⚡ Ajans Online
GÜNCEL

Sıfır Atık Vakfı, Dünya Çölleşme ve Kuraklıkla Mücadele Günü'nde iklim krizine dikkati çekti

Vakıftan yapılan açıklamada, Sıfır Atık Hareketi kurucusu, Birleşmiş Milletler (BM) Sıfır Atık Yüksek Düzeyli Şahsiyetler Danışma Kurulu Başkanı ve Sıfır Atık V

📍 Antalya
Vakıftan yapılan açıklamada, Sıfır Atık Hareketi kurucusu, Birleşmiş Milletler (BM) Sıfır Atık Yüksek Düzeyli Şahsiyetler Danışma Kurulu Başkanı ve Sıfır Atık Vakfı Onursal Başkanı Emine Erdoğan'ın sürdürülebilir yaşam, kaynak verimliliği ve çevre bilinci konularında ortaya koyduğu vizyon doğrultusunda çalışmaların sürdürüldüğü ifade edildi. BM tarafından her yıl 17 Haziran'da kutlanan Dünya Çölleşme ve Kuraklıkla Mücadele Günü'nde, iklim krizinin etkileri karşısında toprak, su ve ekosistemlerin korunmasının öneminin bir kez daha gündeme taşındığı belirtildi. Açıklamada, bu yıl 9-20 Kasım tarihlerinde Antalya'da düzenlenecek COP31 İklim Zirvesi öncesinde yapılan değerlendirmelerin, sera gazı emisyonlarının azaltılmasının yanı sıra arazi bozulumunun önlenmesi ve ekosistemlerin yeniden onarılmasının da küresel iklim gündeminin ayrılmaz bir parçası olması gerektiğini ortaya koyduğu vurgulandı. Sıfır Atık Vakfı Başkanı ve COP31 Yüksek Düzeyli İklim Şampiyonu Samed Ağırbaş'ın, Almanya'nın Bonn kentinde gerçekleştirilen İklim Değişikliği Konferansı kapsamında BM Çölleşmeyle Mücadele Sözleşmesi (UNCCD) İcra Sekreteri Yasmine Fouad ile görüştüğü belirtilen açıklamada, bu görüşmede uluslararası düzeyde yürütülebilecek işbirliği imkanlarının değerlendirildiği aktarıldı. Açıklamada görüşlerine yer verilen Ağırbaş, "Görüşmemizde, topraklarımızın korunması, çölleşmeyle mücadele ve sürdürülebilir arazi yönetimi kapsamında uluslararası düzeyde yürütülebilecek ortak çalışmaları değerlendirdik. COP31 hedeflerimiz doğrultusunda çalışmalarımızı kararlılıkla sürdürüyoruz." ifadelerini kullandı. BM verilerine göre dünya kara alanlarının yaklaşık yüzde 40'ının farklı düzeylerde bozulmuş durumda olduğuna dile getirilen açıklamada, arazi tahribatının ormansızlaşma, yanlış tarım uygulamaları, plansız kentleşme, aşırı tüketim alışkanlıkları ve iklim değişikliğinin etkileriyle arttığı ifade edildi. Kuraklık olaylarının sıklığı ve şiddetindeki artışın milyonlarca insanın gıda güvenliğini, suya erişimini ve yaşam koşullarını doğrudan etkilediği, mevcut eğilimlerin sürmesi halinde çölleşmenin ekonomik kayıpları artırabileceği, göç hareketlerini tetikleyebileceği ve sosyal kırılganlıkları derinleştirebileceği hatırlatıldı. Türkiye'nin de iklim değişikliğinin etkilerine karşı hassas ülkeler arasında yer aldığı ifade edilen açıklamada, kişi başına düşen kullanılabilir su miktarı bakımından "su stresi" yaşayan ülkeler arasında bulunan Türkiye'de su kaynaklarının sürdürülebilir yönetimini daha da kritik hale getirdiği kaydedildi. Açıklamada, su verimliliğinin artırılması, tarımda modern sulama yöntemlerinin yaygınlaştırılması, gıda israfının azaltılması ve doğal varlıkların korunmasının çölleşmeyle mücadelede etkili araçlar arasında bulunduğu değerlendirmesi yapıldı. Çölleşme ile mücadelenin yalnızca çevresel değil, ekonomik kalkınma, toplumsal refah, gıda güvenliği ve iklim adaleti açısından da önemli bir konu olduğuna işaret edilen açıklamada, COP31 sürecinde arazi