⚡ Ajans Online
GÜNCEL

Titanik’ten Dumlupınar’a, Pehlivan Koca Yusuf’tan Amerikan İç Savaşı mağdurlarına: 10 büyük gemi faciası

Kıbrıs açıklarındaki “Filo Jet” gemisinin batması ve hemen ardından Silivri açıklarında 2 geminin çarpışması sonucu yaşanan kazaların ardından gözler denizlerde

📍 Van
Kıbrıs açıklarındaki “Filo Jet” gemisinin batması ve hemen ardından Silivri açıklarında 2 geminin çarpışması sonucu yaşanan kazaların ardından gözler denizlerdeki güvenliğe çevrildi.Ancak denizcilik tarihi, küçük hatalar veya önemseyen ihmallerin nasıl büyük facialara yol açabileceğinin örnekleriyle dolu.Koca Yusuf'un da hayatını kaybettiği La Bourgogne faciasından dünyanın en meşhur gemisi Titanic'e, Türk denizcilik tarihinin en büyük trajedilerinden TCG Dumlupınar'dan modern dönemin Costa Concordia faciasına kadar tarihe geçen 10 gemi kazasından bilgileri derledik.Amerikan İç Savaşı’nın 1865 yılında sona ermesinin ardından savaşı kaybeden Güney’deki esir kamplarında bulunan Kuzey askerleri serbest bırakıldı.Güney’deki kamplarda işkence, açlık ve ağır hastalıklarla boğuşan askerler bir an önce ailelerine, memleketlerine kavuşmayı istiyordu.Kuzey hükümeti de serbest kalan askerlerin Mississippi Nehri yoluyla evlerine taşınması için özel buharlı gemilerin kaptanlarıyla anlaştı.Anlaşmaya göre, taşınan her er için 5 dolar, her subay için de 10 dolar ödeme yapılacağı şeklinde anlaşma yapıldı.SS Sultana gemisinin hissedarı ve kaptanı olan J. Cass Mason’un gözünü hırs bürüdü.Mason, yolcu sevkiyatını yöneten Kuzeyli ordu subaylarına rüşvet vererek, başka gemilerle yola çıkacak askerlerin de kendi gemisiyle götürülmesi için anlaştı.Resmi yolcu kapasitesi 376 kişi olan SS Sultana’ya 2 bin 137 asker bindirildi.Askerler, gemide yürüyecek bile bulamadıkları için güvertede dip dibe yatarak yolculuk yapıyordu.SS Sultana’nın dengesinin bozulmaması için askerlerin geminin sağından soluna geçmelerinin kesinlikle yasak olduğu duyuruldu.Geminin dökme demirden yapılan kazanlarından birinde sızıntı vardı ve zaman darlığı nedeniyle kazan tamir edilmek yerine geçici bir yama yapılarak yola çıkıldı.SS Sultana, 27 Nisan 1865 gece saat 02.00 sıralarında Mississippi Nehri’nin ters ve güçlü akıntısına karşı Memphis açıklarında kuzeye doğru ilerliyordu.Nehrin ters akıntısı ve geminin üzerindeki aşırı yük nedeniyle kazanın üzerindeki basınç dayanılamaz bir noktaya ulaştı.Gemideki 4 kazandan 3’ü devasa bir gürültüyle patladı.Patlamanın şiddetiyle üst güvertede uyumakta olan yüzlerce asker denize savruldu.Gövdesi ahşap olan gemi alev topuna döndü.Yangın hızla yayılırken gemide kalan askerlerin de tek kaçış yolu Mississippi Nehri’nin dondurucu ve taşkın sularına atlamak oldu.Ancak esir kamplarından yeni çıkmış, zayıf ve bitkin askerlerin çoğu yüzemedi.Yüzlerce insan ya nehrin akıntısına kapılarak boğuldu ya da alevlerin arasında yanarak can verdi.1168 insanın hayatını kaybettiği SS Sultana faciası, ABD tarihinin en büyük deniz kazası olarak kabul ediliyor.Ancak bu büyük facia, iç savaşta Kuzey’in liderliğini yapan ABD Başkanı Abraham Lincoln’ün, Güneyli suikastçı John Wilkes Booth tarafından öldürülmesinin yankılarının sürdüğü günlere denk gelmesi nedeniyle ABD basınında yeterince ön planda yer almadı.Fransız transatlantiği SS La Bourgogne, New York'tan Fransa'ya doğru seyir halindeyken 4 Temmuz 1898 tarihinde Nova Scotia açıklarında İngiliz bandıralı Cromartyshire adlı yelkenli gemiyle çarpıştı.