⚡ Ajans Online
GÜNCEL

Serhat Umar, yoluna teknik direktör olarak devam etmek istiyor

Japonya 1. Futbol Ligi (J1 Ligi) takımlarından Vissel Kobe'de Alman teknik adam Michael Skibbe'nin yardımcılığını yapan Serhat Umar, kariyerine teknik direktör

📍 Antalya
Japonya 1. Futbol Ligi (J1 Ligi) takımlarından Vissel Kobe'de Alman teknik adam Michael Skibbe'nin yardımcılığını yapan Serhat Umar, kariyerine teknik direktör olarak devam etmek istediğini söyledi.Antrenörlük kariyerine Almanya'da başlayan ve Türkiye'de Eskişehirspor, Göztepe, Yeni Malatyaspor ve Akhisarspor'da çalışan Serhat Umar, yaklaşık 5 yıldır Skibbe'nin ekibinde baş yardımcı antrenör olarak görev yapıyor.Japonya'nın önemli takımlarından Vissel Kobe'de Alman çalıştırıcının yardımcılığını yapan Umar, Türkiye Futbol Federasyonunun (TFF) kursunu tamamlayarak UEFA Pro Lisansı aldı.Genç teknik adam, kariyer hedefi, Türk ve Japon futboluyla ilgili AA muhabirine açıklamalarda bulundu.TFF Antrenör Eğitim Müdürü Emre Aydemir gözetiminde verimli bir pro lisans süreci geçirdiklerini aktaran Serhat Umar, "Birkaç hafta önce UEFA Pro Lisansı aldık. Emre Aydemir hocamızın gözetiminde çok verimli ve uyumlu bir Pro Lisans senesi geçirdik. Çok değerli hocalardan oluşan bir Pro Lisans'tı. Birbirimize çok şeyler kattık. Emre Aydemir ve Mustafa Gülen hocama teşekkür ediyorum." dedi.Teknik direktörlük yapmak için pro lisansı almayı beklediği belirten 43 yaşındaki çalıştırıcı, "Benim hedefimde yardımcı hoca olarak çalıştığım dönemde en verimli şekilde teknik direktörlerime destek olmak vardı. Bununla birlikte her teknik direktörden de bir şeyler kaptım ve kendi felsefemi oluşturdum. Profesyonel liglerde yardımcı antrenörlükte yaklaşık 11 sene oldu. Yardımcı antrenör olarak 400'ün üzerinde maça çıktım. Hazır olduğumu düşünüyorum. Her zaman yüzde 100 hazır olmayı ve mutlaka Pro Lisans'ımın olmasını istiyordum. Teknik direktörlüğe daha önce başlamak istemedim. Şu an kendimi hazır buluyorum. Skibbe hocayla da sürekli konuşuyoruz. O da beni bu konuda her zaman destekliyor. İnşallah önümüzdeki dönemlerde artık ben de teknik direktör olarak yoluma devam edeceğim." diye konuştu.Umar, kariyerine Avrupa'da veya Japonya'da devam etme konusunda kendisini şartlamadığını anlatarak "Japonya'da 4,5 sene oldu. Tabii ki ailemi de özlüyorum. Anne, baba, ablalarım hepsi Avrupa'da yaşıyor. Yalnız ve uzak kalmak da pek kolay değil. Tabii ki ekmek parası ve belirli hedeflerle buraya geldik. Hayırlısı neyse o olsun. Benim için önemli olan gittiğim kulübe bir şeyler verebilmek, oradaki futbolcuları geliştirebilmek, onlara yardımcı olabilmek. Tabii ki bunu ileride kendi ülkemde de yapmak isterim. Hem Japonya hem Almanya'da gördüğüm, öğrendiğim şeyleri kendi ülkeme de vermek, Türk futboluna da katkıda bulunmak isterim. Nerede vizyonum ile felsefeme uygun iyi bir proje ve teklif gelirse bakacağız." ifadelerini kullandı.Serhat Umar, Türkiye ile büyük bir saat farkı olmasına rağmen Türk futbolunu yakından takip ettiğini dile getirdi.Türk futbolunun son yıllarda çok geliştiğini vurgulayan Umar, sözlerini şöyle sürdürdü:Umar, Türkiye'de genç teknik direktörlerin çok iyi işler yaptığını belirterek kulüp yöneticilerinden sabırlı olmalarını istedi.Galatasaray ile üst üste 4 sezon Süper Lig şampiyon olan Okan Buruk ile Trabzonspor'un başında geçen sezon Türkiye Kupası'nı kazanan Fatih Tekke'yi başarılı bulduğunu belirten Umar, şunları kaydetti:Serhat Umar, Türk kulüplerinin