⚡ Ajans Online
GÜNCEL

Türkiye rüzgar enerjisinde dünya ortalamasını aştı: Kapasite 15 bin MW’ı geçti

Küresel rüzgar enerjisi büyümesi aynı dönemde yüzde 14,3 olarak gerçekleşirken, Türkiye bu oranı aşarak en hızlı büyüyen ilk 30 pazar içinde öne çıkan ülkelerde

📍 Van
Küresel rüzgar enerjisi büyümesi aynı dönemde yüzde 14,3 olarak gerçekleşirken, Türkiye bu oranı aşarak en hızlı büyüyen ilk 30 pazar içinde öne çıkan ülkelerden biri oldu. KÜRESELDE HIZLI BÜYÜYEN ÜLKELER Rüzgar enerjisinde dünya genelinde büyüme hızının üzerinde performans gösteren ülkeler arasında Vietnam, Şili, Çin ve Hindistan yer aldı. Özellikle Vietnam yüzde 50’nin üzerindeki büyüme oranıyla listenin zirvesine yerleşti. SON YILLARIN EN GÜÇLÜ ARTIŞI Dünya genelinde rüzgar enerjisi kapasitesi, geçen yıl devreye alınan 169 bin megavatlık yeni kurulumla 1 milyon 346 bin megavatı aştı. Yeni kurulumlarda yüzde 35’lik artışla son beş yılın en güçlü büyümesi kaydedildi. Rüzgar enerjisi, yaklaşık 3 bin teravatsaatlik üretimle küresel elektrik talebinin yüzde 11’inden fazlasını karşılamaya başladı. ÇİN LİDERLİĞİNİ SÜRDÜRÜYOR Küresel büyümenin en büyük sürükleyicisi Çin oldu. Tek başına 130 bin megavatlık yeni kurulum gerçekleştiren Çin, dünya genelindeki yeni kapasitenin yüzde 77’sini üstlendi ve toplam kapasitenin yarısından fazlasını oluşturdu. Hindistan 6 bin 300 megavatlık yeni kapasiteyle ikinci sıraya yükselirken, ABD 6 bin 272 megavat ile üçüncü sırada yer aldı. Türkiye ise 2 bin 142 megavatlık artışla dünyada yedinci sıraya yerleşti. 2035 HEDEFİ: 120 BİN MEGAVAT Türkiye, yenilenebilir enerji yatırımlarını hız kesmeden sürdürmeyi hedefliyor. Bu kapsamda güneş ve rüzgar enerjisinde toplam kurulu gücün 2035 yılına kadar 120 bin megavata çıkarılması planlanıyor. YENİLENEBİLİR ENERJİ YATIRIMI AVANTAJ SAĞLIYOR Oslo Üniversitesi Siyaset Bilimi Bölümü’nden Dr. Francesco Sassi, yenilenebilir enerjiye erken yatırım yapan ülkelerin enerji fiyatlarındaki dalgalanmalardan daha az etkilendiğini belirtti. Sassi’ye göre, fosil yakıtlardan yenilenebilir kaynaklara geçiş süreci yalnızca teknolojik değil, aynı zamanda siyasi ve jeopolitik faktörlerle de şekilleniyor. Küresel rekabet ve uluslararası ilişkiler, gelecekte hangi enerji kaynaklarının öne çıkacağını belirleyecek. (Kaynak: CNN)