⚡ Ajans Online
GÜNCEL

TİDER’den, 29 Eylül Dünya İsrafla Mücadele Günü mesajı

“Son Kullanma Tarihi” ve “Tavsiye Edilen Tüketim Tarihi”ni yanlış yorumlamak, sadece aile bütçesine değil aynı zamanda ülke ekonomisine ve çevreye milyarlarca d

📍 Ağrı
“Son Kullanma Tarihi” ve “Tavsiye Edilen Tüketim Tarihi”ni yanlış yorumlamak, sadece aile bütçesine değil aynı zamanda ülke ekonomisine ve çevreye milyarlarca dolarlık zarar veriyor. Verilere göre tarih işaretlemesinin yanlış anlaşılmasından dolayı her yıl ekonomik değeri 70 milyar dolar ila 130 milyar dolar olan gıdaların yaklaşık yüzde 7 ila yüzde 10'u çöpe gidiyor. Tüketici sağlığını korumak ve gıda güvenliğini sağlamak için ürünlerin üzerine konulan Son Kullanma Tarihi (SKT) ve Tavsiye Edilen Tüketim Tarihi (TETT) yanlış uygulandığında, milyarlarca dolarlık gıda israfına yol açıyor. Temel İhtiyaç Derneği (TİDER), 29 Eylül Uluslararası Gıda Kaybı ve İsrafı Farkındalık Günü’nde sağlıklı gıdaya erişim ve gıda israfını önlemede önemli bir rol üstlenen Son Kullanma Tarihi (SKT) ve Tavsiye Edilen Tüketim Tarihi (TETT) kavramlarına vurgu yaptı. Birleşmiş Milletler (BM) ve Dünya Gıda ve Tarım Örgütü (FAO), bu yıl "Gıda Kaybı ve İsrafını Azaltmanın Dönüştürücü Potansiyeli" başlıklı tema ile gıda israfını önlemenin gıda güvenliğini artırma, doğal kaynaklar ile sera gazı emisyonlarındaki baskıyı azaltma ve ekonomik büyüme sağlama konularındaki üçlü kazanımına vurgu yapıyor. Asıl amacı sağlıklı gıdaya erişimi sağlamak olan bu önemli iki bilginin doğru öğrenilmemesi ya da aralarındaki farkın tam olarak anlaşılmaması, aile bütçesi, ülke ekonomisi ve çevreye zarar olarak geri dönüyor. Öyle ki, tarih işaretlemesinin yanlış anlaşılmasından dolayı her yıl ekonomik değeri 70 milyar dolar ila 130 milyar dolan olan gıdaların yaklaşık yüzde 7 ila yüzde 10'u çöpe gidiyor. Avrupa’da çöpe giden gıdanın %10-15’i, SKT ve TETT’nin yanlış anlaşılmasından kaynaklanıyor. Türkiye’de ise her yıl yaklaşık 18 milyon ton gıda israf ediliyor. Bunun büyük kısmı tarih etiketleri nedeniyle “güvenli” gıdaların çöpe atılmasından kaynaklanıyor. Küresel gıda kaybı yıllık 400 milyar dolarlık pazar kaybına yol açarken, israf edilen gıdanın ekonomik değeri Türkiye’de yaklaşık 100 milyar TL’yi, dünyada ise 1 trilyon doları aşıyor. Ayrıca veriler dünya genelinde israf edilen gıdayla kullanılan su miktarı, Afrika kıtasının yıllık su ihtiyacını karşılayacak düzeyde olduğunu ortaya koyuyor. Oysa, FAO 2026 verilerine göre 2025’te 2,1 milyar kişi “orta ya da şiddetli gıda güvencesizliği” yaşadı. Bunlardan 696 milyon kişi, ciddi ölçüde gün boyu ya da daha uzun süre boyunca yeterli gıdaya ulaşamadı. Birleşmiş Milletler Dünya Gıda Programı’nın verilerine göre ise Türkiye’de yaklaşık 14,8 milyon kişi “yetersiz gıda tüketimi” yaşıyor. Ne yazık ki sorun, hane halkı tüketiminin bu son aşamasıyla sınırlı değil; gıda zincirinin tüm aşamalarına kadar uzanıyor. Tüketiciler olarak bu tarihlere yakın ürünler satın almak istemediğimiz için, çiftliklerden işletmelere perakendecilerden tedarikçilere kadar tüm gıda endüstrisi, kısmen bu kafa karıştırıcı tarihleme sistemine dayanarak yüz milyarlarca dolar değerinde gıdayı israf ediyor. 