SON DAKİKA | Müzakere masasına gölge düştü: İran’dan dikkat çeken adım
ABD Merkez Kuvvetler Komutanlığı (CENTCOM), Hürmüz Boğazı'nda güvenli geçişin sürdüğünü belirterek, 55 ticari geminin boğazdan geçiş yaptığını ve 17 milyon vari
ABD Merkez Kuvvetler Komutanlığı (CENTCOM), Hürmüz Boğazı'nda güvenli geçişin sürdüğünü belirterek, 55 ticari geminin boğazdan geçiş yaptığını ve 17 milyon varilden fazla petrolün küresel pazarlara taşındığını açıkladı.
CENTCOM, ABD-İran arasındaki mutabakat zaptının imzalanmasının ardından Hürmüz Boğazı’ndaki deniz trafiğinin normalleşme sürecine ilişkin açıklama yaptı. CENTCOM, ABD güçlerinin bölgedeki seyrüsefer serbestisini desteklemek amacıyla faaliyetlerini sürdürdüğünü ve bugün itibarıyla Hürmüz Boğazı’ndaki ticari gemi trafiğinde artış gözlendiğini bildirdi. Bu çerçevede, 55 ticari geminin boğazdan geçiş yaptığı ve bu gemilerin küresel pazarlara büyük miktarda yük ile 17 milyon varilden fazla petrol taşıdığı kaydedildi.Uluslararası deniz güvenliğini sağlamak amacıyla faaliyet gösteren Ortak Denizcilik Bilgi Merkezi’nin (JMIC) bu hafta yayımladığı tavsiye kararına da dikkat çekilen açıklamada, belirlenen rota üzerinde tüm gemiler için güvenli geçişin sürdüğü, herhangi bir keyfi kısıtlama ya da engellemenin bulunmadığı teyit edildi.
Açıklamada ayrıca, ABD güçlerinin İran ile varılan anlaşmanın tüm unsurlarına uyulmasını ve anlaşmanın eksiksiz şekilde uygulanmasını sağlamak amacıyla bölgede varlığını sürdürdüğü ve teyakkuz halinde olduğu belirtildi.
En güncel haberlere ve son dakika gelişmelerine Google üzerinden anında ulaşmak için bizi favorilerinize ekleyin.
İran devlet televizyonuna konuşan Bekayi, İran müzakere heyetinin ABD ile görüşmeler çerçevesinde İsviçre’ye gitmesine ilişkin açıklama yaptı.
Bekayi, nihai anlaşmaya yönelik müzakerelerin başlamasının mutabakat zaptının beş maddesinin yerine getirilmesine bağlı olduğunu belirterek, “Bu seyahat, karşı tarafın yükümlülüklerinin yerine getirilmesini talep etmek ve takip etmek amacıyla gerçekleştirilmektedir çünkü herhangi bir mutabakatın değerlendirilmesinde en önemli kriter, uygulama aşamasıdır.” değerlendirmesinde bulundu.
Mutabakat zaptının 13. maddesine göre, nihai anlaşmaya yönelik müzakerelerin başlamasının, ABD’nin 1, 4, 5, 10 ve 11. maddelere dayalı yükümlülüklerinin yerine getirilmesine ve devam etmesine bağlı olduğunu söyleyen Bekayi, şöyle konuştu:
“Bu şartlar, karşı tarafça henüz yerine getirilmemiştir ve bu seyahat, bu yükümlülüklerin nasıl yerine getirileceğini açıklığa kavuşturmak amacıyla gerçekleştirilmektedir.”
Bekayi, mutabakat zaptının ilk maddesinin "Lübnan dahil olmak üzere tüm cephelerde savaşı sona erdirmek" olduğunu belirterek bunun “karşılıklı yükümlülüklerin temel direği” olduğunu ifade etti.
Pakistan Dışişleri Bakanlığı, ABD ve İranlı temsilcilerin yarın teknik düzeyde görüşmeler gerçekleştirmek üzere İsviçre'nin Bürgenstock kasabasında bir araya geleceğini açıkladı.
Pakistan Dışişleri Bakanlığı, ABD ile İran arasında yürütülen müzakerelerin bir sonraki turu kapsamında İsviçre’de yapılması planlanan görüşmelere ilişkin açıklama yayımladı. Bakanlık, ABD ve İran arasında imzalanan mutabakat zaptının ardından tarafların teknik düzeyde görüşmeler gerçekleştirmek üzere yarın İsviçre’nin Bürgenstock kasabasında bir araya geleceğini bildirdi. Açıklamada, görüşmelere ABD ve İranlı temsilcilerin yanı sıra Pakistan ve Katar’dan arabulucuların da katılacağı kaydedildi.Pakistan’ın, "İslamabad Mutabakat Zaptı" kapsamında varılan uzlaşıların ilerletilmesi amacıyla arabulucu rolünü sürdürmeye devam edeceği belirtilen açıklamada, ülkenin diplomatik sürece katkı sunmayı sürdüreceği vurgulandı.
Hizbullah'ın medya ofisinden yapılan yazılı açıklamada, İsrail'in bugün sabah saatlerinden itibaren Lübnan'a düzenlediği 180 saldırıda 3'ü Lübnan askeri olmak üzere 28 kişinin öldüğü, 35 kişinin de yaralandığı aktarıldı.