bozulumunun önlenmesi, kuraklığa dayanıklı kalkınma politikalarının geliştirilmesi, su verimliliğinin artırılması, doğa temelli çözümlerin yaygınlaştırılması, gıda kayıpları ve israfının azaltılması ile toplumun iklim uyum kapasitesinin güçlendirilmesinin öncelikli başlıklar arasında yer alması gerektiği bildirildi. Açıklamada, BM nezdinde küresel bir çevre hareketine dönüşen sıfır atık yaklaşımının, kaynakların verimli kullanılması ve tüketim alışkanlıklarının dönüştürülmesi yoluyla doğal kaynakların korunmasına katkı sunduğu ifade edildi. Sıfır Atık Hareketi'nin kurucusu, BM Sıfır Atık Yüksek Düzeyli Şahsiyetler Danışma Kurulu Başkanı ve Sıfır Atık Vakfı Onursal Başkanı Emine Erdoğan'ın ortaya koyduğu vizyonun da israfın önlenmesi, doğal kaynakların korunması ve gelecek nesillere yaşanabilir bir dünya bırakılmasını hedefleyen bütüncül bir anlayışı temsil ettiği belirtildi. Emine Erdoğan'ın uluslararası platformlarda çevresel krizlerin çözümüne ilişkin değerlendirmelerine de yer verilen açıklamada, çevre sorunlarıyla mücadelenin yalnızca teknolojik dönüşümle sınırlı olmadığı, üretimden tüketime kadar uzanan yaşam biçimlerinde değişim, sorumlu tüketim kültürünün yaygınlaştırılması ve ortak küresel sorumluluk bilincinin güçlendirilmesinin önem taşıdığı kaydedildi. Çölleşme ve kuraklığın yalnızca belirli bölgelerin değil tüm insanlığın ortak meselesi olduğu, iklim değişikliğinin etkilerinin giderek daha fazla hissedildiği günümüzde toprağın korunması, su kaynaklarının verimli kullanılması ve israfın önlenmesinin sürdürülebilir bir gelecek açısından hayati önem taşıdığı vurgulandı. Çölleşmeyle mücadelenin COP31 iklim hedeflerinin tamamlayıcı unsurlarından biri olduğuna dikkati çekilen açıklamada, kamu kurumları, özel sektör, yerel yönetimler, akademi ve bireylerin doğal kaynakların korunmasına yönelik dönüşüm sürecinde ortak sorumluluk üstlenmesi gerektiğinin altı çizildi. Açıklamada ayrıca, çevresel sürdürülebilirliğin yalnızca bugünün değil, gelecek nesillerin yaşam hakkının korunması anlamına geldiği belirtilerek, Dünya Çölleşme ve Kuraklıkla Mücadele Günü'nün toplumun tüm kesimlerinde farkındalık oluşturmasına katkı sağlaması temennisi dile getirildi. Sıfır Atık Vakfı, COP31 ve COP32 süreçlerinde sıfır atık ve döngüsel ekonomi alanlarında ortak çalışmalar yürütmek amacıyla G7 ülkeleriyle özel bir çalışma grubu kurulacağını bildirdi. Vakıftan yapılan açıklamada, 4 Mayıs'ta Paris'te gerçekleştirilen temaslarda G7 ülkeleriyle sıfır atık, döngüsel ekonomi, atık kaynaklı emisyonların azaltılması ve iklim eylemi başlıklarında oluşturulan işbirliği zemininin ardından, ortak çalışmaların kurumsal bir yapıyla sürdürülmesinin kararlaştırıldığı belirtildi. Açıklamada, Sıfır Atık Hareketi'nin kurucusu, Birleşmiş Milletler Sıfır Atık Yüksek Düzeyli Şahsiyetler Danışma Kurulu Başkanı ve Sıfır Atık Vakfı Onursal Başkanı Emine Erdoğan'ın vizyonu doğrultusunda çalışmalarını sürdüren vakfın, sıfır atık yaklaşımını uluslararası iklim politikalarının merkezine taşımayı hedeflediği kaydedildi. Bu kapsamda, Sıfır Atık Vakfı Başkanı ve COP31 Yüksek Düzeyli İklim Şampiyonu Samed Ağırbaş öncülüğünde G7 ülkelerinde yürütülen temaslarda sıfır atık çözümlerinin yaygınlaştırılması, döngüsel ekonomi modellerinin güçlendirilmesi, metan emisyonlarının