Çarpışma, yoğun sis nedeniyle görüş mesafesinin 30 metreye düştüğü sabah 05.00 sıralarında meydana geldi.Çarpışmanın ardından ağır hasar alan La Bourgogne çok kısa süre içerisinde su almaya başladı ve ana pompaları çalıştıracak buharı kaybetti.Kaptan Auguste Deloncle ve geminin birçok üst düzey subayı da dahil olmak üzere yaklaşık 550 insan hayatını kaybetti.Faciada hayatını kaybedenler arasında Türk güreş tarihinin en ünlü pehlivanlarından, “Koca Yusuf” namıyla tanınan Yusuf İsmail de bulunuyordu.Avrupa'da kazandığı güreş müsabakalarının ardından 1898'de ABD’ye giderek dönemin ünlü güreşçileriyle karşılaşıp büyük ün sahibi olan Koca Yusuf, Amerika'daki müsabakalarının ardından Fransa’ya dönmekteydi.Kazanın ardından cansız bedeni bulunamayan Koca Yusuf’un nasıl hayatını kaybettiği ise bilinmiyor.Yıllar içerisinde; bir filikaya tutunmaya çalışırken diğer yolcular tarafından uzaklaştırıldığı, boğulmak üzere olan bir çocuğu kurtarmaya çalışırken akıntıya kapıldığı, üzerinde taşıdığı altınların ağırlığı nedeniyle battığı gibi çeşitli anlatılar yayıldı.Ayrıca Koca Yusuf’un “sırtı yere gelmeyen pehlivan” sanına uygun olarak, cansız bedeninin denizde yüz üstü yatarken görüldüğü de iddia edildi.Dünyanın en bilinen denizcilik faciası, başrollerini Leonardo DiCaprio ve Kate Winslet’in paylaştığı, James Cameron’un 1997 yapımı filmiyle hafızalara kazınan RMS Titanic’in batışı oldu.10 Nisan 1912 tarihinde İngiltere’nin Southampton kentinden New York’a ilk seferine çıkan Titanic, döneminin en büyük ve en gösterişli yolcu gemisiydi.Titanic, son derece güvenli bir gemi olarak görülüyor, kamuoyunda “batmayan gemi” diye bahsediliyordu.14 Nisan gecesi saat 23.40 sıralarında Newfoundland açıklarında bir buzdağına çarpan Titanic, 15 Nisan'ın erken saatlerinde Atlas Okyanusu'nun sularına gömüldü.Gemide bulunan 2 bin 223 insandan 1514’ü hayatını kaybetti.Titanic'in yardım çağrısına cevap veren tek gemi olan RMS Carpathia oldu.Carpathia, bölgeye ulaştığında filikalarda bulunan 706 insan kurtarıldı.Titanic’deki ölü sayısının artmasında en önemli nedeni gemideki filika sayısının yetersizliğiydi.Gemide bulunan 20 filikanın tam kapasite dolması halinde bile toplam yolcu sayısının ancak yarısına ulaşabiliyordu.Üstelik bazı filikalar tamamen doldurulmadan denize indirildi. Bu durum faciadan sonra yürütülen soruşturmalarda üzerinde önemle durulan konuların başında geldi.Titanic, buzdağına çarptığı 14 Nisan gününde, bölgede buzdağları ve buz kütleleri bulunduğuna dair telsiz uyarıları aldı.Ancak uyarılara rağmen geminin hızı düşürülmedi.İngiltere’deki soruşturmada geminin çarpışmadan önceki hızının “aşırı” olduğu değerlendirildi.Facianın bir başka kritik noktası ise Titanic’e 5-10 mil uzaklıkta bulunan Californian gemisiyle ilgili tartışmalardı.Bölgedeki buzlar nedeniyle durmuş halde bulunan Californian’daki görevliler, Titanic’te yardım işareti olarak fırlatılan roketleri gördü.Ancak gemi bölgedeki buzlar nedeniyle hemen Titanic’e doğru hareket etmedi.