TBMM Başkanı Kurtulmuş: Çıkarılacak yasa asla af niteliğinde olmayacaktır
TBMM Başkanı Kurtulmuş, CNN Türk canlı yayınında gündeme ilişkin soruları yanıtladı, değerlendirmelerde bulundu. NATO Parlamenter Zirvesi'nin 28-29 Haziran'da İ
TBMM Başkanı Kurtulmuş, CNN Türk canlı yayınında gündeme ilişkin soruları yanıtladı, değerlendirmelerde bulundu.
NATO Parlamenter Zirvesi'nin 28-29 Haziran'da İstanbul'da düzenleneceğini, 7-8 Temmuz'da da Ankara'da NATO Devlet ve Hükümet Başkanları Zirvesi'nin gerçekleştirileceğini dile getiren Kurtulmuş, zirveye ev sahipliği yapmanın önemine dikkati çekti.
Kurtulmuş, şunları ifade etti:
"NATO'nun birkaç tane temel problemi var. Bunlardan birisi, 2014'ten beri başlayan bir süreç. Rusya'nın Kırım'ı ilhakıyla birlikte başlayan süreçte ne Avrupa Birliği ne NATO, Rusya'nın bu ilhakına karşı bir tavır geliştiremedi, bir güç ortaya koyamadı. Ondan sonraki süreçte de özellikle Ukrayna'nın Luhansk, Donetsk gibi bölgeleri de tekrar ilhak edilmiş oldu, Ruslar tarafından. Dolayısıyla, özellikle Avrupalılar şunu tartışıyorlar: 'Avrupa, güvenlik bakımından oldukça zayıf bir bölge haline geldi.' Bu gelişmeler devam ederken üstüne üstlük geçtiğimiz dönemde, son birkaç yıllık süre içerisinde özellikle Sayın Başkan Trump'ın sürekli 'Artık ben Avrupa'nın yükünün taşımayacağım, NATO olarak bu yükü daha fazla taşımak istemiyorum.' diyerek ortaya koyduğu fikirler ve geçen seneki bir zirvenin ana konusu olan savunma harcamalarının yüzde 5'in üstüne çıkarılması meselesi, aslında Euro-Atlantik bakış açısında da çok ciddi farklılıkları ortaya koydu."
ABD Başkanı Donald Trump'ın, NATO Zirvesi'ne Türkiye'de yapılacağı için katılmayı düşündüğü yönündeki açıklamasına dikkati çeken Kurtulmuş, "Dolayısıyla bizim açımızdan çok önemli. Burada hem NATO'nun bundan sonraki geleceği nasıl olacak ama belki bundan daha önemli olan konu ise artık güvenlik, sadece askerle, silahla, bombayla temin edilebilecek bir husus değil. Savaşmak kadar barışmanın da önemli olduğu ortaya çıkıyor. Aslında NATO'nun bir güvenlik şemsiyesi olduğu aşikar ama nasıl bir barış perspektifi geliştirebilir ve barışın oluşmasına nasıl katkıda bulunabilir, bunların üzerinde de yoğunlaşmasının şart olduğunu düşünüyorum. İnşallah verimli toplantılar olur." ifadelerini kullandı.
Kurtulmuş, dünyanın yeni bir şekillenme içinde olduğunu, iki kutuplu sistemlerin geride kaldığını belirterek, "Artık bundan sonra dünyayı bir ülke ya da bir grup, bir kıta, bir bölge tek başına yönetemez, yönetemeyecek. Dünyanın birçok yerinde farklı güç merkezleri ortaya çıkacak. Türkiye, bu güç merkezlerinden birisi ve böyle büyük bir merkez olmaya aday bir ülkedir. Bunu bütün dünya görüyor. Yeni dünyanın oluşmakta olduğu bu dönemde Türkiye'nin önemi bundan dolayı da giderek artıyor." değerlendirmesinde bulundu.
Türkiye'nin içinde bulunduğu bölgenin, harpler, çatışmalar ve gerilimlerin merkezi olduğuna işaret eden Kurtulmuş, "Bu bölgede Türkiye'nin en bariz vasfı, çok güçlü ve istikrarlı bir ülke olarak duruyor ama bütün bu bölgedeki çatışmaların hiçbirisine, yangına körükle gitmiyor. İsrail'in Gazze'deki soykırımı başta olmak üzere, bütün buralarda insani noktada duruyor, barıştan, diyalogdan, hakkaniyetten yana duruyor." şeklinde konuştu.
Terörsüz Türkiye sürecine değinen Kurtulmuş, yıllardır Türkiye'nin dost olduğunu zannettiği birçok ülkenin PKK terörüne ciddi destek verdiğini, nihayetinde Türkiye'nin yeni bir döneme başladığını ifade etti.
Bu süreçte önemli bir noktaya gelindiğinin altını çizen Kurtulmuş, "Bana göre işin çoğunluğu, yüzde 80-90'ı bitmiştir. İnşallah yakın zamanda terör, artık Türkiye'nin tamamıyla gündeminden kalkacaktır." dedi.