Japonya'dan veya Uzak Doğu takımlarından daha fazla transfer yapması gerektiğini söyledi.Türk futbolunda forma giyen Uzak Doğu oyuncu sayısının az olduğunu vurgulayan Umar, "Birkaç takım Uzak Doğu'dan transfer yaptı. Mesela Göztepe, Tokyo'nun kaptanı Matsuki'yi almıştı. Southampton alıp Göztepe'ye kiralanmıştı. Gayet başarılı, iyi bir futbolcuydu. Göztepe, bunun da verimini aldı. Şu an Beşiktaş'ta oynayan Güney Koreli forvet Oh, Alanyaspor'da Güney Koreli Ui-jo vardı. Uzak Doğu'nda alınan futbolcuların sayısı bence düşük. Bunun nedenini pek anlamış değilim. Mesela Galatasaray da Nagatomo'yu zamanında transfer etmişti ve çok da memnun kalmışlardı. Beşiktaş'a Kagawa gelmişti. O da gayet iyi oynadı. Bence Türkiye'nin Japon futboluna daha fazla yönlenmesi, buradan transferi düşünmesi gerekiyor. Almanya, İngiltere, Belçika, İspanya ve Portekiz, Japonya'dan transfer ettiği futbolculardan çok memnun kalıyor. Türkiye'nin buna daha çok önem göstermesi gerekiyor. Eğer Japonya'dan futbolcu transfer ediyorlarsa tek bir değil, iki oyuncu alırlarsa uyumları daha rahat olur. Çünkü çok uzak bir ülkeden geldikleri zaman kendi kültürüne yakın kültür bulamadıklarında bocalıyorlar. Buna önem gösterirlerse çok büyük verim alırlar." şeklinde görüş belirtti.Umar, Japon futbolu hakkında yaptığı değerlendirmede, "Japonlar, futbolda gayet başarılılar. Hep üst düzey futbolcu yetiştirmeye çalışıyorlar. İş ahlakı dendiğinde Japonya zirvededir. Futbolda da böyleler. Futbolcular gayet disiplinli, işlerine bağlı. Bu da tabii ki teknik direktörlerin işini çok kolaylaştırıyor. Bence Japonya teknik ve dinamizm açısından çok başarılı. Sürekli Japonya'dan Avrupa'ya futbolcular transfer oluyor. Japonların kendi ülkelerine bağlılığı da çok yüksek. Onun için bu sayı şu an az gözükebilir ama bu kültür açısından öyle. Çünkü kendi ülkelerini çok seviyorlar, burada kalmayı tercih ediyorlar. Çünkü ülke güvenli ve temiz. Ahlak konusuna da çok dikkat ediyorlar. Tabii ki Avrupa'nın birçok ülkesi artık eskisi gibi güvenli değil. Buna da çok önem gösterdikleri için belki çok sayıda Japon futbolcu transfer olmuyor ama bence ileriki senelerde bu daha da artacak." ifadelerini kullandı.Umar, bir dönem Türkiye'de Galatasaray ve Eskişehirspor'u çalıştıran Michael Skibbe ile tanışıklığının 16 sene öncesine dayandığını söyledi.Kendisinin Almanya Futbol Federasyonunda çalıştığı dönemde Skibbe'nin yanında staj yaptığını hatırlatan Umar, şöyle konuştu:Skibbe'nin Türk futbolunu hala yakından takip ettiğini anlatan Umar, "Hoca, Türkiye Ligi'ni çok yakından takip ediyor. Türkiye'yi çok seviyor. Her sene Türkiye'ye tatile gitmeye de çalışıyor. Galatasaray'ı ve Eskişehirspor'u çok seviyor. Halen onlar ile alakalı şeyler soruyor. 'Eskişehirspor ne durumda?' diye soruyor. Galatasaray'ın her sene şampiyon olmasına da seviniyor. Hoca ileride yeniden Türkiye'de çalışmayı isterdi ama onun hedefinde şu an burayı bitirmek var. Geçenlerde yine konuşuyorduk, '40 yıldan beri teknik direktörüm. Yavaş yavaş ben de artık hayatın tadını çıkarmaya başlamak istiyorum.' dedi. Skibbe hoca Japonya macerasını bitirdikten sonra biraz dinlenmek istiyor. Skibbe, İstanbul'u da inanılmaz seviyor. Sanfrecce Hiroshima ile Antalya'ya iki kere kampa gelmiştik. Oradan da İstanbul'a götürdük takımı. Gayet güzel bir zaman geçirmiştik. Zaten benim vatanımla hiçbir zaman bağım kopamaz ama Türkiye Skibbe hocanın da ikinci vatanı." değerlendirmesinde bulundu. (Kaynak: ENSONHABER)