"Anadolu Ajansı (AA) Kent Ekonomileri Zirvesi Gaziantep-Halep" etkinliği, AA'nın öncülüğünde, Gaziantep Valiliği koordinasyonu ile Gaziantep Büyükşehir Belediyesi ev sahipliğinde, Kalyon İnşaat ve SANKO Holding katkısıyla Gaziantep Üniversitesi Mavera Kongre ve Sanat Merkezi'nde gerçekleştiriliyor.
Büyükelçi Yılmaz, zirve kapsamında düzenlenen özel oturumda konuştu.
Zirvenin iki ülkenin ortak geleceğini birbirine bağlayan çok güçlü bir köprü olduğunu dile getiren Yılmaz, amacın komşuluk hukukunu canlandırmak, bölgede kalıcı barış ve istikrarı inşa ederken halkların refahını en üst düzeye çıkarmak olduğunu söyledi.
Yılmaz, refahın ve istikrarın en büyük lokomotifinin ticaret, ekonomi ve iş insanlarının cesur adımları olduğuna işaret ederek, "Gaziantep ve Halep, haritalar üzerine çizilmiş sınırların çok ötesinde birbirini tamamlayan ikiz şehirlerdir. Yüzyıllar boyunca Halep ne kadar ürettiyse Gaziantep o kadar ticaretini yapmış, Gaziantep ne kadar büyüdüyse Halep de o kadar canlanmıştır." diye konuştu.
Gaziantep ve Halep'in, Orta Doğu ve Akdeniz havzasının en büyük lojistik ve endüstriyel akslarından birini oluşturduğuna dikkati çeken Yılmaz, "Geçmişte yaşadığımız zorlu süreçlerin ardından bugün ilişkilerimizde yeni ve kurumsal bir dönemin kapılarını aralıyoruz. Diplomatik kanalların yeniden ve güçlü bir şekilde tesisi ve Şam'daki faaliyetlerimizin kurumsallaşması, ekonomik ilişkilerimizin de çok daha güvenli, hukuki ve sürdürülebilir bir zemine oturmasını sağlayacaktır." dedi.
Yılmaz, Türkiye ile Suriye arasındaki ticaretin sadece sınırlar içindeki alışverişten ibaret olmadığının altını çizerek, "Nasıl savaşı iki ülkede beraber yaşadıysak, ticareti de gelişmeyi de iki ülke birlikte yaşıyoruz. Türkiye, Suriye'nin dünyaya, Avrupa'ya ve küresel pazarlara açılan kapısıdır. Suriye ise Türkiye'nin Orta Doğu ve Körfez coğrafyasına uzanan stratejik lojistik koridorudur." ifadelerini kullandı.
Uçuşların yeniden başlaması ve artması, gümrük kapılarındaki modernizasyon çalışmaları ve lojistik hatların canlandırılmasının, ticaretin etkisini artırdığını belirten Yılmaz, şunları söyledi:
"Bizim bu yeni dönemdeki temel hedefimiz kazan kazan ilkesidir. Suriye'nin yeniden imarı ve ekonomik olarak ayağa kaldırılması, Türkiye ekonomisi için yeni ihracat, lojistik ve yatırım alanları demektir. Aynı şekilde Türk yatırımcısının bilgi birikimi, teknolojisi ve sermayesi, Suriye ekonomisinin hızla toparlanması, istihdamın artması ve bölgede sosyal barışın kalıcı hale gelmesi için en büyük fırsattır."
Nuh Yılmaz, yatırımcılara kısa vadeli ticaretle yetinmemeleri gerektiği tavsiyesinde bulunarak, "Uzun vadeli ortaklıkların kurulmasını tavsiye ediyoruz. Suriye'yi sadece mal satılacak bir pazar gibi değil, birlikte üretilecek, birlikte ortaklık geliştirilecek bir coğrafya olarak kurgulamak her iki ülkenin de en önemli kazancı olacaktır." dedi.
Güçlü ve güvene dayalı ortaklıkların, yatırımların en büyük sigortası olacağını belirten Yılmaz, "Zaman zaman gördüğümüz kapkaççı tavırlara taviz vermeden, son derece kurumsal, güçlü, iki tarafın da uzun vadeli planlar yaptığı bir ortaklık iki ülkeyi de ileriye taşıyacaktır." diye konuştu.