Suriye'deki rejim değişikliğinin Türkiye'nin terörle mücadele sürecine olumlu katkısının olacağı değerlendirmesinde bulunan Kurtulmuş, "Terör örgütü ya da destek çıkacaklar şunu gördüler: Yakın dönemde Suriye üzerinden Türkiye'yi tehdit etmek mümkün değil." ifadelerini kullandı.
Kurtulmuş, Terörsüz Türkiye oluşturma kararlılığının bölgesel gelişmelerle örtüşmesinin ülkeye büyük imkanlar verdiğini vurgulayarak, “Bölgesel gelişmeler, bizim lehimize. Türkiye’nin hem ‘Terörsüz Türkiye’yi oluşturma kararlılığı hem de dışarıdaki gelişmelerin hepsi üst üste örtüştü. Bu, Türkiye’ye çok büyük bir imkan veriyor." diye konuştu.
Mecliste oluşturulan Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonunda bütün partilerin ortak ittifakıyla bir rapor çıktığını ve bu raporun yol haritası şeklinde olduğunu dile getiren Kurtulmuş, "Benim gönlümden geçen bütün partilerin ittifakıyla Meclise bir yasa gelir ve çok süratle bu geçer." ifadelerini kullandı.
Bütün iç ve dış şartların olumlu olduğu bir sürecin yaşandığına işaret eden Kurtulmuş, "Eğer bu noktada temkinli, dikkatli olmazsak ve acele hareket etmezsek korkarım ki araya birtakım provokasyonlar girer." dedi.
Kurtulmuş, Terörsüz Türkiye sürecinin devamındaki infaz düzenlemelerine değinerek, "Bir kere çıkarılacak yasa, müstakil ve geçicidir. İlanihaye bütün herkesi kapsayacak ve ilanihaye yürürlükte kalacak bir yasa olmayacak tabii. Amaç ne? Silahlar bırakılsın. Diyelim 6 ay, 8 ay, bir sene, neyse bir süre verilir. Bu süre içerisinde gelenler, bundan istifade eder. Ondan sonra kapı kapanır. Geçici dememizin birinci sebebi bu. İkincisi, çıkarılacak yasa asla af niteliğinde olmayacaktır. Öyle bir algı şeklinde olmayacaktır, olmaması gerekir. Bunun daha çok bir infaz düzenlemesi olması gerekir." şeklinde konuştu.
Komisyonda başta şehit aileleri ve gaziler olmak üzere Türkiye'nin büyük çoğunluğunu rencide edecek hiçbir çabanın, teklifin, çalışmanın içinde olmamayı kararlaştırdıklarını vurgulayan Kurtulmuş, büyük çoğunluğu bitirilmiş, prensiplerde anlaşılmış bir sürecin süratle tamamlanmasının Türkiye'nin hayrına olduğunu düşündüklerini belirtti.
CHP'ye yönelik "mutlak butlan" kararı sonrası Terörsüz Türkiye mutabakatında bir gecikme olup olamayacağı sorusu üzerine Kurtulmuş, "Özellikle Cumhuriyet Halk Partisinin ana muhalefet partisi olarak bu komisyon içerisinde yer alması, kendi içinde bulunduğu şartlardan ayrı olarak, Türkiye'nin bu hayati meselesini sahiplenen bir pozisyonda durmasının çok değerli olduğu kanaatindeyim. Şimdiye kadar öyle oldu." şeklinde yanıt verdi.
TBMM Başkanı Kurtulmuş, "mutlak butlan" kararı sonrası CHP'deki grup toplantılarının nasıl yapılacağı, genel başkanlık makamının nasıl kullanılacağı sorularına ilişkin de şunları söyledi:
"Başından itibaren tavrım çok net. Bu, nihayetinde Cumhuriyet Halk Partisinin iç tartışması. Sadece sözle, dostluklarla, arkadaşlık ilişkileriyle birtakım tavsiyelerde bulunabiliriz. TBMM Başkanlığı, bir mahkeme değil herhangi bir partinin vasisi değil. 'TBMM Başkanlığı, bir karar alacak ve bir partinin içerisindeki tartışma şu ya da bu şekilde sonuçlanacak.' diye bir durum söz konusu değil. Pozisyonumuz belli, asla Cumhuriyet Halk Partisinin iç kavgasının tarafı olamayız. TBMM, kendi aralarındaki sorunu çözemedikleri için başvurdukları bir mahkeme hiç değil. Onlar adına, 'Şunu şöyle yapın, bunu böyle yapın.' diyemeyiz."
Parlamento hukukunun gereğini harfiyen yerine getirdiklerini vurgulayan Kurtulmuş, "Bu noktada her iki taraftan da Meclis Başkanlığını eleştiren birtakım demeçler oldu. Hiç bunları kale almadık çünkü pozisyonumuz belli. Biz, Cumhuriyet Halk Partisinin iç kavgasının tarafı asla olamayız. Kendi aralarındaki sorunu çözemedikleri için başvurdukları bir mahkeme hiç değil Türkiye Büyük Millet Meclisi. Ne Cumhuriyet Halk Partisi ne de başka bir partinin vasisiyiz. Onlar adına 'Şunu şöyle yapın, bunu böyle yapın.' diyemeyiz." şeklinde konuştu.
(Kaynak: AA)