⚡ Ajans Online
GÜNCEL

Şener Üşümezsoy: Bu bölgede çok sayıda deprem olur ama büyük deprem olmaz

Türkiye bugün deprem gerçeğini bir kez daha hatırladı. Önce Adana iki kez ardından da Osmaniye bir kez sallandı. AFAD'dan alınan bilgiye göre Adana'nın Saimbeyl

📍 Adana
Türkiye bugün deprem gerçeğini bir kez daha hatırladı. Önce Adana iki kez ardından da Osmaniye bir kez sallandı. AFAD'dan alınan bilgiye göre Adana'nın Saimbeyli ilçesinde, bir deprem meydana geldi.Depremin büyüklüğü 4.8 olarak açıklanırken 7.99 kilometre derinlikte gerçekleştiği belirtildi.Kentte ilk depremden tam 17 dakika sonra ikinci bir depremin daha gerçekleştiği aktarıldı.AFAD verilerine göre büyüklüğü 4.9 olan ikinci deprem, 8.67 kilometre derinlikte gerçekleşti.Adana'daki 4.9'luk depremden 7 dakika sonra ise Osmaniye'de 5.2 büyüklüğünde bir başka deprem meydana geldi.AFAD Sumbas ilçesinde saat 14.43'te gerçekleşen depremin derinliği, 7 kilometre olarak açıkladı.Prof. Dr. Şener Üşümezsoy, Sözcü ekranlarında yaşanan depremleri değerlendirdi. "Bol bol deprem olur, çok sayıda deprem olur ama büyük momentte deprem olmaz noktasına geliyor" diyen Üşümezsoy, şöyle devam etti; "Şimdi bu yazın burada gene Kozan kuzeyinde Saimbeyli'de olan depremler olmuştu. Bunun üzerine benim sayfamda 5 tane bu konuyla ilgili, Adana’nın kuzeyinde Pınarbaşı’nda olan depremler, 5 tane video yapmıştım. Aşağı yukarı aynı o videolardaki olgu söz konusu. Nedir dediğim bu? Bir tez olumsuz olarak konuşan arkadaşlar, Toroslar batıya doğru kaçıyor ve böyle kaçınca Savrun Fayı, yani Elbistan'daki Çardak Fayı’nın devamı Savrun'da da 7'lik deprem olabilir ama öyle bir fay yok. Nasıl ki Amanos Dağları'nı kesip de Adana içinden, Osmaniye’den, Düziçi içinden giden bir fay yoksa bu tamamen bir model, batıya kaçma modeli diye Celal'in ortaya attığı bir model halen onu temcit ediyorlar. Peki buradaki durum nedir dersek? Bu bölgenin Adana'nın çatısı diye tarif ettiğim bu bölge bir kubbe gibi.Adana Çukurova’nın kuzeyinde bir kubbe, onun kuzeyi daha kuzeye gidersek Pınarbaşı'na doğru yönelen bir kesim var. Bu kubbe batıda bahsettiğimiz Saimbeyli fayıyla sarılmış bir soğan gibi, doğudan ise Çardak Fayı’ndan sarılmış. Bunlar arasında bu bölge batıya doğru dümdüz kaçsaydı düzenli bir fay olabilirdi ve o da büyük depremler yaratabilirdi. Ama burası haritaya baktığımız zaman saatin tersi yönünde bir topaç gibi dönmüş ve böyle dönünce tek yönde giden faylar bu dönme sonucu yeniden kesilmiş. Birbirini kesen bir mozaik halini almış. Yani bir cam kırıldığı zaman arabanın tek parça büyük risk yaparsa ama buna karşılık arabalarda camlar paramparça olduğu için bir risk oluşturmuyor. Bu anlamda da buradaki çatıda da birbirini kesen onlarca fay var ve bunlarda uzunlukları 6'nın üzerinde faylara uzanacak kadar büyüklükler söz konusu değil.Yani eğer bu 50 kilometrelik bir fay olsa 10 kilometre derin olsa 6.5’luk bir deprem, buna karşılık 