⚡ Ajans Online
GÜNCEL

Türkiye'nin Şam Büyükelçisi Yılmaz: Türkiye Suriye'nin dünyaya, Avrupa'ya ve küresel pazarlara açılan kapısıdır

"Anadolu Ajansı (AA) Kent Ekonomileri Zirvesi Gaziantep-Halep" etkinliği, AA'nın öncülüğünde, Gaziantep Valiliği koordinasyonu ile Gaziantep Büyükşehir Belediye

📍 Gaziantep
"Anadolu Ajansı (AA) Kent Ekonomileri Zirvesi Gaziantep-Halep" etkinliği, AA'nın öncülüğünde, Gaziantep Valiliği koordinasyonu ile Gaziantep Büyükşehir Belediyesi ev sahipliğinde, Kalyon İnşaat ve SANKO Holding katkısıyla Gaziantep Üniversitesi Mavera Kongre ve Sanat Merkezi'nde gerçekleştiriliyor. Büyükelçi Yılmaz, zirve kapsamında düzenlenen özel oturumda konuştu. Zirvenin iki ülkenin ortak geleceğini birbirine bağlayan çok güçlü bir köprü olduğunu dile getiren Yılmaz, amacın komşuluk hukukunu canlandırmak, bölgede kalıcı barış ve istikrarı inşa ederken halkların refahını en üst düzeye çıkarmak olduğunu söyledi. Yılmaz, refahın ve istikrarın en büyük lokomotifinin ticaret, ekonomi ve iş insanlarının cesur adımları olduğuna işaret ederek, "Gaziantep ve Halep, haritalar üzerine çizilmiş sınırların çok ötesinde birbirini tamamlayan ikiz şehirlerdir. Yüzyıllar boyunca Halep ne kadar ürettiyse Gaziantep o kadar ticaretini yapmış, Gaziantep ne kadar büyüdüyse Halep de o kadar canlanmıştır." diye konuştu. Gaziantep ve Halep'in, Orta Doğu ve Akdeniz havzasının en büyük lojistik ve endüstriyel akslarından birini oluşturduğuna dikkati çeken Yılmaz, "Geçmişte yaşadığımız zorlu süreçlerin ardından bugün ilişkilerimizde yeni ve kurumsal bir dönemin kapılarını aralıyoruz. Diplomatik kanalların yeniden ve güçlü bir şekilde tesisi ve Şam'daki faaliyetlerimizin kurumsallaşması, ekonomik ilişkilerimizin de çok daha güvenli, hukuki ve sürdürülebilir bir zemine oturmasını sağlayacaktır." dedi. Yılmaz, Türkiye ile Suriye arasındaki ticaretin sadece sınırlar içindeki alışverişten ibaret olmadığının altını çizerek, "Nasıl savaşı iki ülkede beraber yaşadıysak, ticareti de gelişmeyi de iki ülke birlikte yaşıyoruz. Türkiye, Suriye'nin dünyaya, Avrupa'ya ve küresel pazarlara açılan kapısıdır. Suriye ise Türkiye'nin Orta Doğu ve Körfez coğrafyasına uzanan stratejik lojistik koridorudur." ifadelerini kullandı. Uçuşların yeniden başlaması ve artması, gümrük kapılarındaki modernizasyon çalışmaları ve lojistik hatların canlandırılmasının, ticaretin etkisini artırdığını belirten Yılmaz, şunları söyledi: "Bizim bu yeni dönemdeki temel hedefimiz kazan kazan ilkesidir. Suriye'nin yeniden imarı ve ekonomik olarak ayağa kaldırılması, Türkiye ekonomisi için yeni ihracat, lojistik ve yatırım alanları demektir. Aynı şekilde Türk yatırımcısının bilgi birikimi, teknolojisi ve sermayesi, Suriye ekonomisinin hızla toparlanması, istihdamın artması ve bölgede sosyal barışın kalıcı hale gelmesi için en büyük fırsattır." Nuh Yılmaz, yatırımcılara kısa vadeli ticaretle yetinmemeleri gerektiği tavsiyesinde bulunarak, "Uzun vadeli ortaklıkların kurulmasını tavsiye ediyoruz. Suriye'yi sadece mal satılacak bir pazar gibi değil, birlikte üretilecek, birlikte ortaklık geliştirilecek bir coğrafya olarak kurgulamak her iki ülkenin de en önemli kazancı olacaktır." dedi. Güçlü ve güvene dayalı ortaklıkların, yatırımların en büyük sigortası olacağını belirten Yılmaz, "Zaman zaman gördüğümüz kapkaççı tavırlara taviz vermeden, son derece kurumsal, güçlü, iki tarafın da uzun vadeli planlar yaptığı bir ortaklık iki ülkeyi de ileriye taşıyacaktır." diye konuştu. Yılmaz, altyapı, yapı malzemeleri ve enerji sektörlerine odaklanmamın önemine işaret ederek, "Çünkü Suriye'nin yeniden imarı sürecinde en birincil ihtiyaç altyapı, konut, enerji ve lojistiktir. Bu alanda rüştünü dünyaya ispatlamış olan Türk firmaları Suriye'de çok büyük bir avantaja sahiptir." ifadelerini kullandı. Gaziantep ve Halep'in üretim ekosistemini "kaldıraç olarak kullanmayı" tavsiye eden Yılmaz, "Gaziantep'in sanayi tecrübesiyle Halep'in iş gücü ve lojistik konumunu birleştiren projeler, maliyet avantajı ve küresel rekabet gücü açısından sizlere büyük bir kapı açacaktır." dedi. Yılmaz, kurumsal ve hukuki danışmanlığın da önemine dikkati çekerek, "Bu konunun asla ihmal edilmemesi gerektiğini düşünüyoruz. Yeni dönemde Suriye'de hızla mevzuat değişiklikleri gerçekleşiyor. Gümrük rejimleri, yatırım teşvikleri sürekli değişiyor, gelişiyor. Büyükelçiliğimiz, Halep Başkonsolosluğumuz ve ticaret müşavirliklerimiz bu konuda her zaman size yardımcı olmak için ellerinden geleni yapacaklardır." diye konuştu. İş insanlarına işlerini mutlaka takip etmeleri tavsiyesinde bulunan Yılmaz, "Bizim yapabileceğimiz şey mümkün olduğu kadar size yol göstermek, yordam göstermek, bildiğimiz insanlarla tanıştırmak, biraz çevreyi geliştirmek. Ama neticede bu işi işin erbabından daha iyi bizim bilmemiz mümkün değil." ifadelerini kullandı. Yılmaz, Suriye'de yatırım yapmak isteyen iş insanlarına Türkiye'nin rehberliğini devreye sokmayı ihmal etmemeleri gerektiğini söyleyerek, "Riskleri doğru yönetmek, doğru zamanlama, fırsatları büyütmenin ilk kuralıdır." dedi. Suriye'de kanunlarla ilgili bir takım sorunlar olduğunu ve bu konunun Suriyeli muhataplarla devamlı görüşüldüğünü dile getiren Yılmaz, "Daha önceden eski bir sistemin, Baas sisteminin kalıntısı olan, kapalı ekonominin altyapısını oluşturmaya çalışan, ülkeyi sadece birkaç aile ve birkaç şirketle ve kendilerine bağlı olarak yönetmeye çalışan bir elitin tasfiye olduğu, gittiği ve yeni bir ülkenin kurulduğu dönemdeyiz." şeklinde konuştu. Suriye'de Meclis Kurulunun henüz çalışmaması nedeniyle birçok konuda yasa değişikliği gerektiğini ve zamana ihtiyaç olduğunu ifade eden Yılmaz, "O yüzden bu yasa değişikliklerini de çok yakından takip etmenizi ve bunları fırsata çevirmenizi biz açıkçası mutlaka tavsiye ediyoruz." dedi. Yılmaz, özellikle finans ve yatırım garantileri anlamında çok yakın zamanda önemli değişiklikler olacağını belirterek, bunları çok yakından takip edeceklerini vurguladı. Bunun, kendileri için en önemli gündem maddelerinden biri olması gerektiğini aktaran Yılmaz, yakın zamanda meclisin açılmasıyla beraber sürecin başka bir aşamaya geçeceğini ve "şu ana kadar tıkanan bazı işlerin çok daha hızlı yürüdüğünü" hep birlikte göreceklerini söyledi. Büyükelçi Yılmaz, Suriye'ye yatırımın bu ülkenin ve bölgenin refahına katkı sağlayacağına dikkati çekerek, şunları kaydetti: "Suriye'de kalıcı istikrarın yolu, ekonomik refahın yeniden tesis edilmesinden geçmektedir. Sizlerin Suriye'de açacağı her fabrika, yapacağı her yatırım ve tırlarla taşıyacağı her mal, sadece iki ülke ticaret hacmini büyütmekle kalmayacak, aynı zamanda bölge insanına aş olacak, iş olacak, geleceğe dair umut olacak. Bizler devlet olarak diplomasinin tüm imkanlarıyla güvenli ve öngörülebilir bir yatırım ortamı sağlamak için Şam'da ve sahadaki tüm birimlerimizle yanınızdayız. Sınır komşuluğumuzu, ortak tarihimizi ve kültürel bağlarımızı çok daha parlak bir ekonomik geleceğe tahvil edeceğimize inancım tamdır." Yılmaz, Şam Büyükelçisi olarak atandığında Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın kendisine iki konunun çözülmesi için mutlaka inisiyatif alması gerektiğini söylediğini belirterek, "(Bunlardan) Birincisi güvenlik meselesiydi, ikincisi de ekonomi meselesiydi. Güvenlik meselesini Suriye şu anda büyük oranda çözmüş durumda. İnşallah bu önümüzdeki dönemde güneydeki sorunların kontrol altına alınmasıyla çok daha iyi bir noktaya gelecek. Ama şu anda bile zaten Şam'da, Suriye'de güvenlik çok daha farklı, altı ay öncesine göre çok ileri durumda." ifadelerini kullandı. Bir diğer konunun ise ekonomi olduğunu dile getiren Yılmaz, Suriye'nin ekonomi konusunda da geçen bir buçuk yıla göre çok daha iyi