⚡ Ajans Online
GÜNCEL

Yazar Hilal Çorbacıoğlu, çocuk kitaplarının karakter gelişiminde belirleyici olduğunu anlattı

Kariyeri boyunca "Çocuklara Eşlik Etme Sanatı", "Mahrumiyet Eğitimi" ve "Mahremiyet Bilinci" kitaplarının yanı sıra minik okurlara "Aramızda Kalsın", "Sakın Yak

Kariyeri boyunca "Çocuklara Eşlik Etme Sanatı", "Mahrumiyet Eğitimi" ve "Mahremiyet Bilinci" kitaplarının yanı sıra minik okurlara "Aramızda Kalsın", "Sakın Yaklaşma", "Aklımdaki Sorular", "Kalemika Yalnız Kaldığında" ve "Patpat Kırıntı Yağmurunda" başlıklı kitaplara imza atan Çorbacıoğlu, son olarak Ketebe Çocuk tarafından yayımlanan "Benim Süper Gücüm Yok Ki!" kitabını kaleme aldı. Çorbacıoğlu'nun son eseri, dünyanın önemli yayınevlerinden Penguin Random House ile yapılan anlaşma kapsamında Hindistan'da İngilizce olarak okurlarla buluştu. Çocuk kitapları ve yazarlığı üzerine AA muhabirine değerlendirmelerde bulunan Çorbacıoğlu, yetişkinlere kitap yazmanın suya yazı yazmak gibi olduğunu belirterek, "Bazen yazdıklarınız, yetişkinlerde karşılığını bulamayabiliyor ama çocuklara yazı yazmak, o çocuğun yetişkin haline de yazı yazmak gibi. Yani bir betona düşen ayak izi gibi. O çocuğun gelecekteki haline, olgunlaşmasına, karakterine de bir iz bırakıyorsunuz. Bu çok kıymetli benim için." diye konuştu. Hilal Çorbacıoğlu, çocukluğun bir insanın hayatının en saf ve temiz dönemi olduğunu anlatarak, "Bu dönemde çocukta doğru değer yargıları oluşturmak, bir yetişkin olarak doğru rehberlik etmeyi kıymetli bulduğum için çocuklara bir şeyler yazmaya yöneldim." ifadelerini kullandı. Daha çok okul öncesi çocuklara yönelik kitaplar yazdığını aktaran Çorbacıoğlu, eserlerinin çocukların gelişim dönemlerine uygun olmasına, az kelimeyle açık ve anlaşılır bir anlatım sunmaya, duygulara doğru rehberlik etmeye ve hikayelerin onlar için iyileştirici, metaforik ve terapötik (iyileştirici) bir nitelik taşımasına dikkat ettiğini kaydetti. Yazar Çorbacıoğlu, doğal ve güzel olanın mesaj kaygısı güdülmeden bir hikaye oluşturmak olduğunun altını çizdi. Çocukların gelişim dönemlerinde yaşadıkları problemlere işaret eden Çorbacıoğlu, onların duygularına doğru rehberlik edip, kazanacakları değerlere dikkat ederek temaları seçmeye çalıştıklarını belirtti. Çorbacıoğlu, okul öncesi dönemdeki bir çocukla ilkokul dönemindeki bir çocuğun probleminin, kaygısının aynı olmadığını vurgulayarak, bulundukları yaş grubunda, çocuğa neyi yapması daha iyi gelecekse o konuları seçmeye özen gösterdiklerini dile getirdi. Bebeklik dönemi üzerine yazdığı "Tekerlekler" kitabının çok sevildiğini aktaran Çorbacıoğlu, şunları söyledi: "Uzun zaman olmasına rağmen halen kitabı çocukların elinde görüyorum. Yakın zamanda çıkardığım bir 'Mahremiyet Eğitimi' serim var. O kitabı da cevaplanması zor sorulara, ebeveynlerin sağlıklı cevap verebilmeleri açısından kıymetli buluyorum. Bir yetişkinin aslında sınırlarını öğrenme hikayesi, çocukluk döneminde başlıyor. Kitabımızı da o motivasyonla yazmıştık." "Benim Süper Gücüm Yok Ki!" kitabında "Suzi" karakteriyle birlikte çocukların süper gücü olan kahramanlara hayran olmaları yerine, kendi süper güçlerini bulmalarını istediğini kaydeden Çorbacıoğlu, "Her insanın aslında bu dünyaya gelmesinin bir varoluş anlamı olduğunu düşünüyorum. Hepimiz bu dünyadan geçip, gidiyoruz. Geçip giderken kabiliyetlerimize göre bir şeylere hizmet ediyoruz ve anlamımızı buluyoruz. Her çocuğun da ayrı bir kabiliyeti olduğunu ve bu kabiliyetini uygun bir zemin oluşturulursa geliştirebileceğini görüyoruz." değerlendirmesini yaptı. Hilal Çorbacıoğlu, kitabının Hindistan'daki minik okurlarla da buluşmasından dolayı heyecanlı olduğunun altını çizdi. Okul öncesi kitaplarda çizimlerin oldukça önemli olduğunu vurgulayan yazar, "Okul öncesi kitaplarda çocuğun o yaş dönemine ve gelişim özelliklerine hitap edebilmesi, anlaşılabilmesi için çok yüksek oranda çizim gerekiyor. Bu anlamda sevgili çizerimiz Demet Özdemir de 'Benim Süper Gücüm Yok Ki!' kitabında harika çizimleriyle Suzi'ye hayat verdi. Çizerin de yazar gibi o metni kurgulayarak çizmesi çok kıymetli." dedi. Çorbacıoğlu, çocuk kitaplarında dil aktarımına dair ise şunları kaydetti: "Yetişkin dünyası çok karışık. Kelimeler de çok karışık. Çocuk ise gördüğünü algıladığı, kabul ettiği bir süreç yaşıyor. Dolayısıyla dilin daha sade, daha akıcı, daha anlaşılır olması lazım. Biz nesil olarak biraz nasihat kültüründen geliyoruz. Fakat günümüz çocukları daha sorgulayıcı. O yüzden doğru soruları, doğru cevap bulacakları şekilde sormak gerektiğini düşünüyorum. Çocukların zaman zaman okudukları şeyin, 'Bizim dünyamızda da oluyor mu?' diye kendilerine ayna tutabilmelerini sağlamasını ve daha sorgulayıcı olmalarını sağlayacak şekilde bir üslup kullanmaya da özellikle özen gösteriyorum." Okurların bugünkü durumuna dair de ümitvar olduğunu söyleyen Çorbacıoğlu, okuma alışkanlığının küçük yaşlarda kazanıldığını, çocukların erken dönemde kitaplarla iç içe büyümesinin ilerleyen yaşlarda kitabı vazgeçilmez bir keşif ve hayal aracı haline getirdiğini belirtti. Hilal Çorbacıoğlu, ebeveynlerin okuma alışkanlığı kazandırmak için önce kendilerinin örnek olması, kitapları çocukların erişebileceği şekilde sunması gerektiğini aktardı. Yazar, erken yaşta kurulan güçlü bağın, çocuğun kitaplara yönelmesini desteklediğini vurgulayarak, "Bütün çocuklar okusun ve güzel hayaller kursun. Dünyayı daha yaşanılacak bir yer olarak inşa etsinler diye kalemi, kelamı elimizden bırakmamalı, çocuklarımızın ellerine ve hayal dünyalarına tutuşturmalıyız diye düşünüyorum." diye konuştu. (Kaynak: AA)