Tuncer Bakırhan: 250 metrekarelik konut üzerinden tartışma yürütüyorlar
'Terörsüz Türkiye' sürecinde yeni aşamaya geçildi.DEM Parti Eş Genel Başkanı Tuncer Bakırhan, Yeni Yaşam gazetesine verdiği röportajda sürecin geldiği aşamaya,
'Terörsüz Türkiye' sürecinde yeni aşamaya geçildi.DEM Parti Eş Genel Başkanı Tuncer Bakırhan, Yeni Yaşam gazetesine verdiği röportajda sürecin geldiği aşamaya, İmralı’da Abdullah Öcalan için yapılan konuta ilişkin tartışmalara ve sürecin ikinci aşamasına dair değerlendirmelerde bulundu.Bakırhan, Milli Güvenlik Kurulu (MGK) toplantısının ardından yeni bir aşamaya geçilebileceğini söyledi.Öcalan’ın süreçteki rolünün yalnızca silahsızlanmayla sınırlı olmadığını belirten Bakırhan, Öcalan’ın siyasallaşma sürecinde de rol üstlenebilmesi için gerekli koşulların oluşturulması gerektiğini ifade etti.İmralı’da Öcalan için yapılacağı belirtilen konut üzerinden yürütülen tartışmaları eleştiren Bakırhan, tartışmanın metrekare ve konfor üzerinden yürütülmesinin sürecin niteliğini geri plana ittiğini söyledi.Bakırhan, "Mesele konut değil, konumdur. Birkaç gündür İmralı’daki yapı üzerinden metrekare, bahçe, ‘villa’ konuşuluyor. Oysa bunların hiçbiri asıl konu değil. Konuşulması gereken, Türkiye’de yürüyen sürecin niteliği ve Sayın Öcalan’ın bu süreçteki konumudur" dedi.Öcalan’ın süreçte bir rol üstlendiğini ve devletin de kendisini muhatap aldığını belirten Bakırhan, asıl tartışmanın bu rolün gerektirdiği koşulların sağlanıp sağlanmadığı üzerinden yürütülmesi gerektiğini savundu.Bakırhan, "Devlet kendisini muhatap alıyor, attığı adımların sahada karşılık bulmasını bekliyor ve bu beklentiyi açıkça dile getiriyor. Çerçeve yasayı da Meclis 467 oyla kabul etti. Süreç masada, muhatap belli." ifadelerini kullandı.Tuncer Bakırhan, konut tartışmalarına ilişkin şunları söyledi:"'Konfor' başlığı altında tartışanlar, barışı zora sokuyor""Şimdi sorulması gereken, bu rolün gerektirdiği şartların sağlanıp sağlanmadığıdır. Görüşme, mesaj iletme, çalışma, farklı siyasi ve toplumsal aktörlerle temas, bir sürecin işleyiş koşullarıdır. Bir sürecin muhatabı etkin bir iletişim kuramıyorsa süreç nasıl yürüyecek? Bu koşulları “konfor” başlığı altında tartışanlar, sürecin tamamlanmasını, silahsızlanmayı ve barışı zora sokuyor. Bu süreci 250 metrekare tartışması üzerinden yürütenler meseleye çok dar bir yerden bakıyor. Türkiye’nin yüzölçümü 783 bin 562 kilometrekare. Bu haritada 250 metrekare bir nokta bile tutmaz. Barış ise haritanın tamamının meselesidir. Kimsenin vatanseverliğini sorgulamıyorum. Ama ölçü soracaksak şunu sormak gerekir: Türkiye’nin 783 bin 562 kilometrekaresine huzur, barış ve istikrar getirecek bir sürecin önüne 250 metrekarelik bir tartışma koymak mı vatanseverlik?Bu topraklarda çok can gitti. Türk’ün de Kürt’ün de yas tutan ailelerinin sorduğu soru bir konutun büyüklüğü değil, bu acının bir daha yaşanıp yaşanmayacağıdır. Sayın Öcalan için artık fiili durum yetmiyor. Rol fiilen verilmişse karşılığı hukuken de tanımlanmalı. Statü, yetki, sorumluluk ve iletişim kanalları yasayla belli olmalı. Belirsizlik olduğu sürece hem söylenti hem keyfîlik iddiası bitmez. Sonuç olarak mesele konut değil, Sayın Öcalan’a fiilen verilen rolün hukuki ve siyasal karşılığıdır. O karşılık tanımlanmadıkça tartışma metrekareden metrekareye sürer, süreç ise istenilen düzeyde ilerleyemez."
(Kaynak: ENSONHABER)