Tuzla'da minibüsün çarptığı motosiklet sürücüsünün annesi: Kaza değil, cana kast
17 Haziran'da İstanbul'un Tuzla ilçesi Aydınlı Yolu'nda Mahmut A'nın kullandığı minibüs, aynı yönde motosikletiyle ilerleyen Bora Gülalp'e çarptı. Ağır yaralana
17 Haziran'da İstanbul'un Tuzla ilçesi Aydınlı Yolu'nda Mahmut A'nın kullandığı minibüs, aynı yönde motosikletiyle ilerleyen Bora Gülalp'e çarptı. Ağır yaralanan Gülalp, kaldırıldığı hastanede yapılan müdahalelere rağmen hayatını kaybetti.Davanın ilk duruşmasının ardından Gülalp ailesi, kazaya ilişkin kamera görüntüleri ve bilirkişi raporunun dikkate alınmasını isteyerek tahliye kararına tepki gösterdi.Bora Gülalp'in ağabeyi Cem Gülalp, kardeşinin motosikletiyle normal şekilde seyir halindeyken minibüsün arkadan hızla çarptığını öne sürdü.Kardeşinin çarpmanın etkisiyle metrelerce havaya savrulduğunu belirten Gülalp, hastanede yapılan tetkiklerde omurga kırıkları ile karaciğerinde ağır hasar tespit edildiğini söyledi. Kardeşinin ameliyata alındığını aktaran Gülalp, yeniden başlayan kanamanın durdurulamaması sonucu Bora'nın sabaha karşı hayatını kaybettiğini ifade etti.Gülalp, kardeşinin kask ve koruyucu ekipman kullandığını belirterek, "Normal bir kaza değil. Şoför asla yavaşlamamış, önüne bakarak araç sürmemiş." dedi.Minibüsün kamera görüntülerinde sürücünün davranışlarının görüldüğünü ileri süren Gülalp, kardeşinin sağa yanaştığını fark etmesine rağmen minibüsün hızını artırdığını savundu.Gülalp, sürücünün fren yapması veya direksiyonu farklı yöne kırması halinde kazanın önlenebileceğini öne sürerek, "Biz adalet istiyoruz. Çünkü bu normal bir trafik kazası değil." ifadelerini kullandı.Bora Gülalp'in annesi Semiha Gülalp de oğlunun motosiklet kullanırken trafik kurallarına dikkat ettiğini ve koruyucu ekipman kullandığını söyledi.Kamera görüntülerini izlemenin kendisi için çok zor olduğunu belirten Gülalp, olayın oluş şekline ilişkin ailesine aktarılan bilgileri paylaştı.Gülalp, minibüsün yüksek hızla geldiğini savunarak, "Ben bu olaya kaza diyemiyorum, cana kast diyebiliyorum. Sadece anne yüreğiyle değil, kritik yaparak da böyle düşünüyorum. Vicdanen böyle düşünüyorum ve mahkeme salonunda vicdanım daha çok yaralandı." dedi.Ailenin sunduğu bilirkişi raporunda minibüs sürücüsünün kusurlu bulunduğunu savunan Gülalp, mahkemenin tahliye kararının kendilerini derinden üzdüğünü dile getirdi.Duruşmada karşı tarafın savunmalarına da tepki gösteren anne Gülalp, oğlunun ölümünün ardından yapılan bazı taziye ifadelerinin kendilerini incittiğini söyledi.Oğlunun daha önce Şanlıurfa'nın Suruç ilçesinde askerlik yaptığını ve görevini tamamlayarak döndüğünü anlatan Gülalp, "Ama bir trafik teröristinin kurbanı oldu. Bu çok acı bir şey. Türk adaletine güvenmek istiyoruz. Hak istiyoruz, adalet istiyoruz. Böyle bir şeyi ben kabul edemem." ifadelerini kullandı.Semiha Gülalp, kazanın ardından oğlunun cep telefonunun kaybolduğunu belirterek telefonun bulunmasını istedi.Kaza sırasında Bora'nın bilincinin açık olduğunu ve ağabeyinin aranmasını istediğini aktaran Gülalp, olay yerindeki bir restoran çalışanının da Cem Gülalp'i aradığını söyledi.Gülalp, "Biz bu telefonu bulmak zorundayız. Lütfen kim aldıysa, kimdeyse bize ulaştırsın." diyerek telefonun kendilerine teslim edilmesini istedi.
(Kaynak: ENSONHABER)