Uzmanı açıkladı: Enflasyonun düşüşü TCMB'nin faiz kararını belirleyecek mi?
Eylül enflasyonu, beklentilerin de altında kalarak yüzde 30'un altına geriledi. Bu olumlu gelişmenin Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası'nın (TCMB) politika faizi
Eylül enflasyonu, beklentilerin de altında kalarak yüzde 30'un altına geriledi. Bu olumlu gelişmenin Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası'nın (TCMB) politika faizine nasıl etki edeceği merak konusu oldu.Merkez Bankası, politika faizini en son yüzde 37'de sabit bırakmıştı.Ekonomist Selçuk Gülten, Ensonhaber'e Merkez Bankası Para Politikası Kurulu'nun (PPK) faiz kararını, 22 Ekim 2026 tarihinde saat 14.00'te açıklayacağını belirterek, "5 Ekim'de açıklanan Eylül 2026 enflasyonunun yüzde 1,84 gelmesiyle enflasyon yıllık bazda yüzde 30'un altına inmiştir. Bu durum, Merkez Bankası'nın en son yüzde 37 olarak açıkladığı politika faizi konusunda elini güçlendirmiştir. Böylece tüm ekonomik çevrelerde 'Merkez Bankası acaba faiz indirimi yapacak mı?' beklentisi oluşmuştur." şeklinde açıklamada bulundu.Selçuk Gülten, "Merkez Bankası parasal gevşeme adımları atsa da politika faizini yine sabit tutma yönünde karar vermesini bekliyorum." diyerek, gerekçesini şu sözlerle açıkladı."TCMB, üst üste yaptığı toplantılarda yüzde 37 olan faiz seviyesini sabit tutma yolunda hareket etmiştir. Bunun nedeni olarak yayımladığı politika metinlerinde İran-ABD/İsrail savaşı nedeniyle petrol fiyatlarındaki artışı, uluslararası konjonktürü (Donald Trump'ın başlattığı gümrük vergisi savaşları) ve enflasyonda yeterli düzeyde düşüş olmamasını göstermiştir.Bu noktadan bakıldığında, görüşüm, Merkez Bankası'nın bu üç kriter aynı anda olumluya dönmedikçe faiz oranını sabit tutacağı yönündedir.Merkez Bankası, piyasa ihtiyaçları doğrultusunda repo ihalelerini tekrar başlatmıştır. KOBİ'ler için geçerli olan banka kredi büyüme oranını yüzde 4,5'ten yüzde 5'e çıkarmıştır. BDDK, kredi kartlarında asgari ödeme tutarı hesaplama limitini 100 bin liraya çıkararak bu tutara kadar olan borçlarda asgari ödemeyi yüzde 20, bu tutarı aşan borçlarda ise yüzde 40 olarak belirlemiştir. Bu düzenlemeler, parasal gevşeme yolunda adım atılacağını göstermektedir.Fon krizinin çözümü yolunda atılan adımlar, olağan ve olağan dışı tasfiye yöntemlerinin sağlanması, piyasada yaşanan parasal sıkıntıların aşılması noktasında önemli olacaktır. Sermaye piyasası üzerinde sistemik riskler olmadığı görülmektedir. 17 fonun tasfiyelerinin bu ay içerisinde başlayacağı ön görülmektedir. Nihayetinde tüm bu gelişmeler çerçevesinde Merkez Bankası parasal gevşeme adımları atsa da politika faizini yine sabit tutma yönünde karar vermesini beklemekteyim."
(Kaynak: ENSONHABER)