Uzmanlardan kök hücre bağışındaki yanlış bilgilere karşı uyarı
Bin Gönüllüden Biri Sen Ol Derneği'nden (BİNSENDER) yapılan yazılı açıklamaya göre, kök hücre bağışında yanlış bilgi gönüllülüğün önüne geçiyor. Açıklamada görü
Bin Gönüllüden Biri Sen Ol Derneği'nden (BİNSENDER) yapılan yazılı açıklamaya göre, kök hücre bağışında yanlış bilgi gönüllülüğün önüne geçiyor.
Açıklamada görüşlerine yer verilen Hematolog Prof. Dr. Ali İrfan Emre Tekgündüz, kök hücre bağışının ağır ve korkutucu olmadığını vurgulayarak, "Kök hücre bağışının ameliyat gerektiren, çok ağrılı ve acılı bir süreç olduğu düşüncesi yanlıştır. Kök hücre bağışında verilen küçük bir karar, başka bir insan için yaşamla ölüm arasındaki farkı belirleyebilir." ifadesini kullandı.
Prof. Dr. Tekgündüz, kök hücre bağışının ağır ve korkutucu bir işlem olarak düşünülmesinin önemli bir sorun olduğunu belirterek, "Hala kök hücre bağışının mutlaka omurilikten, çok ağrılı veya ciddi riskler taşıyan bir işlemle yapıldığına dair yanlış bir algı var. Bazı durumlarda kemik iliğinden toplama yöntemi tercih edilebilir ancak hangi yöntemin kullanılacağı tıbbi gerekliliğe göre belirleniyor. Bu yöntemlerde bağışçının güvenliği ön planda tutuluyor." diye konuştu.
Hematolog Prof. Dr. Hakan İsmail Sarı da löseminin yalnızca çocuklarda görülen bir hastalık olduğu düşüncesinin de doğru olmadığını ifade etti.
Löseminin erişkinlerde, hatta ileri yaşlarda da görülebildiğini belirten Prof. Dr. Sarı, hastalığın mutlaka umutsuz bir tablo anlamına geldiği yönündeki algının değişmesi gerektiğini vurguladı.
Sarı, "Son yıllarda hedefe yönelik ilaçlar, immünoterapiler, hücresel tedaviler ve kök hücre nakli alanındaki gelişmeler sayesinde, geçmişte tedavisi oldukça güç olan bazı lösemi türlerinde dahi çok başarılı sonuçlar elde edebiliyoruz." diye konuştu.
BİNSENDER Başkanı Çiğdem Kuzucu da bilgisizliğin korkuyu, korkunun ise çekimserliği büyüttüğüne dikkati çekerek, 18-35 yaş arasındaki sağlıklı bireyleri kök hücre bağışçısı olmaya davet etti.
Kuzucu, lösemi ve kök hücre bağışı konusunda toplumda yerleşen yanlış bilgiler, korkular ve ön yargılara dikkati çekmek amacıyla "Bir Silgi Bir Umut" projesi hazırladıklarını ve bunu yakında kamuoyuyla paylaşacaklarını kaydetti.
Projenin sahada karşılaştıkları ihtiyaçtan doğduğunu anlatan Kuzucu, "Lösemi ve kök hücre bağışı konusunda toplumda hala yanlış bilgiler, korkular ve ön yargılar var. Bir Silgi Bir Umut projesiyle lösemiye ve hematolojik hastalıklara ilişkin doğru bilgiyi yaygınlaştırmak, yetişkin hastaları daha görünür kılmak ve kök hücre bağışçılığında bilinçli gönüllülük anlayışını güçlendirmek istiyoruz. Bizim için bu silgi, yanlış bilgiyi silip yerine doğru bilgiyi, korkunun yerine cesareti, kayıtsızlığın yerine dayanışmayı yazmanın sembolü." değerlendirmesinde bulundu.
Çiğdem Kuzucu, kök hücre bağışçısı adayı olmanın çok değerli bir gönüllülük olduğunu belirterek şu ifadeleri kullandı:
"Bugün sisteme kaydolan bir kişi, belki aylar, belki yıllar sonra hiç tanımadığı bir hastayla doku uyumu sağlandığında aranabilir. O noktada süreç yeniden doğrulama testleri ve sağlık kontrolleriyle ilerliyor. Bir bağışçı adayının bilmesi gereken en önemli konu da burada başlıyor. Eğer bir hasta için uygun verici olarak belirlendikten ve hasta nakil hazırlığına başladıktan sonra süreçten vazgeçilirse, bu karar hasta açısından hayati sonuçlar doğurabilir. Bu nedenle gönüllülüğün başında doğru bilgiyle ve bu sorumluluğun farkında olarak karar verilmesini çok önemsiyoruz."
Bağışçı havuzuna ilişkin rakamları paylaşan Kuzucu, "Rakamlar da bu gönüllülüğün ne kadar büyük bir sistemin parçası olduğunu gösteriyor. TÜRKÖK'te 2024'te 107 bin 214 yeni kök hücre bağışçı adayı sayısı, Haziran 2026 itibarıyla 1 milyon 231 bini aştı. Bugüne kadar 36 bin 905 hasta-bağışçı eşleşmesi gerçekleşti ve 8 bin 500 kişiden kök hücre toplandı." bilgisini verdi.
Kuzucu, kök hücre bağışı konusunda en sık karşılaştıkları duygunun korku olduğunu, bu korkunun arkasında ise çoğu zaman yanlış veya eksik bilginin bulunduğunu vurgulayarak, "Bilgisizlik korkuyu, korku ise çekimserliği büyütüyor. İnsan neyle karşılaşacağını doğru bildiğinde, kararını da çok daha bilinçli verebiliyor." ifadesini kullandı.
(Kaynak: AA)