Tarih Kurumu ile Gayrimenkul Eski Eserler ve Anıtlar Yüksek Kurulu üyeliklerinde bulunarak tarihi mirasın korunması için bürokratik ve akademik mücadele verdi. Semavi Eyice, sanat tarihini sadece biçimsel yapı analizlerinden ibaret görmeyip kültür tarihinin ve sosyolojinin bir parçası olarak ele aldı. Yaşamı boyunca "memleket irfanı için" diyerek, İstanbul'un kültürel mirasını çözümleyen bir arkeolog gibi, mimarideki etkileşimleri, dönüşümleri ve en geniş manasıyla mekanları şekil analizin ötesine geçerek inceleyen bir araştırmacıydı. İstanbul'u sokak sokak gezerek fotoğraflayan usta tarihçi, anıtsal yapıların gölgesinde kalmış çeşmeler, bedestenler, köprüler, hanlar ve su kemerleri üzerine yoğunlaşarak Türk-İslam sanatının Avrupa'da doğru tanınmasını sağladı. Eyice, yurt içi ve yurt dışında birçok üniversitede ders verdi, eğitim öğretim çalışmalarının yanı sıra Bizans ve Osmanlı sanatı konularında inceleme ve yüzey araştırmaları yaptı. Bizans sanatı araştırmalarına ek olarak Türk sanatının Avrupalılara tanıtılmasında da hizmet etti. Türkiye Diyanet Vakfı İslam Ansiklopedisi'nin kuruluşundan itibaren çalışmalarına önemli katkılarda bulunan Eyice, mimarlık ve sanat tarihi alanında yaklaşık 440 madde ve madde bölümü yazdı. Türk Ansiklopedisi, MEB İslam Ansiklopedisi, Meydan Larousse, Küçük Türk İslam Ansiklopedisi, Anadolu Uygarlıkları Ansiklopedisi, Tanzimat'tan Cumhuriyet'e Türkiye Ansiklopedisi'ne yazdıklarıyla sanat tarihi alanındaki birikimini yansıtan Eyice'nin yaşamı boyunca bini aşkın kitapta makalesi ve araştırması yayımlandı. Türkiye'de Bizans sanatının tanınmasında ve Osmanlı sanatıyla karşılaştırılmasında önemli rol oynayan Eyice, "İstanbul Minareleri", "Son Devir Bizans Mimarisi", "Galata ve Kulesi", "Bizans Devrinde Boğaziçi", "Eski İstanbul'dan Notlar", "Ayasofya", "Tarih Boyunca İstanbul", "Atatürk ve Pietro Canonica", "Fotoğraflarla Fatih Anıtları" (M.Tunay-B.Tanman'la), "Istanbul Petit Guide", "İstanbul: City of Domes", "Karadağ ve Karaman Çevresinde Arkeolojik İncelemeler" adlı kitapların yanı sıra 400'ü aşkın bilimsel makaleye imza attı. Eyice'nin birçok yerli ve yabancı toplu monografisi, kaybolan tarihi eserler hakkında çalışmaları, İstanbul ve Türk medeniyetine hizmet etmiş kişileri kapsayan çok sayıda yazısı da bulunuyor. Kariyeri boyunca TÜBİTAK Hizmet Ödülü (1997), Atatürk Kültür Merkezi Hizmet Ödülü (2009), Cumhurbaşkanlığı Kültür ve Sanat Büyük Ödülü (2011), Edebiyat, Sanat ve Kültür Araştırmaları Derneği Özel Ödülü (2012) ve Diyanet İşleri Başkanlığı Yüzyılın İslam Kültür Hizmeti Onur Ödülü (2014) başta olmak üzere çok sayıda ulusal ve uluslararası takdire layık görülen Prof. Dr. Semavi Eyice, 28 Mayıs 2018'de tedavi gördüğü hastanede hayata gözlerini yumdu. Eyice'nin naaşı, İstanbul'un tarihi kimliği üzerine birlikte büyük emek verdiği meslektaşı Prof. Dr. Halil İnalcık'ın yanına, Fatih Camisi Haziresi'ne defnedildi. Kendisinin çocukluğundan itibaren hayatını kronolojik olarak anlattığı söyleşiler, 2014'te biyografik bir kaynak olarak literatürdeki yerini aldı. (Kaynak: AA)