70-80 kilometre olsa 7'lik deprem olur ama bu tarzda 100 kilometrekarelik yüzeyleri yırtan 10 kilometrelik faylar 6 civarında depremler yapar. Bunların en büyüğü de bu Çukurova’nın çatısı olan havzanın Ceyhan depremiydi. Bu yukarıdan Çardak’tan ve Göksun’dan gelen fay Adana Havzası’na doğru gidiyordu. Yani bu bahsettiğimiz bölgede havza yükselmiş çatı olarak gelmiş ama birbirini kesen onlarca fay var ve bu onlarca fayı doğru baktığımız zaman bol bol deprem olur çok sayıda deprem olur ama büyük momente deprem olmaz noktasına geliyor. O yüzden bu söylenmiş. Aynı benzeri mesela 6 Şubat'tan sonra herkes farklı şeyler söylerken ben bu Bozova fayı Urfa'daki stresi bahsetmiştim. Arap plakası 7 metre kadar doğuya doğru gittiği zaman Arap plakası içindeki bu Bozova fayı olsun Adıyaman fayları olsun stres yüklenmişti.Ama bu stres 6 Şubat'ta kırılan Pazarcık Gölbaşı Fayı'ndaki stresin boşalmasıyla bunlara yüklenmesiyle ortaya çıkan bir mekanizmaydı. Burada da aynı şekilde Elbistan fayı batıya doğru kırılırken bu Çardak fayı boyunca güneye doğru dönüyor ama onun kuzeyinden Göksun’dan güneye doğru dönüyor. Buradaki ana bir tek faya Savrun fayı dediğimiz o bir faya yüklenmiyor, tersine böyle onlarca deprem yapan belki onlardan da fazla 50-60 deprem sayıyorum ben bu 6 Şubat'tan beri bu havzada 5'lik depremler. Peki büyük depreme çıkar mı sorusunu büyük bir fayın çevresindeki aspurti diyoruz yapışmış olan yerde çevresinde depremler olursa o depremler bu büyük fayı yırtarak işte 6'lık 6.5’luk 7'lik deprem yapabilir. Onun yapıştırdığı yüzeyin büyüklüğüne bağlı. O yüzeyin büyüklüğünü anlamak için de fayların bitimini tam koymamız gerekiyor. Mesela Simav'daki fayı boydan boya koyunca büyük deprem beklerken Sındırgı’da ben arazide bunu parça parça olduğu gördüğüm için 6'lık depremlerle tamamlanıyor. 3 tane 6'lık deprem aşağı yukarı 40 kilometrelik bir alanda bir 7'lik depreme denkti ama 7'lik deprem gibi kırılsaydı bunların 30 kat daha yüksek enerjisini verecekti. Yani bu anlamda biraz geometriyi araziye taşıdığımız zaman biz boyutlu iki boyutlu düz haritalarla konuşmak yerine bu jeolojinin, kayaların kırılma mekanizmasını göz önüne alarak bir deprem kestirmesi yapmak gerekir. Bakın bir sürü insan bunları görmeden sürekli yorumlar yapıyorlar ama ben ilk defa buradan anlattığım orijinal bir şeyi, yazın söyledim bunun gibi yüzlerce deprem olacak ama büyük deprem gelmeyecek. Onlar büyük deprem gelecek sözünü söylediği için onlara bir cevap. 100 kişinin yaptığı değil burada bir tane doğru olanı ortaya koyalım. Ya bilim dedikleri kağıt üzerinden bakarak konuşuyorlar ama arazide fayları görmüş değiller. O yüzden onların bilim dediğini ciddiye almayın. İstanbul'da da Çekmece’den Yeşilköy'den Silivri’ye kadar 7'lik deprem kırılacak dediği yerde o fay parçalıydı, onu göremediği için 7.5 7.5 diye tutturdular. Buna bilim demeyin, bu sadece spekülatif bir söylem." (Kaynak: ENSONHABER)