İngiltere’deki soruşturmada, Californian'ın buzların arasından ilerleyerek Titanic'e ulaşması halinde belki de tüm kayıpları kurtarabileceği değerlendirmesi yapıldı.6 Aralık 1917 tarihinde, Birinci Dünya Savaşı’nda kullanılacak yüksek miktarda patlayıcı taşıyan Fransız yük gemisi Mont-Blanc, Kanada'nın Halifax Limanı’nda Norveç bandıralı SS Imo gemisiyle çarpıştı.Çarpışmanın ardından Mont-Blanc'ta yangın çıktı.Yangının ardından geminin mürettebatı gemiyi terk etti.Ancak gemideki tehlikenin farkında olmayan çok sayıda insan, kıyıdan yangını izlemek için olay yerine yaklaştı.Çarpışmadan yaklaşık 20 dakika sonra saat 09.05'te Mont-Blanc’teki patlayıcı maddeler patlamasıyla gökyüzüne o tarihe kadar görülmemiş bir duman bulutu yükseldi.Patlamanın gücü yaklaşık 2,9 kiloton TNT olarak hesaplandı.Mont-Blanc patlaması, 1945’te ABD’nin Japonya’ya attığı atom bombalarına kadar, insan kaynaklı gerçekleştirilmiş en büyük patlama olarak kabul edildi.Patlamada 2 bine yakın insan hayatını kaybetti.9 bin kişi yaralanırken 6 bin insan da evsiz kaldı.Patlamanın ardından oluşan dev dalga ve yangınlar da Halifax'ın önemli bir bölümünü etkiledi.Çin’de nasyonalistler ile komünistler arasındaki iç savaşta, komünistlerin egemenliğindeki Şangay ve çevresinden ayrılmak isteyen binlerce insan, SS Kiangya gemisiyle seyir halindeyken 4 Aralık 1948 tarihinde büyük bir patlamanın ardından Huangpu Nehri’nde sulara gömüldü.Geminin II. Dünya Savaşı sırasında Japonlar tarafından döşenen bir deniz mayınına çarptığı tahmin ediliyor.Yolcu kapasitesi 1186 kişi olan geminin, patlamanın yaşandığı yolculuk sırasında 4 bin civarında insanı taşıdığı belirtiliyor.Facianın gerçek bilançosu ise gemideki gerçek yolcu sayısının bilinememesi nedeniyle hiçbir zaman kesinlik kazanmadı.Yaygın kanaat, 3 binin üzerinde insanın hayatını kaybettiği şeklinde oluştu.4 Nisan 1953 gecesi NATO tatbikatından dönen Türk denizaltısı TCG Dumlupınar, Çanakkale Boğazı'nda Nara burnu açıklarında İsveç bandıralı Naboland gemisiyle çarpıştı.Çarpışmanın ardından denizaltı kısa süre içerisinde battı ve 81 Türk denizci şehit oldu.Dumlupınar'ın kıç torpido dairesinde bulunan 22 denizci ise denizaltının içinde mahsur kaldı.22 denizci, telefon şamandırası aracılığıyla dışarıdaki ekiplerle iletişim kurmayı başardı.Mahsur kalan denizcilere oksijeni idareli kullanmaları için gerekli olmadığı takdirde konuşmamaları, türkü söylememeleri ve sigara içmemeleri uyarısı yapıldı.Kurtarma çalışmalarının sonuç vermeyeceği anlaşıldığında ise denizcilere artık rahatça konuşabilecekleri, türkü söyleyebilecekleri ve sigara içebilecekleri bildirildi.Mahsur kalan denizcilerin bu son anonsun ardından “Ah bir ataş ver” türküsünü söylediği anlatısı dillendirildi.Türkü, denizaltında mahsur kalan denizcilerin son anlarıyla özdeşleşti ve yıllar içinde facianın ağıtına dönüştü.İçeride mahsur kalan 22 denizcinin, şehit olmadan önce söyledikleri “Vatan sağ olsun” sözleri hafızalara kazındı.Dumlupınar'ın enkazı günümüzde yaklaşık 87 metre derinlikte bulunuyor.Facianın yaşandığı 4 Nisan tarihi Deniz Şehitlerini Anma Günü olarak kabul edildi.20 Aralık 1987 tarihinde MV Dona Paz yolcu feribotu, Filipinler’de MT Vector adlı petrol tankeriyle çarpıştı.