29 Eylül Dünya İsrafla Mücadele Günü vesilesiyle konuşan TİDER Başkanı Hande Tibuk, SKT ve TETT kavramlarının karıştırılmasının gıda israfındaki kritik rolüne dikkat çekerken doğru bilgilendirme ve bağış alışkanlıklarının bu kaybı azaltabileceğini vurguladı. TİDER Başkanı Hande Tibuk kamuoyuna şu çağrıyı yaptı: “Etiketlerdeki tarihleri doğru okuyarak ürünlerin gerçek tüketim süresini bilmek, gıda israfını önlemenin ve milyonlarca ihtiyaç sahibine destek olmanın en güçlü yollarından biridir. TETT’si dolmuş ancak uygun koşullarda saklanmış ve sağlıklı ürünlerin çöpe atılmak yerine gıda bankalarına bağışlanması hem çevresel etkileri azaltır hem de gıdaya erişimde güçlük çeken ailelere umut olur. Her bilinçli tüketim ve bağış kararı, toplumsal dayanışmayı güçlendirirken sürdürülebilir bir gelecek için somut bir adım niteliği taşır.” Bu farkın bilinmemesi nedeniyle SKT’si yaklaşan veya TETT’si geçen ürünlerin çoğunlukla market raflarında kaldığına ve çöpe gittiğine dikkat çeken Hande Tibuk, “Oysa TETT’si dolmuş ancak sağlıklı ürünlerin gıda bankaları aracılığıyla ihtiyaç sahiplerine ulaştırılması mümkün” dedi. Gıdaları kaliteli ve güvenli tutmak ve gıda israfını azaltmaya yardımcı olmak için gıda etiketlerindeki "tavsiye edilen tüketim tarihini" ve "son kullanma tarihini" bilmek önemli. TİDER, gıda ambalajlarındaki tarihlerin yalnızca tüketim güvenliği için değil, aynı zamanda sürdürülebilirlik açısından da belirleyici olduğunun altını çiziyor. TİDER’in aktardığı bilgilere göre iki tarih etiketleme arasındaki fark şöyle: Son Kullanma Tarihi (SKT): Et, süt ve süt ürünleri gibi riskli gıdalarda güvenlik sınırını ifade eder. Bu tarihten sonra ürün kesinlikle tüketilmemelidir. Tavsiye Edilen Tüketim Tarihi (TETT): Çoğunlukla bakliyat ve kuru gıda gibi raf ömrü uzun ürünlerde kalite önerisini belirtir. Uygun koşullarda saklanan, görünüm, koku ve tat açısından bozulmamış ürünler bu tarihten sonra da güvenle tüketilebilir. Türkiye genelinde 40 ildeki 83 gıda bankasıyla faaliyet gösteren TİDER, bugüne kadar 4 bin 830 ton ürün bağışının ihtiyaç sahiplerine ulaşmasını sağladı. 1 milyon 35 bin 960 kişiye gıda desteği veren TİDER 12 bin 264 ton karbon salımını engelledi. Dernek; gıda, temizlik, hijyen, giysi, ayakkabı, yakacak ve bu kategorilere yakın oyuncak, nevresim, mutfak eşyası, kırtasiye gibi ürünlerin bağışını kabul ediyor. SKT’si geçmemiş veya TETT’si dolsa da sağlıklı ürünler, TİDER ağına kayıtlı gıda bankaları aracılığıyla milyonlarca kişiye ulaştırıyor. (Kaynak: CNN)