Anne karnındaki ilk 9 ay bir ömrü şekillendiriyor
Prof. Dr. Mustafa Kanat, gebelik diyabetinin sadece anne açısından değil doğan bebeğinde geleceğine yön verdiğini belirtti. Gebelik diyabeti ile ilgili bilinmes
Prof. Dr. Mustafa Kanat, gebelik diyabetinin sadece anne açısından değil doğan bebeğinde geleceğine yön verdiğini belirtti. Gebelik diyabeti ile ilgili bilinmesi gerekenleri Prof. Dr. Mustafa Kanat anlattı.
Gebelik diyabeti nedir?
Anne karnında geçirilen ilk dokuz ay, bir insanın yaşam boyu karşılaşabileceği obezite, diyabet ve kalp-damar hastalıkları gibi birçok sağlık sorununun riskini belirleyebiliyor. Bu nedenle gebelik diyabeti, sadece hamilelik dönemine ait geçici bir sorun olarak görülmemeli. Gebelik diyabeti (gestasyonel diyabet), daha önce diyabet tanısı olmayan bir kadında hamilelik sırasında kan şekerinin yükselmesiyle ortaya çıkan bir durumdur. Genellikle 24. haftadan sonra ortaya çıkar. Hamilelik sırasında plasentadan salgılanan hormonlar, annenin vücudunda insülin direncinin artmasına neden olur. Normalde pankreas bu durumu telafi etmek için daha fazla insülin üretir. Ancak bazı kadınlarda pankreas bu artan ihtiyacı karşılayamaz ve kan şekeri yükselmeye başlar. İşte bu tabloya gebelik diyabeti adı verilir.
En güncel haberlere ve son dakika gelişmelerine Google üzerinden anında ulaşmak için bizi favorilerinize ekleyin.
Hamilelikte vücutta neler değişiyor?
Gebelik, aslında annenin metabolizması için büyük bir sınavdır. Hamileliğin son aylarında insülin duyarlılığının yüzde 60-65 oranında azaldığı görülmektedir. Bu nedenle pankreasın normalden yaklaşık iki ila üç kat daha fazla insülin üretmesi gerekir. Bu denge sağlanamadığında anne adayında yüksek kan şekeri gelişir. Ancak sorun sadece anneyle sınırlı kalmaz.
Anne karnındaki bebek nasıl etkileniyor?
Bebeğin temel enerji kaynağı glikozdur. Anne kanındaki şeker, plasenta aracılığıyla bebeğe geçer. Anne adayının kan şekeri yükseldiğinde, bebeğe ulaşan şeker miktarı da artar. Bebek, bu fazla şekeri düşürmek için daha fazla insülin üretmeye başlar. Bu durum “fetal hiperinsülinemi” olarak adlandırılır. İnsülin bebek için bir numaralı büyüme hormonudur. O ndeneledir ki anne karnındaki yüksek insülin seviyesi; bebeğin normalden daha hızlı büyümesine, yağ dokusunun artmasına, doğum ağırlığının yükselmesine, ileriki yaşlarda obezite riskinin artmasına neden olur.
Obezite ve diyabet riski daha doğmadan başlayabilir
Uzun yıllardır anne karnındaki ortamın çocukların gelecekteki sağlığını nasıl etkilediği ile ilgili araştırmalar yapılıyor. Bu konuda yapılan en önemli çalışmalardan biri, Amerika'daki Pima yerlileri üzerinde gerçekleştirildi. Araştırmacılar, gebelik diyabeti olan annelerden doğan çocukların aynı annenin gebelik diyabeti ile karşılaşmadan doğan çocuklarına göre tip 2 diyabet ve obezite geliştirme riskinin belirgin şekilde daha yüksek olduğunu ortaya koydu. Bu durum, diyabet ve obezitenin nesilden nesile aktarılabilen bir döngü oluşturabileceğini düşündürüyor.
İlk dokuz ay neden bu kadar önemli?
Tıp dünyasında sıkça kullanılan bir ifade var: “İlk dokuz ay hayatın geri kalanını şekillendirir.” Anne karnındaki yüksek kan şekeri, bebeğin metabolizmasını adeta yeniden programlayabiliyor. Bu süreçte bazı genlerin çalışma şekilleri değişebiliyor. Bilim dünyasında buna “epigenetik programlama” adı veriliyor. Bu değişiklikler sayesinde çocukluk ve erişkinlik döneminde; Obezite, insülin direnci, Tip 2 diyabet ve kalp-damar hastalıkları gibi sorunlara yatkınlık artabiliyor.
Gebelik diyabeti kimlerde daha sık görülüyor?
Gebelik diyabeti için risk grubu içinde olanlar fazla kilolu veya obez olanlar, ailesinde diyabet öyküsü bulunanlar, daha önce gebelik diyabeti geçirilmiş olanlar ve polikistik over sendromu olanlar, 35 yaş üzerinde gebelik yaşayanlar, hareketsiz yaşam tarzına sahip ve aşırı kilo alanlar diyebiliriz. Bu nedenle risk grubundaki kadınların gebelik öncesinde ve gebelik sırasında düzenli takip edilmesi büyük önem taşıyor.
Gebelik diyabeti tedavi edilebilir mi?
Gebelik diyabeti kontrol altına alınabilir bir hastalık diyebiliriz. Bu hastalığın tedavisinin temelini ise sağlıklı beslenme oluşturuyor. Kişiye özel hazırlanan beslenme programları birçok anne adayında kan şekeri kontrolünü sağlamaya yardımcı olur. Bunun yanında hamilelik için uygun egzersizler, insülin duyarlılığını artırarak kan şekeri kontrolüne katkı sağlar. Beslenme ve egzersizin yeterli olmadığı durumlarda insülin tedavisine ihtiyaç duyulabilir.
Doğumdan sonra her şey bitiyor mu?
Birçok kadında doğumdan sonra kan şekeri normale döner. Ancak bu durum gelecekte risk olmadığı anlamına gelmez. Gebelik diyabeti geçiren kadınların ilerleyen yıllarda tip 2 diyabet geliştirme riskinin yaklaşık 10 kat arttığını görmekteyiz. Bu nedenle doğum sonrasında da düzenli sağlık kontrollerinin sürdürülmesi gerekir. Ayrıca bu annelerin çocukları da obezite ve diyabet açısından daha yakından takip edilmelidir.
Hem kendiniz hem bebeğiniz için Gebelik Diyabeti’ne dikkat edin
Gebelik diyabeti yalnızca hamilelik dönemini ilgilendiren geçici bir sorun değildir. Anne karnındaki yüksek kan şekeri, hem annenin hem de bebeğin gelecekteki metabolik sağlığını etkileyebilen önemli bir durumdur. Anne karnında geçirilen ilk dokuz ayın yaşam boyu sağlık üzerinde düşündüğümüzden çok daha büyük bir etkiye sahip olduğunu unutmamak lazım. Bu nedenle gebelik öncesinde sağlıklı bir yaşam tarzı benimsemek, hamilelik sırasında düzenli kontrolleri aksatmamak ve gebelik diyabetini erken dönemde tespit ederek tedavi etmek, hem annenin hem de çocuğun gelecekteki sağlığını korumak açısından büyük önem taşıyor.
(Kaynak: CNN)