Teknolojide yatırım dağınıklığı kaynak kaybına neden oluyor
Türkiye'de teknoloji alanındaki yatırımlar hızla artarken veri merkezleri ve yapay zeka gibi yatırımların tek merkezli ve daha organize bir şekilde yapılması ko
Türkiye'de teknoloji alanındaki yatırımlar hızla artarken veri merkezleri ve yapay zeka gibi yatırımların tek merkezli ve daha organize bir şekilde yapılması konusu da son dönemde daha fazla gündeme gelmeye başladı.
Konuyla ilgili AA muhabirine açıklamalarda bulunan Cross4Cloud kurucu ortağı Ercan Yeşil, Türkiye'de son dönemde veri merkezi ve yapay zeka yatırımlarının artırılması ile ilgili hamleler yapıldığına işaret etti.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın bu yöndeki açıklamasına değinen Yeşil, "Cumhurbaşkanımız, 250 MW düzeyinde olan veri merkezi yatırımlarını 2030 yılına kadar 1 GW'a çıkarmayı hedeflediklerini söyledi. Biz aslında bunun aynı dünyadaki ve bölgemizdeki örnekleri gibi ortak bir akılla yönetilmesi gerektiğini düşünüyoruz. Bu anlayışı, veri egemenliği veya yapay zeka egemenliğinin dışında teknoloji yatırımlarının da çok daha efektif, çok daha verimli şekilde yönetilmesi için zorunluluk olarak görüyoruz." şeklinde konuştu.
Türkiye'de büyük şirketler tarafından veri merkezi yatırımlarının hızla arttığına dikkati çeken Yeşil, "Bu güzel bir aksiyon olmakla birlikte, beraber hareket edilmediğinde bir yatırım dağınıklığına sebep oluyor. Özellikle teknoloji yenilemelerinde gecikmeler veya yapılan yatırımların verimli kullanılmaması gibi bazı dezavantajlar ortaya çıkıyor." dedi.
Yeşil, Cross4Cloud ekibi olarak yaptıkları incelemelerde bölgedeki uygulamaların Türkiye'ye nasıl uygulanabileceği ve Türkiye'nin kendi modelini nasıl ortaya çıkarılabileceği ile alakalı bazı sonuçlara vardıklarını belirterek, "Bunu artık teknoloji ekosistemi içerisinde yatırımcılarla ve uygulamacılarla da paylaşmaya başladık. Türkiye'de özel sektör ve kamu sektörünün birlikte hareket edebileceği bir ortak akılla yatırımlarını yönetebileceği bir sistem demek bu. Bu, 'gelin yatırımlar bir ortak noktada yapılsın' demek değil. Ortak akılla yapılsın demek. Bu, herkes birbirinden haberdar şekilde, gerekirse yatırımlarını belli bir ölçüde ortaklaşa yapsın demek." değerlendirmesinde bulundu.
Yeşil, ciddi kuruluşların bir araya geldiği bir yatırım platformunun oluşturulmasıyla ilgili artık karar noktasına gelindiği ve yakın zamanda bunun resmi duyuruyla açıklanacağı bilgisini verdi.
Yatırım süreçlerinde yaşanan aksaklıklara işaret eden Yeşil, benzeri ihtiyaçları olan kurumların farklı farklı yatırımlar yaptıklarını bunun da Türkiye adına kaynak kaybına sebep olduğunu söyledi.
Yeşil, sözlerini şöyle sürdürdü:
"Bizim öngördüğümüz süreçte Türkiye'nin işine yarayacak bu ortak aklın ortaya koyacağı yapının üç tane ana bacağı var. Bunlardan bir tanesi uygulama tarafı dediğimiz kısım. Bu uygulamanın hem finans kuruluşlarına hem sağlık kuruluşlarına hem kamu ve teknoloji kuruluşları gibi farklı sektörlere hizmet verebilecek bir kapasitede geliştirilmesi Türkiye adına bir avantaj olur. İkinci olarak bu uygulama şirketinin hizmeti müşterilerine ve farklı sektörlere sunmak adına bir yapay zeka altyapısına ihtiyacı var. Üçüncü olarak NVIDIA GPU'ları gibi çip teknolojilerinin barındırılması gerekiyor ve bu çip teknolojilerinin barındırılacağı veri merkezlerinin geliştirilmesi gerekiyor. Bu 3 bacağı ortak bir şekilde, ortak bir akıl altında yönetebilecek yapının ihtiyacını konuşuyoruz. Bahsettiğimiz uygulama böyle bir ortak aklın içerisinde geliştirilip bu uygulama üzerine yatırım yapıldığında hem ihtiyacı olan farklı kuruluşlar ihtiyacını karşılamış olacak hem de bu kendi içlerinde bu yatırım ihtiyacını hissetmemiş olacaklar."
Türkiye'de bu şekilde ortak bir akılla yapılmış bir platformun varlığı halinde yabancı yatırımcıların da Türkiye'deki yatırımlarını artırabileceğini dile getiren Yeşil, sürecin doğru yönetilmesi durumunda lisans satın alan ülke olmaktan lisans satan ve lisans üreten bir ülkeye dönüşme fırsatı olduğunu vurguladı.
Ercan Yeşil, bu tarz ortak aklın oluşturulmasının sadece veri merkezi yapay zeka altyapıları veya uygulamaları değil, daha temeldeki teknolojilere de yatırım yapmaya imkan vereceğini, Türkiye'nin bu yolla kendi çipini dahi üretebileceğine inandıklarını kaydetti.
(Kaynak: AA)