SAVUNMA SANAYİİNDE TARİHİ EŞİK
Gerçekten çok tarihi günlerden, saatlerden ve dakikalardan geçiyoruz. Baktığımızda, 21. yüzyılda artık devletlerin gücü ellerinde bulundurdukları silahlarla değil; bu silahları üreten mühendislerinin, bu teknolojiyi geliştirecek yetkinliklerinin ve tüm bunları fonlayacak finansal sistem içindeki varlıklarının olup olmadığıyla ölçülüyor.
Türkiye, CAATSA yaptırımlarının kaldırılmasıyla birlikte, savunma sanayii şirketlerinin üzerindeki finansal yükün de ortadan kalkmasıyla çok ciddi bir atılım gerçekleştirecektir. Nitekim dün NATO'daki diplomatlar, aslında büyük bir gösteriye şahit oldular. ANKA'larımız, İHA'larımız, SİHA'larımız, KAAN savaş uçağımız, TUSAŞ tarafından üretilen mühimmatlarımız, yerli ve milli gemilerimiz ile teknolojilerimizle gerçekten büyük bir gövde gösterisi yaptık. Savunma sanayii, Türkiye için oldukça büyük bir pazar oluşturuyor.
ALTYAPI YATIRIMLARININ SAVUNMA GÜCÜNE ETKİSİ
Donald Trump ilk geldiğinde, "Ne kadar güzel yollarınız, ne kadar güzel havalimanınız varmış" demişti. Türkiye, son çeyrek asırda zaten bu yatırımları yaptı; yolları ve hastaneleri inşa ederken altyapı yatırımlarına işte bugünler için önem verdi.
Bugün gelinen noktada bu durum, Türkiye için olabilecek en iyi reklamdır. Trump, adeta bizden daha fazla bizim reklamımızı yaptı. Türkiye, CAATSA yaptırımlarının kaldırılması ve bu güven ortamının tesis edilmesiyle birlikte, artık "NATO 3.0" konseptinin konuşulabileceği bir düzeye gelecektir. Türkiye, güvenlik sistematiği ve şemsiyesi içerisinde NATO'nun vazgeçemeyeceği bir unsurdur. Her ne kadar Trump, "NATO'dan çıkacağım" dese de çıkamayacaktır ve Türkiye bu yapının önemli bir partneri olmaya devam edecektir.
200 MİLYAR DOLARLIK PASTA
İngiltere, Almanya ve Fransa gibi ülkeler, 2.000 kilometre menzilli bombalarını daha henüz yeni yapmaya başlıyorlar. Çünkü bugüne kadar ABD'ye muhtaç durumdalardı. Peki, CAATSA yaptırımları kalktı diye biz ABD'ye muhtaç mı olacağız? Kesinlikle hayır. Biz sadece üretemediğimiz bazı kritik ekipmanları oradan tedarik edeceğiz.
Yaptırımların kalkmasıyla birlikte savunma sanayii şirketlerimiz, dünyadaki 70 trilyon dolarlık büyük ekonominin oluşturduğu pazardan pay alacaktır. Trump'ın, gayrisafi yurt içi hasılanın yüzde 5'inin savunmaya ayrılması yönündeki açıklamasıyla, bu oranın ilk etapta 3.5 milyar dolardan 200 milyar dolara kadar çıkabileceği belirtiliyor.
Avrupa ülkelerinin kapatmaya çalıştığı ciddi bir askeri açık var. Rusya-Ukrayna Savaşı'nda Trump, Avrupa'ya Rusya'ya ambargo koymasını ve onu engellemesini söyledi ancak Rusya doğal gazı kesince Avrupa Birliği ekonomisi çöktü. Yıllarca ABD'den gelecek silahlara medet uman Avrupa'nın aksine, bizim böyle bir bağımlılığımız yok. Türkiye; karadan karaya, gemiden gemiye ve denizden karaya füzeleriyle gerçekten dünyanın göz bebeği bir ülkedir. Üstelik jeopolitik konumumuzu ve enerji arz güvenliğimizi de sağlamış durumdayız. İşte tam bu noktada, önümüzde 200 milyar dolarlık büyük bir pazar payı bulunuyor.