⚡ Ajans Online
GÜNCEL

Şarkıcı Güllü'nün ölümüne ilişkin iddianame kabul edildi

Yalova 1. Ağır Ceza Mahkemesi, Yalova Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen soruşturma kapsamında hazırlanan ve Gül Tut'un kızı Tuğyan Ülkem Gülter'in "tasarlaya

📍 Aydın
Yalova 1. Ağır Ceza Mahkemesi, Yalova Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen soruşturma kapsamında hazırlanan ve Gül Tut'un kızı Tuğyan Ülkem Gülter'in "tasarlayarak yakın akrabayı öldürme" suçundan ağırlaştırılmış müebbet hapisle, olay anında odada bulunan diğer sanık Sultan Nur Ulu hakkında ise "yalan tanıklık" suçundan 2 yıldan 4 yıla kadar hapisle cezalandırılmaları istenen iddianamenin incelemesini tamamlayıp kabul etti. Dava 1 Ekim'de görülmeye başlanacak. Şarkıcı Gül Tut (52), 26 Eylül 2025'te Yalova'nın Çınarcık ilçesi Harmanlar Mahallesi Vali Akı Caddesi'nde bulunan 6. kattaki evinin üzeri kapalı terasındaki pencereden düşerek hayatını kaybetmişti. Yalova Cumhuriyet Başsavcılığının başlattığı soruşturmada, Tut'un kızı Tuğyan Ülkem Gülter ve olay günü aynı odada bulunan arkadaşı Sultan Nur Ulu, Ulu'nun babası Arif Ulu ile 2 kişi gözaltına alınmıştı. Gözaltına alınanlardan Gülter tutuklanmış, Sultan Nur Ulu hakkında ise ev hapsi kararı verilmiş, diğer 3 kişi ise savcılıktaki ifadelerinin ardından salıverilmişti. Tut'un ölümüyle ilgili tutuklu bulunan Gülter'in eski nişanlısı Kervan E, "kasten öldürmeye azmettirme" suçlamasıyla gözaltına alınmış, emniyetteki işlemlerinin ardından getirildiği Yalova Adliyesi'nde "yurt dışına çıkış yasağı" ve "imza atma" adli kontrol tedbirleri uygulanarak serbest bırakılmıştı. Yalova 1. Ağır Ceza Mahkemesine sunulan iddianamede, maktul Tut'un 26 Eylül 2025'te saat 01.26'da Çınarcık ilçesindeki evinde, kızı Gülter'e ait odanın penceresinden 18,17 metre yükseklikten beton zemine düştüğü, kafatası ve omur kırıklarıyla, iç organlarda ve büyük damarlarda meydana gelen çok sayıda yaralanmaya bağlı iç kanama sonucu hayatını kaybettiği belirtilmişti. İddianamede, Gülter'in olay gecesi arkadaşı Ulu'dan annesinin çok sevdiği "Malkata" isimli şarkıyı açmasını istediği, şarkının Tut'un banyodan çıktığı sırada cep telefonundan başlatıldığı belirtilmiş, müziği duyan Gül Tut'un kızının odasına geldiği, odadakilerle birlikte müziğe eşlik ettiği ve bir süre roman havası oynadığı kaydedilmişti. Şarkının özellikle Tut'u olayın meydana geldiği odaya getirmek amacıyla açıldığı vurgulanan iddianamede, bunun tasarlanan eylemin bir parçası olduğu ifade edilmişti. Olay anına ilişkin kamera ses kayıtlarının İstanbul Teknik Üniversitesi tarafından incelendiği, bilirkişi raporunda düşmeden hemen önce genç bir kadın sesinin "Hadi görüşüürüüüz" dediğinin değerlendirildiği kaydedilmişti. Savcılığın, söz konusu sesin Gülter'e ait olduğu kanaatine vardığı belirtilmişti. İddianamede, şüphelinin bu sözlerin hemen ardından annesini kalça altından iki eliyle kavradığı, ayaklarını yerden keserek pencereden aşağı attığı ileri sürülmüştü. Olay sırasında odada bulunan Ulu'nun soruşturmanın ilk aşamalarında Tut'un alkollü olduğunu ve pencereden düştüğünü söylediği ancak daha sonra verdiği ifadede olayın farklı şekilde gerçekleştiğini anlattığı hatırlatılan iddianamede, Ulu'nun ifadesinde Tut'un yüzü pencereye dönük halde bulunduğu sırada Gülter'in annesini kalça altından iki eliyle kavradığını, ayaklarını yerden keserek aşağı attığını söylediği kaydedilmişti. Tanığın avukatıyla yaptığı kayda alınmış telefon görüşmesinde ise "Tuğyan'ın yaptığı şeylerin bedelini ödemek istemediğini" ve savcılığa giderek gerçekleri anlatacağını söylediği tespitine yer verilen iddianamede savcılık, bu ses kaydının tanığın sonradan verdiği ifadesini desteklediğini değerlendirmişti. Gülter ve Ulu'nun olaydan sonra İstanbul'da kaldıkları bir otelde, yurt dışına nasıl çıkabilecekleri konusunda bir kişiyle telefon görüşmesi yaptıkları, görüşmede Ulu'ya, Gülter tarafından tehdit edilip edilmediğinin sorulduğu, Gülter'in ise araya girerek "Tabii ki ediyorum, bir gün beni yalnız bırakırsa hakkımı helal etmem." dediği belirtilmişti. İddianamede, şüphelinin olayın ardından telefon değiştirdiği, cihazını fabrika ayarlarına döndürdüğü ve bazı mesajların silinmesini istediği destekleyici deliller arasında gösterilmişti. Savcılığın, mesaj kayıtları, tanık anlatımları, ses çözümleri, bilirkişi raporları ve olay sonrasındaki davranışlara dayanarak tutuklu Gülter'in "tasarlayarak yakın akrabayı öldürme" suçundan ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına çarptırılmasını, diğer sanık Ulu'nun ise "yalan tanıklık" suçundan 2 yıldan 4 yıla kadar hapisle cezalandırılmasını istediği belirtilmişti. (Kaynak: TRT)