Böylelikle İsrail'in cuma gecesinden bu yana Lübnan'a savaş uçakları, insansız hava araçları (İHA) ve topçu ateşiyle düzenlediği saldırıların 300'ü aştığı kaydedildi.
Nebatiye de dahil olmak üzere 25'in üzerinde köy ve kasabanın hedef alındığı bu saldırılarda toplamda 111'in üzerinde Lübnanlının öldüğü, 176'sının yaralandığı ve bu saldırılarda uluslararası anlaşmalarla yasaklanan misket bombasının kullanıldığı ifade edildi.
Açıklamada, "Bu hain ve yalancı düşmanın 27 Kasım 2024, 8 Nisan 2026, İran ile ABD arasında 14 Haziran 2026'da ilan edilen mutabakat zaptı ve dün (Hizbullah ile İsrail arasında) yapılan ateşkes anlaşmalarına hiçbir zaman uymadığı aksine saldırılarla, evleri yıkarak ve insanları öldürerek Lübnan'ın egemenliğini ihlal etmeyi sürdürdüğü açıktır." ifadesi kullanıldı.
Bu gerçeklerin, ateşkes anlaşmasını ihlal edeni ve anlaşmaları sabote edeni şüphe götürmez bir şekilde gösterdiğine işaret edilen açıklamada, "İsrail'in düzenlediği saldırılar ve işlediği katliamlar, ateşkes ihlalinden de öteye geçip savaşın tam anlamıyla devam ettiğini göstermektedir. Bunun sorumlusu, mevcut anlaşmaları ve işgal altındaki Lübnan topraklarından çekilmeyi defalarca ve alenen reddettiğini açıklayan İsrail'dir." değerlendirmesi yapıldı.
İsrail'in, ateşkes ihlalinden Hizbullah'ı sorumlu tutan iddia ve yalanlarının asılsız olduğu ve bu iddialarla Lübnan'da sivillere karşı işlediği katliamları haklı çıkarmaya, kamuoyunu yanıltmaya ve ABD ile İran arasındaki mutabakatı sabote etmeye çalıştığı vurgulandı.
Lübnan'ın, İsrail'in mükerrer saldırılarına karşı topraklarını ve egemenliğini müdafaa etme hakkı olduğu, İsrail'in saldırılarının cevapsız kalmayacağı ve Lübnan topraklarından kovulmasının da an meselesi olduğu kaydedildi.
İsrail’de yayın yapan Kanal 12 televizyonunun haberinde, Başbakan Netanyahu ve Savunma Bakanı Yisrael Katz'ın İsrail ordusuna Lübnan'a saldırılara ilişkin yeni talimat verdiği aktarıldı.
Haberde, Başbakan Netanyahu ile Savunma Bakanı Yisrael Katz'ın İsrail ordusuna Lübnan'a saldırıları durdurması ancak işgal edilen bölgelerden çekilmemesi emrini verdiği belirtildi.
İsrail'de hükümetten ya da ordudan konuya ilişkin henüz resmi açıklama yapılmadı.
İsrail ordusu, ateşkese ve ABD-İran mutabakatına rağmen gece saatlerinden bu yana Lübnan'ın güneyindeki Nebatiye ve çevresindeki beldelere hava ve topçu saldırıları düzenledi.
İran devlet televizyonu, İsviçre’ye giden “Minab 168” isimli İran heyetinde kimlerin yer aldığına ilişkin detayları paylaştı.
Yayınlanan haberde, mutabakat zaptının uygulanması ve İsrail’in Lübnan’a saldırılarının durdurulmasını ABD ile görüşmek üzere Zürih kentine giden heyette İran Meclis ve Müzakere Heyeti Başkanı Kalibaf ile Dışişleri Bakanı Erakçi'nin yer aldığı belirtildi.
Kalibaf ve Erakçi’ye, Ulusal Güvenlik Yüksek Konseyi Sekreter Yardımcısı Ali Bakıri, Dışişleri Bakan Yardımcısı Kazım Garibabadi, Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü İsmail Bekayi, Merkez Bankası Başkanı Abdunnasır Himmeti ile İran Petrol Bakanlığı Yardımcısı ve Ulusal Petrol Şirketi Genel Müdürü Hamid Burd'un eşlik ettiği duyuruldu.
Devrim Muhafızları Ordusu Deniz Kuvvetleri Komutanlığı, İran Silahlı Kuvvetleri'nin savaşı yürüten birimi Hatemu'l Enbiya Merkez Karargahı’nın, ABD'nin mutabakat sorumluluklarını yerine getirmemesi ve İsrail’in Lübnan’a saldırılarını devam ettirmesi nedeniyle Hürmüz Boğazı’nı gemi trafiğine kapattığını açıklamasının ardından, boğazdan geçiş yapmak isteyen gemileri uyardı.
Yapılan uyarıda, gemilerin Hürmüz Boğazı’na yaklaşmaması gerektiği, yaklaştıkları takdirde güvenliklerinin tehlikeye gireceği belirtildi.
(Kaynak: CNN)