azaltılması, iklim finansmanı mekanizmalarının geliştirilmesi ve yerel uygulamaların küresel iklim eylemine dahil edilmesi konularının ele alındığı kaydedilen açıklamada, kurulacak çalışma grubuyla G7 ülkeleriyle COP31 ve COP32 süreçlerinde sıfır atık ve döngüsel ekonomi odaklı ortak projeler geliştirilmesinin, bilgi paylaşımının artırılmasının ve küresel iklim hedeflerine katkı sağlayacak uygulamaların yaygınlaştırılmasının amaçlandığı aktarıldı. Açıklamada görüşlerine yer verilen Sıfır Atık Vakfı Başkanı Samed Ağırbaş, uluslararası işbirliklerinin iklim değişikliğiyle mücadelede önemli rol oynadığını belirtti. Ağırbaş, "Sıfır Atık vizyonumuzu küresel ölçekte güçlendirmek, iklim eylemini sahada karşılığı olan sonuçlara dönüştürmek için uluslararası ortaklarımızla çalışmalarımızı sürdürüyoruz. G7 ülkeleriyle oluşturacağımız çalışma grubu, COP31 ve COP32 süreçlerinde ortak hedefler doğrultusunda önemli bir işbirliği platformu olacak." ifadelerini kullandı. Açıklamada, Vakfın G7 ülkeleriyle geliştirdiği işbirliği sürecinin yalnızca atık yönetimiyle sınırlı olmadığı, kaynak verimliliği, sürdürülebilir üretim ve tüketim modelinin yaygınlaştırılması, gıda kayıplarının önlenmesi ve iklim değişikliğiyle mücadelede kapsayıcı çözümler geliştirilmesini de kapsadığı belirtildi. Samed Ağırbaş'ın, Paris'te gerçekleştirilen G7 toplantıları kapsamında Fransa, Almanya ve Birleşik Krallık başta olmak üzere çeşitli ülkelerin temsilcileriyle yaptığı görüşmelerde, sıfır atık uygulamalarının iklim politikalarına entegrasyonu, döngüsel ekonomi çözümleri, metan emisyonlarının azaltılması ve iklim finansmanı konularının ele alındığı ifade edilen açıklamada, Almanya Federal Çevre, İklim Eylemi, Doğa Koruma ve Nükleer Güvenlik Bakanlığı temsilcileriyle yapılan temaslarda, sıfır atık uygulamalarının iklim politikalarına entegrasyonu ve sahadaki uygulamaların desteklenmesine yönelik değerlendirmelerde bulunulduğu aktarıldı. Açıklamada, Birleşik Krallık'tan bilim insanları ve iklim kuruluşlarının temsilcileriyle gerçekleştirilen görüşmelerde ise akademik ağların, bilimsel çalışmaların ve yenilikçi çözümlerin COP31 sürecine sağlayabileceği katkıların ele alındığı dile getirilerek, Avrupa İklim Vakfı ve Global Methane Hub yetkilileriyle yapılan temaslarda da küresel iklim politikalarının geleceği, metan emisyonlarının azaltılmasına yönelik stratejiler ve çözüm odaklı işbirliği imkanlarının değerlendirildiği anlatıldı. Ağırbaş'ın, G7 kapsamında düzenlenen toplantılarda sıfır atık yaklaşımının yalnızca atık yönetimiyle sınırlı olmadığını, kaynak verimliliği, gıda kayıplarının önlenmesi, döngüsel ekonomi ve sürdürülebilir kalkınmayı kapsayan bütüncül bir iklim çözümü sunduğunu vurguladığı belirtilen açıklamada, gerçekleştirilen temasların, Sıfır Atık Vakfı ile G7 ülkeleri arasında COP31 ve COP32 süreçlerinde yürütülecek ortak çalışmalar için güçlü bir diplomasi zemini oluşturduğu kaydedildi. Açıklamada, vakfın kamu, özel sektör, akademi ve sivil toplum kuruluşlarını bir araya getiren uluslararası ortaklıklarla küresel iklim eylemine katkı sunmayı sürdürdüğü aktarıldı. Anadolu Ajansı web sitesinde, AA Haber Akış Sistemi (HAS) üzerinden abonelere sunulan haberler, özetlenerek yayımlanmaktadır.Abonelik için lütfen iletişime geçiniz. (Kaynak: AA)