BELÇİKA’dan tatil için geldiği memleketi Erzurum’da otomobilinde bıçaklanarak öldürülen Muhammed Kılıç’ın cinayet dosyası, 4 yıl sonra yeniden açıldı. O dönem gözaltına alınıp adli kontrol şartıyla serbest bırakılan İ.Ş. hakkında, ‘kasten öldürme’ suçundan müebbet hapis cezası istemiyle dava açıldı. İddianamede İ,Ş.’nin olay sonrası kaybolduğunu öne sürdüğü, suç aleti olduğu değerlendirilen bir tarafı keskin, diğer tarafı tırtıklı bıçağın kızı tarafından çizilen resmi de dosyaya girdi.
En güncel haberlere ve son dakika gelişmelerine Google üzerinden anında ulaşmak için bizi favorilerinize ekleyin.
Olay, 10 Temmuz 2022’de saat 00.30 sıralarında Kurtuluş Mahallesi Dadaşlar Caddesi’nde meydana geldi. Belçika plakalı 2-BKK-312 plakalı otomobilin sürücü koltuğunda hareketsiz duran kişiyi görenlerin ihbarı üzerine olay yerine polis ve sağlık ekipleri sevk edildi. Sağlık ekibi bıçakla boğazı kesilen kişinin hayatını kaybettiğini belirledi. Yapılan araştırmada, ölen kişinin Belçika'da yaşayan, tatil nedeniyle memleketi Erzurum'da bulunan Muhammed Kılıç olduğu tespit edildi. Muhammed Kılıç'ın cenazesi, incelemenin ardından otopsi için Adli Tıp Kurumu morguna kaldırıldı. Olaya ilişkin İ.Ş. gözaltına alındı. İ.Ş., emniyetteki işlemlerinin ardından sevk edildiği adliyede çıkarıldığı Sulh Ceza Hak
Cumhuriyet savcılığı, 4 yıl sonra dosyayı yeniden ele aldı. Adli Tıp raporları, kamera kayıtları, tanık ifadeleri ve olay yeri inceleme tutanakları tekrar incelendi. Yürütülen soruşturmanın ardından iddianame hazırlandı.
İddianamede, olay günü Muhammed Kılıç’ın M.Ş.’nin evine gittiğini, burada İ.Ş., U.C., M.K., T.İ., O.D., L.A., P.Ö., M.T. ve Y.K.’nin olduğu belirtildi. Evdeki kişilerin büyük bölümünün uyuşturucu madde etkisinde olduğu, bu nedenle eve giriş ve çıkış saatlerinin net olarak tespit edilemediğine yer verildi. Soruşturma kapsamında alınan ifadelerde, Muhammed Kılıç ile İ.Ş.’nin uyuşturucu almak için M.K.’ye para verdiği, ancak M.K.’nin geri dönmemesi üzerine Muhammed Kılıç ve İ.Ş.’nin öfkelendiği belirtildi. Tanık Y.K. ifadesinde, olay günü İ.Ş.’nin gergin ve öfkeli olduğunu, sebebini sorduğunda cevap vermediğini hatta kendisi ile tartıştığını anlattı.
İddianamede, olaydan yaklaşık 15 dakika sonra İ.Ş.’nin Keresteciler Caddesi ile Gazi Ahmet Muhtar Paşa Caddesi kesiminde tren raylarından geçerek yürüdüğünün güvenlik kameralarına yansıdığı belirtildi. Kamera görüntülerinde şüphelinin sağa sola el kol hareketleri yaptığı, sendeleyerek yürüdüğü ve ayakta durmakta zorlandığının görüldüğü kaydedildi.
Olay gecesi araçla giderken şüpheli İ.Ş.’yi demir yolu civarında gördüğünü belirten akrabası C.Ş. ifadesinde, “Sağa sola el kol hareketleri yapıyor, kendi kendine konuşuyordu. Biz aracın içerisindeydik ne dediğini duymadık. Üzerinde koyu renk penye vardı. Kıyafetleri dağınık ve bakımsızdı. Birileriyle konuşuyormuş gibi yürüyordu. Bu saatte nereden geliyor diye kendi aramızda konuştuk" dedi. C.Ş.’nin ifadesi üzerine yeniden incelenen KGYS kayıtlarında, görüntülerdeki beyaz otomobilin C.Ş.’nin kullandığı araç olduğu tespit edildi.
Dosyada ayrıca olay gecesi saat 03.30 sıralarında İ.Ş.’nin Ali Paşa Mezarlığı çevresinde görüntülendiği, Topdağı Caddesi’ne doğru bakarak tedirgin hareketler sergilediği ve bir süre ağaçların altında bekledikten sonra bölgeden ayrıldığının kamera kayıtlarına yansıdığı bilgisine de yer verildi.
‘ŞEYTANLARIN TAKİP ETTİĞİNİ SÖYLERDİ’
İddianamede, şüphelinin eşi L.Ş.’nin ifadesine de yer verildi. L.Ş., eşinin yaklaşık 2 yıldır uyuşturucu kullandığını, uyuşturucu kullanmadığında kendi halinde, melek gibi bir insan olduğunu, ancak madde etkisindeyken sürekli takip edildiğini düşündüğünü, kendi kendine konuştuğunu ve paranoyak tavırlar sergilediğini anlattı. L.Ş., “Sürekli birilerinin kendisini izlediğini söylerdi. Polislerin ve şeytanların kendisini takip ettiğini düşünürdü" dedi.