⚡ Ajans Online
SPOR

Türk hentbolunun sporcu aileleri: "Sahada da hayatta da birlikte"

Anadolu Ajansının (AA) "Türk hentbolunun sporcu aileleri" dosyasının ikinci bölümünde milli oyuncular Ozan ve Meryem Erdoğan çifti, sporculuk kariyerlerini, evl

📍 Bolu
Anadolu Ajansının (AA) "Türk hentbolunun sporcu aileleri" dosyasının ikinci bölümünde milli oyuncular Ozan ve Meryem Erdoğan çifti, sporculuk kariyerlerini, evliliğe giden yaşamlarını, yeni doğan oğulları Soydan'ı, sporcu anne-baba olmayı değerlendirdi. İstanbul'da ilkokulda başladığı hentbola 17 yıldır devam ettiğini belirten Meryem, milli formayı ilk kez 16 Yaş Altı Balkan Şampiyonası'nda giydiğini belirterek, anne olduktan sonra kariyerine kısa süre ara verdiğini söyledi. Kariyerinde Türkiye'nin yanı sıra Romanya'da da forma giyen milli oyuncu Ozan Erdoğan ise hentbolun hayatlarının her döneminde olduğunu anlattı. Ozan Erdoğan, lise yıllarında gördüğü Meryem'den etkilendiğini belirterek, "Eşimi ilk gördüğümde saçlarını örmüştü ve renkli tokaları vardı, çok etkilenmiştim. Hayatımızda hentbol her zaman vardı. Hentbol sayesinde tanıştık, büyüdük ve ailemizi kurduk." dedi. Meryem Erdoğan da milli takım kampında başlayan arkadaşlıklarının aynı üniversitede okumalarıyla güçlendiğini belirterek, "Telefon numaramı takım arkadaşımdan istetmişti. Lisede tanıştık, sonra aynı üniversiteden mezun olduk. Ailem il dışında oynamamı istemiyordu. Ozan'a 'Evleneceksek evlenelim, ben de farklı şehirlerde oynayayım.' dedim. Böylece evlilik kararı aldık." diye konuştu. Evlilik kararını aldıktan sonra kız isteme töreninin gerçekleştiğini anlatan Ozan, "Çok terledim, ailem o dönem Adana'da yaşıyordu. Annem, babam, kardeşim hep beraber gittik, kızı babam istedi. Ailem her zaman destek oldu, sağ olsunlar." dedi. Bosna Hersek kökenli olduğunu dile getiren Meryem Erdoğan, "Ailem Bosna Hersek'ten Srebrenitsa soykırımı, savaş zamanı 1992'de İstanbul Pendik'e göç etti. Bu yüzden de ailem hiç il dışında oynamamı istemiyordu. Her yıl yazları Bosna Hersek'e gideriz, sadece annem ve babamlar buraya göç ettikleri için bütün akrabalarımız orada. Babam, anne olup hentbola ara verene kadar her maçımda tribündeydi." ifadelerini kullandı. Ozan'ın hentbol oynama stilinin, hareketlerinin kendisini etkilediğini anlatan Meryem, "Eşim orta oyun kurucu ben pivotum, maçlardan sonra birbirimize önerilerde bulunuyoruz. Hentbol evden hiç eksik olmuyor. Şimdi oğlumuz Soydan da hayatımıza katıldı ama hentbol hep hayatımızın merkezinde." şeklinde konuştu. Sporcu çift olmanın zorluklarını değinen Meryem, şunları kaydetti: "Eşim Ankara'ya transfer olmuştu, ben İstanbul'daydım. Haftanın 3 günü Ankara'ya geliyordum, 4 günü İstanbul'daydım. Sonra eşimle beraber Romanya'ya transfer olmuştuk. Ama ben çifte vatandaş olduğum için lisansımı çıkartamadık. Şöyle bir anımız var, Ozan'ların İsviçre'de