⚡ Ajans Online
KÜLTÜR - SANAT

Tekirdağ'da 200 yıllık motifler kadınların ellerinde yeniden hayat buluyor

Tekirdağ’ın Saray ilçesine bağlı Küçükyoncalı Mahallesi’nde kadınlar, geçmişten miras kalan cicim dokuma geleneğini yaşatmak için tezgâh başına geçiyor. Yaklaşı

📍 Tekirdağ
Tekirdağ’ın Saray ilçesine bağlı Küçükyoncalı Mahallesi’nde kadınlar, geçmişten miras kalan cicim dokuma geleneğini yaşatmak için tezgâh başına geçiyor. Yaklaşık 10 yıldır “Dokuyan Eller” çatısı altında sürdürülen çalışmalarda, annelerin ve ninelerin sandıklarında yıllarca saklanan geleneksel motifler yeniden hayat buluyor.Günümüzde unutulmaya yüz tutan cicim dokuma tekniğini yaşatmak için bir araya gelen 13 kadın, geçmişin desenlerini günümüzün kullanım eşyalarına taşıyor. El emeğiyle hazırlanan çanta, heybe, yolluk ve çeşitli ürünler, hem geleneksel sanatın izlerini koruyor hem de kadınların üretime katılmasına katkı sağlıyor.Küçükyoncalı Mahallesi’ndeki atölyede çalışmalarını sürdüren kadınlar, geçmişte aile büyükleri tarafından dokunan örneklerden ilham alıyor. Yıllardır sandıklarda muhafaza edilen desenler incelenerek özgün motifler yeniden yorumlanıyor ve cicim dokuma tekniğiyle yeni ürünlere işleniyor.Kurs öğreticisi Kaniye Okan, yaklaşık 10 yıldır bu sanatla ilgilendiklerini belirterek, 13 kadınla birlikte çalışmalarını sürdürdüklerini söyledi.Okan, annelerinin ve babaannelerinin sandıklarından çıkan eski desenleri günümüzde kullandıkları ürünlere uyarladıklarını belirterek, çanta, heybe ve yollukların yanı sıra farklı el emeği ürünler de dokuduklarını ifade etti.Cicim dokumalarda kullanılan desenlerin yalnızca estetik amaçlı olmadığını belirten Okan, her motifin geçmişte farklı bir anlam taşıdığını anlattı.Yaklaşık 100-200 yıl önce kullanılan motiflerin günümüzde de yaşatıldığını aktaran Okan, pıtrak, koçboynuzu, eli belinde, üç güller ve suyolu gibi desenlerin geçmişten günümüze aktarılan önemli semboller arasında bulunduğunu söyledi.Pıtrak motifinin nazar ve kötü bakışlardan korunmayı simgelediğine inanılırken, “eli belinde” motifinin doğurganlık, bereket ve kısmeti temsil ettiği belirtiliyor. “Üç güller” motifi sevinç, mutluluk ve özlemi; “buzlu bardak” motifi ise birlikte gerçekleştirilen keyifli sohbetleri, huzur ve mutluluğu simgeliyor.Dokumalarda yer alan koçboynuzu motifinin bereket, güç, kahramanlık ve erkekliği; suyolu motifinin ise saflık ile bedensel ve ruhsal sağlığı temsil ettiğini anlatan Okan, dokuma sırasında motiflerin taşıdığı anlamların da hissedildiğini dile getirdi.Okan, özellikle suyolu motifini dokurken ortaya çıkan görüntünün kendilerinde farklı bir his oluşturduğunu belirterek, “Sanki dereden su akıyor gibi, o akışı hissediyoruz. Öyle bir rahatlama oluyor” dedi.Cicim dokumanın yalnızca geleneksel bir el sanatı olmadığını vurgulayan Okan, bu kültürün daha fazla kişi tarafından öğrenilmesini ve gelecek nesillere aktarılmasını istediklerini söyledi.Atölyede sürdürülen çalışmaların en önemli hedeflerinden birinin cicim dokuma sanatını genç kuşaklarla buluşturmak olduğunu belirten Okan, özellikle öğrencilerin bu geleneksel sanatla tanışmasını arzu ettiklerini ifade etti.Okan, okullardaki öğrencilerin de dokuma sanatını öğrenmesi halinde geleneğin kendilerinden sonraki kuşaklara aktarılabileceğini belirterek atölyenin herkese açık olduğunu söyledi.Küçükyoncalı’da kadınların tezgâh başında sürdürdüğü çalışmalar, unutulmaya yüz tutan bir el sanatının korunmasının yanı sıra kadın emeğinin üretime dönüşmesine de imkan sağlıyor.Geçmişten kalan motiflerin modern ürünlerde yeniden kullanılmasıyla kültürel miras günlük yaşamın bir parçası haline geliyor. Her bir ürün, yalnızca el emeğini değil, geçmişte yaşayan kadınların taşıdığı kültürel hafızayı da geleceğe taşıyor.Tekirdağ Tarım ve Orman İl Müdürlüğü yetkilileri de atölyeyi ziyaret ederek kadınların çalışmalarını yerinde inceledi. Ziyarette, geleneksel dokuma sanatının korunması ve kadınların üretime yönelik çalışmalarının önemi değerlendirildi. (Kaynak: ENSONHABER)