⚡ Ajans Online
GÜNCEL

CAATSA KALKIYOR: Piyasada ne değişecek?

SAVUNMA SANAYİİNDE TARİHİ EŞİK Gerçekten çok tarihi günlerden, saatlerden ve dakikalardan geçiyoruz. Baktığımızda, 21. yüzyılda artık devletlerin gücü ellerinde

📍 Ordu
SAVUNMA SANAYİİNDE TARİHİ EŞİK Gerçekten çok tarihi günlerden, saatlerden ve dakikalardan geçiyoruz. Baktığımızda, 21. yüzyılda artık devletlerin gücü ellerinde bulundurdukları silahlarla değil; bu silahları üreten mühendislerinin, bu teknolojiyi geliştirecek yetkinliklerinin ve tüm bunları fonlayacak finansal sistem içindeki varlıklarının olup olmadığıyla ölçülüyor. Türkiye, CAATSA yaptırımlarının kaldırılmasıyla birlikte, savunma sanayii şirketlerinin üzerindeki finansal yükün de ortadan kalkmasıyla çok ciddi bir atılım gerçekleştirecektir. Nitekim dün NATO'daki diplomatlar, aslında büyük bir gösteriye şahit oldular. ANKA'larımız, İHA'larımız, SİHA'larımız, KAAN savaş uçağımız, TUSAŞ tarafından üretilen mühimmatlarımız, yerli ve milli gemilerimiz ile teknolojilerimizle gerçekten büyük bir gövde gösterisi yaptık. Savunma sanayii, Türkiye için oldukça büyük bir pazar oluşturuyor. ALTYAPI YATIRIMLARININ SAVUNMA GÜCÜNE ETKİSİ Donald Trump ilk geldiğinde, "Ne kadar güzel yollarınız, ne kadar güzel havalimanınız varmış" demişti. Türkiye, son çeyrek asırda zaten bu yatırımları yaptı; yolları ve hastaneleri inşa ederken altyapı yatırımlarına işte bugünler için önem verdi. Bugün gelinen noktada bu durum, Türkiye için olabilecek en iyi reklamdır. Trump, adeta bizden daha fazla bizim reklamımızı yaptı. Türkiye, CAATSA yaptırımlarının kaldırılması ve bu güven ortamının tesis edilmesiyle birlikte, artık "NATO 3.0" konseptinin konuşulabileceği bir düzeye gelecektir. Türkiye, güvenlik sistematiği ve şemsiyesi içerisinde NATO'nun vazgeçemeyeceği bir unsurdur. Her ne kadar Trump, "NATO'dan çıkacağım" dese de çıkamayacaktır ve Türkiye bu yapının önemli bir partneri olmaya devam edecektir. 200 MİLYAR DOLARLIK PASTA İngiltere, Almanya ve Fransa gibi ülkeler, 2.000 kilometre menzilli bombalarını daha henüz yeni yapmaya başlıyorlar. Çünkü bugüne kadar ABD'ye muhtaç durumdalardı. Peki, CAATSA yaptırımları kalktı diye biz ABD'ye muhtaç mı olacağız? Kesinlikle hayır. Biz sadece üretemediğimiz bazı kritik ekipmanları oradan tedarik edeceğiz. Yaptırımların kalkmasıyla birlikte savunma sanayii şirketlerimiz, dünyadaki 70 trilyon dolarlık büyük ekonominin oluşturduğu pazardan pay alacaktır. Trump'ın, gayrisafi yurt içi hasılanın yüzde 5'inin savunmaya ayrılması yönündeki açıklamasıyla, bu oranın ilk etapta 3.5 milyar dolardan 200 milyar dolara kadar çıkabileceği belirtiliyor. Avrupa ülkelerinin kapatmaya çalıştığı ciddi bir askeri açık var. Rusya-Ukrayna Savaşı'nda Trump, Avrupa'ya Rusya'ya ambargo koymasını ve onu engellemesini söyledi ancak Rusya doğal gazı kesince Avrupa Birliği ekonomisi çöktü. Yıllarca ABD'den gelecek silahlara medet uman Avrupa'nın aksine, bizim böyle bir bağımlılığımız yok. Türkiye; karadan karaya, gemiden gemiye ve denizden karaya füzeleriyle gerçekten dünyanın göz bebeği bir ülkedir. Üstelik jeopolitik konumumuzu ve enerji arz güvenliğimizi de sağlamış durumdayız. İşte tam bu noktada, önümüzde 200 milyar dolarlık büyük bir pazar payı bulunuyor. KÜRESEL TALEP Türkiye'nin ürettiği silahların tercih edilme sebebi, bu teknolojilerin savaş ortamında bizzat denenmiş olmasıdır. Rusya-Ukrayna Savaşı'nda, Pakistan-Hindistan geriliminde özellikle önleyici muharebe gücü olarak ve Suriye Savaşı'nda bizim savunma ürünlerimiz sahadaydı. Ürünlerimiz denenmiş ve rüştünü ispatlamış olduğu için, bu 200 milyar dolarlık pastanın önemli bir kısmı Türkiye'ye gelecektir. Nitekim dün ASELSAN'ın ürettiği bazı füzelerle ilgili olarak, orada hemen 5 milyar dolarlık bir anlaşmanın imzalandığı ifade ediliyor. Türkiye bugünlere kolay gelmedi, çok ciddi bir hazırlık süreci geçirdi. 2004 yılında Ahmet Necdet Sezer'in anayasa kitapçığı fırlatmasıyla ülkenin krize girdiği dönemlerden, Türkiye'nin 2004'te NATO zirvesine ev sahipliği yaptığı döneme ve oradan da bugüne çok büyük bir gelişim kaydedildi. Yaşanan bu gelişmeler savunma sanayiinde yeni anlaşmaların habercisidir. Hatta Kanada, ABD ve Avrupa Birliği ülkeleri arasında, ürünlerin Türkiye'den alınmasına yönelik görüşmeler yürütülüyor. Biliyorsunuz, Kanada zamanında insansız hava araçlarında kullanılan kritik mercekleri bize vermemişti. Sonuç ne oldu? ASELSAN daha iyisini üretti. Geçmişte İsrail'in Heron'larıyla sahadan istihbarat almaya çalışırken bize yanlış bilgiler veriliyordu; ancak kendi İHA ve SİHA'larımızı sahaya sürdüğümüzde, terör oyununu bozarak gerçek askeri üstünlüğü elde etmiş olduk. (Kaynak: CNN)