milli takım maçı vardı. Düşünün Türkiye'den İsviçre'ye gidiyorum onu görmeye, o Romanya'dan İsviçre'ye geliyor. İsviçre'de görüşüyoruz, sonra Ozan Romanya'ya ben Türkiye'ye dönüyordum." Meryem Erdoğan, mutlu bir hayatlarının olduğunu anlatarak, "İyi ki Ozan ile evlenmişim. Doğum süreci, hamilelik... O kadar çok destekledi ki. Şu an yüksek lisans yapıyorum, en büyük motivasyonum eşim." dedi. Meryem Erdoğan, 2014'te Trabzon'da Liselerarası Dünya Şampiyonası'nda kazandıkları şampiyonluğu hiç unutamadığını belirterek, "Nikahımızın daha özel olması için Bosna Hersek'te Türkiye Büyükelçiliği'nde evlendik. Sadece Ozan, ben ve nikah şahitlerimiz. Başka kimseyi istemedik. O da çok ayrı bir anımızdı ve gerçekten bu kararı verdiğimiz için iyi ki böyle yapmışız diyoruz." ifadelerini kullandı. Anne olmadan önce Üsküdar Belediyespor'da oynadığını, tekrar hentbola dönmeyi planladığını dile getiren Meryem, "Çocuğumuz Soydan, biraz büyüdükten sonra tekrar hentbol oynama hedefim var. Aileden bakabilecek birisi olursa hentbola dönmeyi çok istiyorum. Şu anda da bireysel antrenmanlarıma devam ediyorum." şeklinde görüş belirtti. Yeniden milli takıma dönmek istediğini de dile getiren Meryem, sözlerini şöyle tamamladı: "Oğlumun, 'Anne gol at, anne bu maçta benim için 4-5 tane gol at.' diyeceği yaşa kadar oynamayı çok istiyorum. Bunu düşündüğüm zaman çok mutlu oluyorum, o anı iple çekiyorum. Hem sporcu hem anne bir kadın, dünyanın en güçlü kadınlarından biridir. Anne olmadan önce anneliğin bu kadar kutsal bir şey olduğunu bilmiyordum, bu kadar farkındalığım yoktu. Çocuğumun da bir sporcu olmasını, dilerse hentbolcu olmasını istiyorum. İyi ki hayatımın her alanında hentbol olmuş, iyi ki hentbolcu eşim olmuş." Ozan Erdoğan ise eşiyle aynı sporu yaptıkları için daha iyi anlaştıklarını vurgulayarak, "İki sporcu birbirinin neye ihtiyacı olduğunu çok iyi biliyor. Bence en büyük avantaj bu. Dezavantajları da var tabii ki ama avantajları daha çok diyebilirim. Soydan doğduğunda hayatım boyunca hiç hissetmediğim duygular hissettim, müthiş. Keşke daha erken hissetseydim bu duyguları. Babalığı herkese tavsiye ediyorum. Sporcu olmak tabii ki de evlenmeye engel değil. Aksine bence hayatımız kolaylaşıyor." diye konuştu. Beykoz Belediyespor, Beşiktaş ve Spor Toto'dan sonra Romanya'da CSM Focșani takımına transfer olduğunu hatırlatan Ozan, Türk hentbolunun iyi bir ivme kazandığını anlatarak, "Tarihimizde ilk defa erkeklerde Dünya Şampiyonası'na katılacağız. Daha iyi olmalıyız, daha çok çalışmalıyız. Romanya'dan imkan olarak 50-100 yıl ilerideyiz. Ama mantalite olarak onlara yakın bile değiliz. Hiçbir zaman çalışmayı bırakmıyorlar hep yüksek şiddette antrenman yapıyorduk." değerlendirmesinde bulundu. Ozan, üç ay önce dünyaya gelen oğulları Soydan'ın da ileride ay-yıldızlı formayı giymesini çok istediğini ifade etti. (Kaynak: AA)