Çarpışmanın ardından Vector’daki petrolün alev alması sonucu tanker yanmaya başladı.Tankerdeki yangın, Dona Paz’a sıçradı.Kaza ve hemen ardından başlayan yangın nedeniyle yolcular kendilerini denize attı.Bu kazada da feribotun kapasitesinin çok üzerinde yolcu taşıması facianın büyümesine neden oldu.Kayıtsız yolcular nedeniyle kayıp sayısı kesin olarak tespit edilemedi.Faciada 4 bin 386 insanın hayatını kaybettiği kabul ediliyor.Kurtarma imkanlarının yetersizliği de ölü sayısının artmasına neden oldu.Savaş dışında meydana gelmiş en ölümcül denizcilik facialarından biri olarak tarihe geçen Dona Paz için “Asya'nın Titanik'i” benzetmesi yapılıyor.6 Mart 1987'de İngiliz feribotu Herald of Free Enterprise, Belçika'nın Zeebrugge Limanı'ndan İngiltere’nin Dover Limanı’na hareket etti.Gemi, limandan ayrılmasından 4 dakika sonra hızla yan yattı.Faciada 188 insan hayatını kaybetti.Feribotun hem dış hem de iç baş kapaklarının açık unutularak denize açıldığı ortaya çıktı.Gemi hızlandığında araç güvertesine büyük miktarda su doldu ve bu suyun hareketi geminin dengesini bozarak kısa sürede alabora olmasına yol açtı.Kazanın ardından yapılan soruşturma, facianın yalnızca baş kapaklarının açık bırakılmasından değil, şirket genelindeki güvenlik kültürü ve iletişim sorunlarından kaynaklanan bir dizi ihmalin sonucu olduğunu ortaya koydu.Senegal’e ait MV Le Joola feribotu, 26 Eylül 2002 tarihinde ülkenin güneyindeki Casamance bölgesine sefer yaparken Gambiya açıklarında fırtınaya yakalandı.Feribot kısa süre içerisinde alabora oldu.Kapasitesi 536 kişi olmasına rağmen kaza sırasında gemide 1800’ün üzerinde insan olduğu tespit edildi.Kazada çok sayıda çocuğun aralarında olduğu 1863 insanın hayatını kaybettiği tespit edildi.Facia, Afrika kıtasının en büyük denizcilik felaketlerinden biri olarak kabul ediliyor.Kaza aşırı yolcu taşınmasının yanı sıra feribotların bakım ve denetim eksiklikleri ile kurtarma çalışmalarındaki gecikmeler nedeniyle de Senegal’de toplumsal travmaya yol açtı.Feribotun enkazı ise denizden hiçbir zaman çıkarılamadı.13 Ocak 2012 tarihinde İtalya'nın Giglio Adası açıklarında seyreden Costa Concordia, Kaptan Francesco Schettino'nun gemiyi Giglio Adası'na gereğinden fazla yaklaştırması nedeniyle kayalıklara çarptı.Çarpışmanın ardından geminin gövdesinde yaklaşık 53 metrelik bir yarık oluştu ve gemiye su dolmasına neden oldu.Kazanın kıyıya yakın bir noktada yaşanmasına rağmen, 4 binden fazla yolcu ve mürettebatın bulunduğu gemideki tahliye sürecinin saatler sürmesi nedeniyle 32 insan hayatını kaybetti.Facianın ardından geminin kaptanı Francesco Schettino’nun gemiyi terk etmesi büyük tepki çekti.Uluslararası kamuoyunda yakından takip edilen faciayla ilgili Schettino; adam öldürme, deniz kazasına neden olma ve gemiyi terk etme suçlarından 16 yıl hapis cezasına çarptırıldı.Costa Concordia'nın dev gövdesi, Giglio Adası açıklarında yaklaşık 2 yıl boyunca yan yatmış halde durdu.Enkaz, 2013'te yapılan operasyonla doğrultuldu ve 2014'te Cenova'ya çekilerek söküldü. (Kaynak: ENSONHABER)