TİHEK Başkanı Şahin'den Gazze değerlendirmesi
Şahin, Antalya'da bu yıl 21'incisi düzenlenen ve Anadolu Ajansının (AA) "Global İletişim Ortağı" olduğu "Uluslararası Adli Tıp Günleri Kongresi"nde, AA muhabiri
Şahin, Antalya'da bu yıl 21'incisi düzenlenen ve Anadolu Ajansının (AA) "Global İletişim Ortağı" olduğu "Uluslararası Adli Tıp Günleri Kongresi"nde, AA muhabirine yaptığı açıklamada, adli tıp ile insan hakları ihlalleri arasında özel bir ilişki olduğunu söyledi.
Özellikle yargıya intikal eden konuların belgelendirilmesinin önemine dikkati çeken Şahin, adli tıp çalışmalarının bu konuda kendilerine ışık tuttuğunu ifade etti.
Şahin, işkenceye sıfır tolerans, faili meçhullerin aydınlatılması, suçluların üzerine gidilmesi ve suç işlenmesinin önlenmesi yönünde çok ciddi yasal düzenlemeler yapıldığını, uygulamada da bunların dikkatle takip edildiğini vurgulayarak, "Türkiye, son 25 yılda bireysel ve toplumsal özgürlüklerin genişletilmesi bakımından çok ciddi mesafeler kat etti." diye konuştu.
Kendileri açısından "insan hakkı ihlalinin gerçekleşmeden önlenmesi"nin önemine işaret eden Şahin, kurumlarının en önemli misyonlarından birinin de bu olduğunu belirtti.
İnsanların bir arada bulunduğu ya da istekleri dışında bulunmak zorunda kaldıkları cezaevleri, tutukevleri, gözaltı nezarethaneleri, yurtlar ve geri gönderme merkezleri gibi kurumlara çeşitli ziyaretler gerçekleştirdiklerini anlatan Şahin, oralardaki standartları tespit edip iyileştirilmesi noktasında kurumlara rehberlik yaptıklarını söyledi.
Şahin, insan hakkı ihlalleriyle ilgili zaman zaman kurumlarına yapılan başvuruları dikkatle inceleyip gerektiğinde kınama ve para cezası verme şeklinde müeyyide uyguladıklarını anlattı.
Şahin, Gazze'de yaşananların bu devirde yaşayıp da buna şahit olan her bir bireyin utancı ve aynı zamanda sorumluluğu olduğunu ifade etti.
Uluslararası toplum ve özellikle Birleşmiş Milletler'in bu konuda çok yetersiz ve çok duyarsız kaldığını dile getiren Şahin, şöyle konuştu:
"Hala insanlık o istenilen ideal noktaya ulaşamamış. Bir insanın, insan olarak var olma ve o insan olarak taşıdığı değerin başkaları tarafından tanınması, saygı görmesi noktasına hala ulaşamamışız. Yani şunu görüyoruz, uluslararası birtakım kurallar, hukuk, evrensel değerler, onların savunucuları ve onların oluşturucuları tarafından hunharca ihlal ediliyor, yok ediliyor. Çok acı. Bunun en son örneğini de Filistin'de Gazze'de yaşıyoruz. 70 bini aşkın insan şehit edilmiş, 10 bini aşkın insan hala kayıp. Orada o insanların kimliklerini tespit etmeyi bırakın, cenazelerine bile ulaşılamıyor. İnsanların eğitim hakkı elinden alınmış. Sağlığa, tıbbi hizmetlere ulaşım hakkı çok çok kısıtlanmış. Hizmet verebilen hastane sayısı 30'dan 5'e düşmüş. İnsanın aslında sadece savaşta mermiyle, silahla değil ama aynı zamanda hastalıklarla, ilaçsızlıkla, tedavisizlikle ölüme terk edilmesi anlamına geliyor. İnşallah, insanlık bu ayıptan bir an önce kurtulur diye ümit ediyorum."
(Kaynak: AA)