Sarkomun ilk belirtisi mi? Geçmeyen şişlik ve ağrı...
Ortopedi ve Travmatoloji Uzmanı Prof. Dr. Mehmet Ali Deveci, kemik, kas, yağ dokusu, damar, sinir ve bağ dokusu gibi destek dokulardan kaynaklanan sarkomların n
Ortopedi ve Travmatoloji Uzmanı Prof. Dr. Mehmet Ali Deveci, kemik, kas, yağ dokusu, damar, sinir ve bağ dokusu gibi destek dokulardan kaynaklanan sarkomların nadir görülmesine rağmen erken tanının büyük önem taşıdığını belirtti.
Vücutta ele gelen her kitle kanser anlamına gelmese de, bazı özellikler taşıyan şişliklerin mutlaka uzman tarafından değerlendirilmesi gerekiyor. Prof. Dr. Deveci, özellikle uzun süre kaybolmayan, giderek büyüyen, sert yapıda olan, derin dokuda hissedilen veya ağrıya neden olan kitlelerin ihmal edilmemesi gerektiğini vurguladı.
Prof. Dr. Deveci, sarkomların bazen hiçbir ağrı oluşturmadan yalnızca bir kitle şeklinde ortaya çıkabileceğini belirterek, ağrı olmamasının kitlenin önemsiz olduğu anlamına gelmediğini söyledi.
Prof. Dr. Mehmet Ali Deveci, sarkomun yalnızca yumuşak dokularda değil, kemiklerde de gelişebileceğini söyleyerek, sözlerini şöyle sürdürdü: "Bu durumda geçmeyen kemik ağrısı, özellikle geceleri artan ağrı, şişlik, hareket kısıtlılığı, topallama ve hassasiyet gibi belirtiler görülebiliyor. Çocuk, ergen ve genç erişkinlerde görülen uzun süreli kol, omuz, bacak veya diz çevresi ağrıları zaman zaman büyüme ağrısı ya da spor yaralanmasıyla karıştırılabiliyor. Ancak, dinlenmeye rağmen geçmeyen veya giderek şiddetlenen ağrılarda vakit kaybetmeden hekime başvurulması öneriliyor."
Sarkom şüphesi bulunan hastalarda tanı sürecinin deneyimli merkezlerde yürütülmesi gerektiğini belirten Prof. Dr. Mehmet Ali Deveci, fizik muayenenin ardından Manyetik Rezonans (MR), Bilgisayarlı Tomografi ve biyopsi gibi ileri tetkiklerden yararlanılabileceğini ifade etti.
Uzmanlar, kitlenin rastgele çıkarılmasının ya da uygun olmayan müdahalelerin sonraki tedavi sürecini zorlaştırabileceğini belirterek, biyopsi ve cerrahi planlamasının mutlaka bu alanda deneyimli ekipler tarafından yapılması gerektiğini vurguladı.
Sarkom tedavisinde tümörün tipi, boyutu, bulunduğu bölge ve yayılım durumu dikkate alınarak kişiye özel bir tedavi planı oluşturuluyor. Cerrahi, radyoterapi ve kemoterapi gibi yöntemler hastanın durumuna göre birlikte uygulanabiliyor.
Bu nedenle, ortopedi ve travmatoloji, medikal onkoloji, radyasyon onkolojisi, radyoloji ve patoloji uzmanlarının birlikte çalıştığı multidisipliner merkezlerde değerlendirme yapılması tedavinin başarısını artıran önemli unsurlar arasında yer alıyor.
Prof. Dr. Deveci, her kitlenin sarkom anlamına gelmediğini ancak uzun süredir geçmeyen, büyüyen ya da günlük yaşamı etkilemeye başlayan şişlik ve ağrıların mutlaka uzman hekim tarafından değerlendirilmesi gerektiğini belirtti.
Deveci, "Erken tanı, hem tedavi seçeneklerinin artırılması hem de hastalığın daha başarılı şekilde yönetilebilmesi açısından kritik önem taşıyor" dedi.
(Kaynak: HABERTURK)