Suriye'deki Saydnaya Hapishanesi'ndeki mahkumların serbest bırakılma görüntüleri ortaya çıktı
Sosyal medyada paylaşılan görüntülerde, hapishane kapılarının açılış anları yer alıyor. Hapishaneye ilk giren kişilerin kaydettiği anlaşılan görüntülerde, serbe
Sosyal medyada paylaşılan görüntülerde, hapishane kapılarının açılış anları yer alıyor.
Hapishaneye ilk giren kişilerin kaydettiği anlaşılan görüntülerde, serbest bırakılan mahkumların sevinç ve şok içerisinde ancak bitkin halde oldukları dikkati çekiyor.
Bazı mahkumların yürümekte zorluk çektiği, serbest bırakılanların birbirlerine sarıldıkları görülüyor.
Mahkumlara özgür oldukları ifade edilirken, serbest bırakılanlar, diğer mahkumların bulunduğu alanları tarif ediyor.
Görüntüleri çeken şahsın, kardeşini aradığı anlar da görüntülere yansıyor.
Suriye'de 8 Aralık 2024'te Beşşar Esed rejiminin devrilmesiyle birlikte başta Saydnaya olmak üzere çok sayıda hapishanede tutulan binlerce kişi serbest bırakılmıştı.
Başkent Şam'ın kuzeyinde yer alan Saydnaya Hapishanesi, Suriye'nin en bilinen askeri cezaevlerinden biri olarak öne çıkıyor.
Özellikle 2011'de başlayan iç savaşın ardından, rejim karşıtı olduğu iddia edilen binlerce kişinin tutulduğu bir merkez haline gelen hapishane, uluslararası insan hakları kuruluşlarının raporlarında işkence ve kötü muamele iddialarıyla sıkça gündeme gelmişti.
Uluslararası Af Örgütünün 2017 tarihli raporunda, 2011-2015 yıllarında hapishanede yaklaşık 13 bin kişinin gizli şekilde idam edildiği belirtilmişti.
Uluslararası Af Örgütü Araştırma Müdürü Philip Luther, Anadolu Ajansının Suriye'de devrik Esed rejiminin işkence üssü Sednaya Hapishanesi'ne ilişkin yayımladığı görüntülerin oldukça "önemli kanıt niteliği" taşıdığını belirtmişti.
AA Genel Müdür Yardımcısı ve Genel Yayın Yönetmeni Yusuf Özhan ve ekibi, hapishaneden sızan bilgiler üzerinden oluşturulmuş ve uluslararası insan hakları örgütlerinin raporlarında yer alan krokilerden hareketle, Sednaya Hapishanesi'nde ve "beyaz bina"da 4 saate varan incelemenin ardından infaz odası olarak tarif edilen odayı tespit etmişti.
Hapishane yerleşkesindeki beyaz binanın güneydoğusunda dış avluya bakan yanmış kapıdan girip üç dört basamaklı merdivenden aşağıya doğru inen ekip, sağa döndüğünde odada krokilerde yer alan 3 hücrenin kaldırıldığını, bu alanın bir çeşit koğuşa dönüştürüldüğünü ve koğuşun içi ile ranzaların yanmış olduğunu görmüştü.
AA ekibi, bu yerin uluslararası raporlardaki krokilerde mahkumların bir platforma çıkarılıp asılarak idam edildiği infaz odası olduğunun açık emareleriyle karşılaşmıştı.
Odada infazların yapıldığı kısımda iki ayrı platformun ve bu platformlara çıkan merdivenlerin tam da krokilerde tasvir edildiği gibi yerinde durduğu görülüyor.
Üç basamaklı merdivenle çıkılan, birkaç kişinin sığabileceği yüksek platformların, infazlar için kullanıldığı Af Örgütünün raporuna yansımıştı.
Bu platformlarda infaz memurlarının, tavandan asılan tutsakların daha hızlı ölmeleri için vücutlarına asıldığı ve böylece bu kişileri boyunlarını kırarak öldürdükleri ifade ediliyordu.
Merkezi Londra'da bulunan Uluslararası Af Örgütünün 2017'de yayımladığı Sednaya Hapishanesi Raporu için yapılan araştırmaları denetleyen ve 2020'den bu yana örgütte araştırma müdürü olarak görev alan Philip Luther, Sednaya Hapishanesi'nde yaşanan insan hakları ihlalleri ve sistematik infazlara ilişkin örgütün 2017'de paylaştığı raporun bulgularını ve Anadolu Ajansının yakın dönemde yayımladığı görüntülerle ortaya çıkan yeni unsurları AA muhabirine değerlendirmişti.
Philip Luther, Sednaya Hapishanesi'ne ilişkin raporun hazırlanması sürecinde, öncelikle görüşme imkanı buldukları eski tutukluların tanıklıklarına başvurduklarını ve bu süreçte hapishaneyle ilgili "olağanüstü bir durum" olduğunu fark ettiklerini belirmiş, buradaki işkencelerin Suriye'deki diğer gözaltı merkezlerinden çok farklı olmadığını ancak o dönem Sednaya'dan kurtulan eski tutukluları bulmanın olağanüstü zor olduğunu anlatmıştı.
Örgütün, eski bir hapishane yetkilisiyle yaptığı görüşmenin hapishane düzeninin anlaşılmasında önemli dönüm noktası olduğunu vurgulayan Luther, bu süreçte Esed rejimindeki eski yetkililer, hapishaneye giren bir sağlık çalışanı ve mahkumların ölüm cezasına çarptırılmasında yer alan hakimle de görüştüklerini aktarmıştı.
Luther, AA ekibinin paylaştığı yeni görüntülerin, bu vahşete ortak olanların hesap verme süreçlerini nasıl etkileyebileceği sorusu üzerine, şu yanıtı vermişti:
"Bu (görüntüler), oldukça önemli bir kanıt parçası ve Af Örgütünün hapishaneye ilişkin özellikle 2016 ve 2017'de ortaya koyduğu iddiaları destekliyor. 'İnsan Mezbahası' başlıklı raporumuzu yayımladığımızda, Sednaya Hapishanesi'nde yer altındaki infazlarda binlerce insanın asılarak öldürüldüğüne dair çok sağlam temellere dayandığını düşündüğümüz iddialar öne sürmüştük. Bu görüntüler, eski tutukluların ve hapishane yetkililerinin ifadelerinden duyduğumuz kanıtları doğrulamaya yardımcı oluyor.
Şimdi yapılması gereken önemli şey, soruşturmaları yürütenler, Birleşmiş Milletler (BM) tarafından kurulmuş bir uluslararası mekanizma ve BM Soruşturma Komisyonu var, bu suçlardan sorumlu olanlara karşı ceza davaları hazırlayabilir. Bu görüntülere bakmalarını umuyorum. Bu görüntüleri görmeleri gerekir. Af Örgütünün o zamandan beri yayımladığı bu bilgilere zaten sahipler. Önemli olan bu bilgilerin bir kısmı ve biz bunu görüntülerde de gördük. Sednaya Hapishanesi’nde odanın içinde uçuşan kağıtlar gördük. Umarım bunların bir kısmı düzgün şekilde toplanmış, saklanmış ve arşivlenmiştir çünkü bu belgelerin bazılarında, bahsettiğimiz suçlarla bireyler arasında bağlantı kuran kanıtlar olacaktır. Bu da tabii ki dava açabilmek ve bireysel düzeyde hesap sorabilmek için çok önemli."
(Kaynak: AA)