⚡ Ajans Online
GÜNCEL

Çin-ABD rekabetinde savaşla sonlanan "Tukidides Tuzağı" kavramı öne çıktı

Şi’nin 11 yıl sonra ABD’ye yaptığı ziyaret iki liderin son altı ayda ikinci görüşmesi olurken iki ülke arasında çeşitli alanlarda rekabet ve gerilimin arttığı b

📍 Ordu
Şi’nin 11 yıl sonra ABD’ye yaptığı ziyaret iki liderin son altı ayda ikinci görüşmesi olurken iki ülke arasında çeşitli alanlarda rekabet ve gerilimin arttığı bir döneme denk geldi. Çin lideri Trump’la görüşmesinde ABD-Çin ilişkilerindeki çatışma riskine ilişkin kullanılan Tukidides Tuzağı'nı bir kere daha gündeme getirirken, Trump ise Pekin ile birlikte çalışabileceklerine işaret etti. Yükselen bir gücün yerleşik bir gücün yerini alma tehdidi oluşturduğu durumlarda çatışma ihtimalini vurgulayan Tukidides Tuzağı, Sparta ve Atina kent devletleri arasındaki tarihi güç mücadelesini referans alıyor. Tukidides Tuzağı kavramı, Antik Yunan tarihçisi Tukidides'in, dönemin hegemon gücü Sparta’nın Atina’nın giderek güçlenmesini tehdit olarak algıladığı ve bu mücadelenin kaçınılmaz olarak Peloponez Savaşı'na neden olduğu yönündeki tarihi anlatısına dayanıyor. Yaklaşık 2500 yıl önce (MÖ 431-404) yaşanan Peloponez Savaşı Atina'nın mağlubiyetiyle sonuçlansa da 27 yıl süren çatışmalar Sparta için de büyük kayıplara yol açtı.​​​​​​​ Harvard Üniversitesinden ABD’li siyaset bilimci Profesör Graham Allison'ın, “Savaşa yazgılı: Amerika ve Çin, Tukidides Tuzağı'dan kaçabilir mi?” isimli Mayıs 2017’de yayımladığı kitabı da “Tukidides Tuzağı” kavramının uluslararası ilişkiler literatüründe popülerlik kazanmasına yol açtı. Allison, Nisan 2017’de the National Interest internet sitesindeki "Amerika ve Çin savaşa nasıl sürüklenebilir” başlıklı yazısında da Tukidides Tuzağı'nı “yükselen bir gücün egemen olanı yerinden etme tehdidinde bulunmasıyla ortaya çıkan şiddetli yapısal gerilim” olarak açıkladı. Bu modele uyan mücadelelerin çoğunun kötü sonuçlandığı yorumunda bulunan Allison’a göre, son beş yüz yılda 16 kez yükselen bir güç egemen bir gücü yerinden etme tehdidinde bulundu. Allison, bu vakaların 12’sinin savaşla sonuçlandığına işaret ederek, ABD ile Çin arasında bir savaşı ise “kaçınılmaz değil ancak kesinlikle mümkün” olarak değerlendirdi. Şi, Trump ve eski ABD Başkanı Barack Obama ve Joe Biden ile görüşmelerinde iki ülke arasındaki rekabete ilişkin sık sık Tukidides Tuzağı'na atıf yapmasıyla biliniyor. New York Times (NYT) gazetesinin haberine göre, Şi ve üst düzey Çinli diplomatlar 10 yılı aşkın bir süredir bu kavrama atıfta bulunuyor. Şi 2015 yılındaki ABD ziyaretinde, "Dünyada Tukidides Tuzağı diye bir şey olmadığını” belirtirken büyük devletlerin stratejik yanlış hesaplama hatalarını yapmaları halinde kendileri için böyle tuzaklar yaratabileceği konusunda uyardı. Biden ile 2024’te Peru’daki görüşmesinde Tukidides Tuzağı'nın “tarihsel bir kaçınılmazlık olmadığını” kaydeden Şi, “Kazananı olmayacak yeni bir Soğuk Savaş'a girişilmemeli. Çin'i çevrelemeye çalışmak akıl dışı ve kabul edilemez, başarısızlığa mahkum bir strateji olacaktır." diye konuştu. Şii, bu kavramı Trump’ın mayıs ayındaki Çin ziyaretinde de gündeme getirdi ve dünyanın yeni bir dönüm noktasına geldiğini vurgulayarak “Çin ve ABD, Tukidides Tuzağı'nı aşabilir ve büyük güç ilişkileri için yeni bir paradigma oluşturabilir mi?” sorusunu sordu. Trump ile dün Beyaz Saray’daki görüşmesinde bir kez daha bu kavrama atıf yapan Şii, “Çin ve ABD’nin işbirliğinden kazanacağı ancak cepheleşmeden kaybedeceği” yorumunda bulundu. Şi, “Rekabetten kaçınmamıza gerek yok ancak bu sağlıklı olmalı, sınırlar içinde tutulmalı. Ordularımız düzenli diyaloğu sürdürmeli ve kriz iletişimi ile önleme mekanizmalarını iyileştirmeli. Böylece Tukidides Tuzağı'nın üstesinden gelebiliriz." değerlendirmesini yaptı. NYT’deki analizde görüşlerine yer verilen Bonn Uluslararası Çatışma Araştırmaları Merkezinden Ryan Swan, Şi’nin bu kavramı tekrar tekrar kullanmasının, Pekin'in kendisini ABD ile barış içinde bir arada yaşayabilecek "sorumlu büyük güç" olarak gösterme yönündeki diplomatik çabasının bir parçası olduğu yorumunu yaptı. Swan, Çin’in Tukidides Tuzağı'nı Batı çevrelerinde zaman zaman kullanıldığı gibi tahmine dayalı bir model olarak değil, “kaçınılabilecek ve kaçınılması gereken bir tehdit” olarak gördüğünü değerlendirdi. National Review internet sitesinde yer alan analizde de “Tukidides Tuzağı analizinin en bariz savunucusunun Şi olduğu” öne sürülerek, bu durumun Çin’in “etki kampanyasını ilerlettiği ve Çin'e prestij kazandırdığı” değerlendirmesine yer verildi. (Kaynak: AA)