‘UKRAYNA’ PAZARLIĞI MI? CIA Direktörü Rusya'da böyle görüntülendi!
NORMALLEŞME ARAYIŞLARI Rusya ile ABD arasındaki ilişkiler hiçbir zaman tamamen kesilmedi. Geçen yıl bu zamanlarda Alaska’da Putin ve Trump arasında gerçekleşen
NORMALLEŞME ARAYIŞLARI
Rusya ile ABD arasındaki ilişkiler hiçbir zaman tamamen kesilmedi. Geçen yıl bu zamanlarda Alaska’da Putin ve Trump arasında gerçekleşen görüşmenin yıldönümüne denk gelen bu ziyaret, iki ülke arasındaki temasların sürdüğünü gösteriyor. Alaska’daki zirvede Rusya ve ABD son derece önemli konulara temas etmiş, kendi aralarında çeşitli anlaşmalara varmış ve hatta Putin, Trump’ı Rusya’ya davet etmişti.
Mevcut ziyaretin, o tarihi görüşmenin birinci ayağı ya da hazırlık süreci olabileceği değerlendiriliyor. Uzun bir süredir Rusya’ya bu düzeyde bir ziyaret gerçekleşmemişti. Medyada farklı iddialar yer alsa da Kremlin Sözcüsü basına yaptığı açıklamada, Putin ile herhangi bir yüz yüze görüşme olmadığını, temasların iki ülkenin istihbarat birimleri arasında yürütüldüğünü net bir dille ifade etti. Kremlin Sözcüsü, "Amacımız Rusya ile ABD arasındaki ilişkileri normalleştirmek. Bu görüşmeden bir anda mucize beklemek mümkün değil; ancak sürece katkısı olacaktır, bunu da önümüzdeki günlerde göreceğiz," açıklamasında bulundu.
KAPALI KAPILAR ARDINDA YÜRÜTÜLEN DİPLOMASİ
Bu ziyaretin zamanlaması oldukça kritik. Rus tarafı, ABD’nin son dönemde İran gündemiyle meşgul olduğunu ve oradaki durumu istikrara kavuşturduktan sonra Ukrayna-Rusya diplomasisine geri döneceğini zaten belirtiyordu. Görüşmenin bu atmosferde gerçekleşmesi çeşitli spekülasyonlara yol açtı. Medyada çıkan "Putin, CIA Başkanı ile 15 dakika görüştü ve sinirlenerek onu kovdu" şeklindeki iddialar Kremlin tarafından kesin bir dille yalanlandı. Ancak CIA Başkanının Moskova’da yürüttüğü temaslar hakkında Putin’e anbean bilgi verildiği aktarıldı.
KGB ve FSB geçmişine sahip olan Putin’in, istihbarat kökenli yetkililere ayrı bir önem verdiği ve zaman zaman bu isimlerle görüştüğü bilinse de bu temas resmi olarak teyit edilmedi. Moskova, bu tür hassas süreçleri açık diplomasi yerine kapalı kapılar ardında yürütmeyi tercih ediyor.
İki ülke arasındaki diplomatik misyon yetkililerinin sayısının azalması, elçilik ve konsolosluk çalışanlarının görevlerini yapamamasına neden olmuş ve her iki taraf için de ciddi sıkıntılar doğurmuştu. Bu görüşmelerde, diplomat sayısının yeniden artırılması ve kapatılan temsilciliklerin açılması gibi konular da ele alındı.
KÜRESEL DENGELER VE DEĞİŞEN KOZLAR
"ABD’nin Rusya karşısında hâlâ bir kozu var mı?" sorusu gündemi meşgul etmeye devam ediyor. Gelinen noktada ABD, Ukrayna ile Rusya arasında; Rusya ise İran ile ABD arasında bir nevi arabulucu konumunda yer alıyor. Bu durum, Putin’in öteden beri savunduğu "çok kutuplu dünya" tezini doğal bir dengeye oturtmuş durumda.
Artık her iki ülke de birbirinin çıkarlarını göz önünde bulundurmak zorunda. Hatta iki ülkenin, Alaska ile Rusya’nın en doğusunu birbirine bağlayacak bir tünel projesi gibi devasa ekonomik konuları dahi masaya yatırmaya hazır oldukları görülüyor. Rusya, anlaşmazlıkların sürdüğünü kabul etmekle birlikte, karşılıklı ekonomik çıkar sağlayan her konuda müzakereye açık olduğunu vurguluyor.
ABD ise Ukrayna’da kritik madenler ve stratejik hedefler konusunda istediği anlaşmaları yaptıktan sonra odak noktasını kısmen Orta Doğu’ya, özellikle İsrail-İran gerilimine kaydırdı. Bu nedenle ABD'nin Rusya'ya karşı ekstra bir koz kullanma arayışından ziyade, her iki ülkenin de mevcut krizlerden çıkış için bu denge politikasını sürdürmek istediği anlaşılıyor. Önümüzdeki günlerde Amerikalı arabulucu heyetlerin hem Ukrayna hem de Rusya hattında temaslarını yoğunlaştırması bekleniyor.
SAVAŞIN DEĞİŞEN BOYUTU
Dördüncü yılına giren Rusya-Ukrayna Savaşı, ilk zamanlardaki dinamiklerinden sıyrılarak daha yıpratıcı ve farklı bir boyuta evrildi. Son bir buçuk aydır yaşanan gelişmeler siviller ve ticari alanlar üzerinde doğrudan hissediliyor. Ukrayna’nın insansız hava araçlarıyla Rusya’daki e-ticaret depolarını ve ticaret merkezlerini hedef alması, Rusya’nın ise buna karşılık vererek AVM’leri ve tahıl yükleme limanlarını vurması gerilimi tırmandırdı.
Geçtiğimiz yıl Alaska’daki görüşmede varılan esneklik ve Trump’ın "iki hafta içinde liderler görüşecek" açıklaması, tarafların aslında bir anlaşma zeminine yaklaştığını gösterse de devamı gelmemişti. Günümüz itibarıyla Avrupalı liderlerin artan insan kayıpları ve Karadeniz’deki askeri hareketlilik karşısında sessiz kalması, Moskova’nın tepkisini çekiyor.
Karadeniz’de tırmanan tansiyon, bölgede limanı olan ve her iki ülkeyle ticari ile diplomatik ilişkilerini sürdüren Türkiye’yi de doğrudan etkiliyor. Türkiye bu durumdan duyduğu rahatsızlığı dile getirerek gerginliğin bir an önce son bulması gerektiğini vurguluyor. Ayrıca 20 Eylül’de Rusya’da gerçekleşecek Duma (Meclis alt kanadı) seçimleri öncesinde, Moskova yönetimi iç güvenlik konusunda daha hassas bir tutum sergileyebilir ve İHA saldırılarına karşı daha sert yanıtlar verebilir.
(Kaynak: CNN)