bir durum olduğunu kaydetti. Yılmaz, "Şu anda onlarca projeyi konuşuyoruz. Bunların bir kısmının daha yavaş gittiğini hepimiz zaten biliyoruz. İnşallah bunları hızlandırarak önümüzdeki dönemde bu ivmeyi de iki ülkeye kazandıracağız." değerlendirmesini yaptı. Gaziantep Halep Kent Ekonomileri Zirvesi'nin hayırlı sonuçlar vermesini dileyen Yılmaz, başta Anadolu Ajansı, Gaziantep Valiliği ve Gaziantep Büyükşehir Belediyesi olmak üzere emeği geçen herkese teşekkür etti. Büyükelçi Yılmaz, konuşmasının ardından soruları yanıtladı. Yılmaz, Gaziantep'te üretim yapan bir yatırımcının Suriye'de hangi şehre yatırım yapması gerektiğine yönelik soru üzerine, stratejik avantajları nedeniyle Halep-İdlib bölgesini önerdi. İki şehir arasındaki sinerji, coğrafi yakınlık ve lojistik imkanlara dikkati çeken Yılmaz, Halep'teki iş gücünün Türkiye'yi ve Türkiye'nin çalışma şartlarını yakından bilmesi ile bölgedeki enerji avantajının yatırımcılar için büyük bir avantaj oluşturduğunu vurguladı. Yılmaz, "En istikrarlı enerji sorununu şu anda çözmüş olan bölge de yine Halep-İdlib bölgesi. O yüzden burada eğer şu an itibaren, altı ay sonra bu görüşüm değişebilir ama şu an için bu konuda vereceğim cevap tabii ki Halep-İdlib hattının öncelikle yatırım alanı olarak düşünülmesidir." ifadelerini kullandı. Türkiye'de geçici koruma altındaki Suriyeli şirket sahipleriyle ilgili soruyu yanıtlayan Yılmaz, birçok kurum ve bakanlığı ilgilendiren geçici koruma meselesinin devletin üst kademelerinde görüşüldüğünü ve bu konuda hazırlıklar yapıldığını aktardı. Yılmaz, Suriye'deki ihtilaf bittiği için geçici korumanın tamamen kaldırılması gerektiği değerlendirmesinde bulunarak, mevzuat düzenlemeleri üzerine çalışıldığını ve gelecek dönemde bu meselenin nihayete erdirileceğini dile getirdi. Daha önce Türkiye'de yaşayan ve Suriye'ye kesin dönüş yapan Suriyeliler için şu ana kadar vize uygulanmadığını hatırlatan Yılmaz, "Ama şu anda bu konu üzerinde de çalışıyoruz, inşallah kısa bir zaman içerisinde Göç İdaresiyle birlikte kesin dönüş yapanlara, Suriye'ye dönüş yapanlara Türkiye'ye geldiklerinde vize kolaylığı sağlanması için çalışmamız sürüyor." dedi. Yılmaz, bir Türk heyetinin iki hafta önce bu konuyu müzakere etmek üzere Suriye'yi ziyaret ettiği bilgisini paylaşarak, Suriye'de yaşayıp da Türkiye'de ticaretle uğraşanlara vize konusunda yardımcı olmaya çalıştıklarını ifade etti. Suriye'nin çok ciddi bir iç savaş yaşadığını anımsatan Yılmaz, böyle bir dönemden sonra ülkenin toparlanmasının vakit aldığını dile getirdi. Yılmaz, Aralık 2025'te göreve başladığında Suriye'deki en büyük meselelerin güvenlikle alakalı olduğunu belirterek, şunları kaydetti: "Şu anda PKK'nın kontrol ettiği alanları büyük oranda kaybetmesi ve bu alanların merkezi devletin yönetimine geçmesi, entegrasyon sürecinin hızlı bir şekilde ilerlemesi Suriye'de güvenlik durumunu oldukça düzeltmiş durumda. Sahil bölgesindeki güvenlik konuları da büyük oranda kontrol altına alınmış durumda. Yani artık bir isyan ya da savaş durumu yok. İç savaş durumu yok. Tam tersine güvenlik konusunda son derece güçlü, konusunu bilen bir yönetim var." Belli ihtilafların devam ettiği Suriye'nin güneybatısındaki bölge dışındaki alanların yatırım için güvenli olduğunu vurgulayan Yılmaz, yol koşullarının ve güvenlik koşullarının iyileştirildiğini söyledi. Büyükelçi Yılmaz, güvenlik bürokrasisinin daha fazla sahayı kontrol etmeye başladığının altını çizerek, Suriye sokaklarında artık üniformalı polislerin dolaşmasının güvenlik algısına katkı sağladığını aktardı. Silah kullanımının gelecek dönemde kısıtlanacağını belirten Yılmaz, Suriye'nin güvenlik alanında muhteşem işler yaptığını kaydetti. Anadolu Ajansı web sitesinde, AA Haber Akış Sistemi (HAS) üzerinden abonelere sunulan haberler, özetlenerek yayımlanmaktadır.Abonelik için lütfen iletişime geçiniz. (Kaynak: AA)