Veba bakterisinin 5 bin 500 yıl önce de ölümcül olduğu ortaya çıktı
Oxford ve Kopenhag üniversitelerinden araştırmacıların yürüttüğü uluslararası bir çalışma, vebaya neden olan "Yersinia pestis" bakterisinin evrimsel geçmişine ı
Oxford ve Kopenhag üniversitelerinden araştırmacıların yürüttüğü uluslararası bir çalışma, vebaya neden olan "Yersinia pestis" bakterisinin evrimsel geçmişine ışık tuttu.
Sibirya'daki Baykal Gölü çevresinde gerçekleştirilen kazılarda, Geç Neolitik döneme ait dört farklı mezarlıkta yaşamış avcı-toplayıcı toplulukların genetik haritası incelendi. Araştırma sonucunda, yaklaşık 5 bin 500 yıl önce bölgede veba kaynaklı büyük bir salgının yaşandığı belirlendi.
Bu bulgu, bakterinin henüz Avrupa, Asya ve Kuzey Afrika'daki şehirleri yerle bir eden pire yoluyla bulaşma özelliğini geliştirmeden çok önce de toplulukları yok edebilecek güçte olduğunu gösteriyor.
Arkeologlar, bölgedeki mezarlıklarda gömülü olan çocuk sayısının fazlalığını uzun yıllardır çözmeye çalışıyordu. İncelenen kalıntıların yüzde 65 ila 75'inin 15 yaşın altındaki çocuklara ait olması, bölgedeki diğer avcı-toplayıcı mezarlıklarına kıyasla olağan dışı bir durum olarak görülüyordu.
Yapılan DNA analizleri, test edilen 46 bireyden 18’inin yüksek oranda veba bakterisi taşıdığını ortaya çıkardı. Aynı dönemde ve yan yana gömülen aile üyelerinde, özellikle de akraba olan çocuklarda bu bakterinin yoğun şekilde bulunması, gizemli ölümlerin arkasında kitlesel bir salgın olduğunu kesinleştirdi.
Karbon tarihlendirme yöntemleri, Sibirya'daki veba salgınlarının tek bir dönemle sınırlı kalmadığını, yüzlerce yıl arayla iki farklı dalga halinde ortaya çıktığını gösterdi. İlk büyük dalganın günümüzden 5 bin 500 ila 5 bin 300 yıl önce yaşandığı, ikinci dalganın ise yaklaşık 5 bin yıl önce görüldüğü belirlendi.
İki salgın arasındaki yüzlerce yıllık dönemde bakterinin nerede saklandığı sorusu ise dikkatleri kemirgenlere çekiyor. Uzmanlar, hayvanlardan insanlara geçen hastalıkların günümüzde de büyük bir küresel tehdit oluşturduğunu hatırlatarak, evrimsel sürecin anlaşılmasının modern tıp için önemini vurguluyor.
Daha önce İsveç ve Letonya’da bulunan eski insan kalıntılarında da veba bakterisine rastlanmış ancak bunların kitlesel bir salgına yol açıp açmadığı belirlenememişti. Son genetik incelemeler, veba virüsünün en ilkel kollarından birinin bile insanı öldürecek kadar güçlü bir genetik yapıya sahip olduğunu kanıtladı.
Bilim insanları, bakterinin biyolojik olarak henüz tam gelişmediği ve pireler aracılığıyla kolayca yayılma yeteneği kazanmadığı bu tarih öncesi dönemde bile, mevcut genetik kombinasyonu sayesinde bulaştığı kişileri hızla öldürebildiğini ifade ediyor.
(Kaynak: TRT)