Türkiye Sigorta Birliği, COP31'de "Sigorta Evi" ile küresel sigorta sektörünü buluşturacak
Türkiye Sigorta Birliği'nden (TSB) yapılan açıklamaya göre, iklim değişikliğinin ekonomik ve toplumsal etkilerinin giderek daha görünür hale gelmesi, sigorta se
Türkiye Sigorta Birliği'nden (TSB) yapılan açıklamaya göre, iklim değişikliğinin ekonomik ve toplumsal etkilerinin giderek daha görünür hale gelmesi, sigorta sektörünün rolünü de yeniden tanımlıyor. Sigortacılık, artık yalnızca risklerin gerçekleşmesinin ardından hasar ödeyen bir yapı değil, riskleri öngören, azaltılmasına katkı sunan ve toplumların dayanıklılığını güçlendiren stratejik aktör olarak öne çıkıyor.
TSB de Türkiye'nin COP31'e ev sahipliği yapacak olmasını, sektörün bu alandaki deneyimi ve çözüm üretme kapasitesini uluslararası ölçekte ortaya koymak için önemli bir fırsat olarak değerlendiriyor.
Bu vizyonla hayata geçirilecek "Sigorta Evi", sigorta ve reasürans sektörünün liderlerini, kamu temsilcilerini, uluslararası kuruluşları, akademisyenleri ve alanında öncü uzmanları buluşturacak.
"Sigorta Evi"nde iklim değişikliği ve afet risklerinin finansmanından sürdürülebilir sigortacılığa, yenilikçi risk transferi çözümlerinden teknolojik dönüşüme kadar sektörün geleceğini şekillendiren pek çok başlık ulusal ve uluslararası paydaşların katılımıyla ele alınacak.
Sigorta Evi, COP31 boyunca farklı formatlarda gerçekleştirilecek buluşmalarla sektör paydaşlarını bir araya getirecek. 11-12 Kasım'da TSB liderliğinde gerçekleştirilecek ilk buluşmada, sigorta sektörünün iklim değişikliği ve afet riskleri karşısındaki rolü, dayanıklılığın güçlendirilmesi ve geleceğin risklerine yönelik çözüm alanları yerli ve yabancı sektör paydaşlarıyla birlikte ele alınacak.
13-14 Kasım'da BM Çevre Programı Finans Girişimi işbirliğiyle "COP31 Global Sustainable Insurance Summit" düzenlenecek. Bu buluşma, küresel sigorta sektörünün önde gelen temsilcilerini bir araya getirerek iklim riskleri, dayanıklılık, koruma açıklarının azaltılması ve sürdürülebilir sigortacılık alanlarında geliştirilebilecek çözüm ve işbirliklerine odaklanacak.
Böylece Sigorta Evi, COP31 kapsamında yalnızca sektörün ortak sesini uluslararası platforma taşıyan bir buluşma noktası değil, Türk sigorta sektörünün küresel paydaşlarla birlikte somut çözüm ve işbirliği alanları geliştirdiği bir diyalog platformu olarak konumlanacak.
TSB, 9-20 Kasım 2026'da Antalya'da düzenlenecek COP31'de, Sigorta Evi çatısı altında küresel paydaşları geleceğin dayanıklılık çözümlerini birlikte şekillendirmeye davet ediyor.
Açıklamada değerlendirmesine yer verilen TSB Genel Sekreteri Özgür Obalı, Türkiye'nin COP31'e ev sahipliği yapmasının sigorta sektörü açısından önemli bir fırsat sunduğunu belirterek, iklim değişikliğiyle birlikte risklerin niteliği, ölçeği ve birbirleriyle etkileşiminin hızla değiştiğini, böyle bir dünyada sigortacılığın yalnızca hasar oluştuktan sonra devreye giren bir mekanizma olarak değerlendirilemeyeceğini ifade etti.
Sektörün riskin ölçülmesinden önlenmesine, finansal kayıpların yönetilmesinden toplumların ve ekonomilerin dayanıklılığının artırılmasına kadar çok daha stratejik bir sorumluluk üstlendiğine dikkati çeken Obalı, "COP31'in Türkiye'de gerçekleştirilecek olması, bu yaklaşımı uluslararası paydaşlarla buluşturmak açısından son derece kıymetli. Sigorta Evi'ni de fikirlerin paylaşıldığı, yeni ortaklıkların geliştirildiği ve geleceğin risklerine karşı somut çözümlerin tartışıldığı güçlü bir uluslararası platform olarak tasarlıyoruz." ifadesini kullandı.
Obalı, sigorta sektörünün iklim değişikliğiyle mücadelede önemli aktörlerden biri olduğunu vurgulayarak şunları kaydetti:
"Geleceğin temel meselelerinden biri, büyüyen ve çeşitlenen riskler karşısında toplumları ve ekonomileri nasıl daha dirençli hale getireceğimiz olacak. Bunun için kamu, özel sektör, uluslararası kuruluşlar, akademi ve sigorta ekosisteminin birlikte hareket etmesi gerekiyor. Sigorta Evi ile sektörümüzün bilgi birikimini küresel paydaşlarla buluştururken yeni işbirliklerinin ve yenilikçi risk çözümlerinin önünü açmayı amaçlıyoruz. Sigortacılığın daha dirençli, kapsayıcı ve sürdürülebilir bir geleceğin inşasındaki stratejik rolünü görünür kılmak istiyoruz."
(Kaynak: AA)