Kask kullanımının "Arabistanlı Lawrence"ın motosiklet kazasında kuşkulu ölümünün ardından yaygınlaşma hikayesi
Motosiklet ve benzeri araçların kullanımında hayat kurtaran kaskların yaygınlaşma hikayesi, Birinci Dünya Savaşı sırasında Orta Doğu'daki faaliyetleriyle biline
Motosiklet ve benzeri araçların kullanımında hayat kurtaran kaskların yaygınlaşma hikayesi, Birinci Dünya Savaşı sırasında Orta Doğu'daki faaliyetleriyle bilinen İngiliz ajanı Thomas Edward Lawrence'ın 1935'teki şaibeli ölümüyle başladı.
Birinci Dünya Savaşı'ndaki espiyonaj ve katliam faaliyetleriyle bilinen"Arabistanlı Lawrence", bunun dışında da kullanımı zorunlu motosiklet kasklarının yaygınlaşması açısından da önem arz eden bir isim.
AA muhabiri, Lawrence’ın ölümünün ardından çalışma başlatan doktor Sir Hugh Cairns'in kasklara yönelik araştırmalarını ve bu alandaki çalışmalarını uzman görüşleriyle derledi.
19 Mayıs 1935’te geçirdiği motosiklet kazasında başından ağır yaralanan Lawrence’ın ölümü, bazı çevreler tarafından şaibeli olarak değerlendirilirken kazaya ilişkin otopsi ve hastane kayıtlarının eksik olduğu yönünde iddialar da bulunuyor.
Bir tanık, kaza sırasında bölgede siyah araç gördüğünü öne sürdü, bu ifadenin ardından görüldüğü öne sürülen aracın Lawrence'ın yoldan çıkmasına neden olma ihtimaline dair iddialar gündeme geldi.
Lawrence'ın kuşkulu ölümü, kafa travmalarını engellemek için "Ne yapılabilir?" diye soran doktor Sir Hugh Cairns'in bu alanda çalışmasına yol açtı.
Basında yer alan haberlere ve açık kaynaklara göre Lawrence, İngiltere'nin güneybatısında yer alan Dorset'te motosikletini sürerken bisikletli iki çocuğa çarpmamak için ani manevra nedeniyle kaza yaptı.
Motosikletten fırlayan ve kafatası çatlayan Lawrence, 6 gün komada kalmasının ardından öldü.
Lawrence’ın ölümünün ardından yapılan otopside kaza sırasında başını yere çarpması sonucu beyninin ciddi şekilde hasar gördüğü belirlendi ve hayatta kalması durumunda dahi körlük ya da konuşma yetisini kaybetme gibi ağır sağlık sorunlarıyla karşılaşabileceği ifade edildi.
Lawrence'ın kazada başına aldığı darbelerin nedenine ilişkin o dönemde en çok motosikletlerin kasksız kullanılması gündeme getirildi.
Kazanın ardından İngiltere'nin ilk beyin cerrahlarından Cairns da birçok ünlü cerrahla Lawrence'ın ölümüyle ilgilenenler arasındaydı.
ABD'deki Clarkson Üniversitesinden Tarih Profesörü Stephen Casper, AA muhabirine Lawrence'ın ölümünün o dönemde İngiliz toplumundaki belli bir elit grupta "kişisel trajedi" olarak tanımlandığını söyledi.
Casper, kazada Lawrence değil de sıradan birinin ölmüş olması halinde kask konusunun gündeme gelip gelmeyeceğine ilişkin, "Hayır. 1939'da çok fazla insan araba ya da motosiklet kazasında öldü." dedi.
Lawrence'ın ölümünün gerçekten "kişisel hissettirdiğine" dikkati çeken Casper, "Burada 'bizden birinin başına böyle bir şey geldiği ve bu konuda bir şeyler yapmamız gerektiği hissi' var. Tarih, aslında genelde böyle ve bu sinir bozucu hissettirebilir." diye konuştu.
Casper, tıp tarihinin uzun geçmişine atıfta bulunarak, "İnsanlar, biriyle kendilerini özdeşleştirene kadar değişim gerçekleşmez." dedi.
Casper, o döneme kadar çoğu beyin cerrahisi işleminin ABD'de yapıldığına ve dünya çapındaki ilk nesil beyin cerrahlarının çoğunu ABD'li nörobilimcilerin yetiştirdiğine dikkati çekerek, Avustralyalı Cairns'in de bu geleneğe uygun şekilde bu ülkede eğitim aldığını anlattı.
Cairns'in de o dönemde İngiltere'de çok tanınmadığını ve iyi karşılanmadığını, kendisini bir anda çok önemli tarihi bir olayın içinde bulduğunu belirten Casper, gayriihtiyari Cairns'e Lawrence meselesinin fayda sağladığını söyledi.
Cairns'in en büyük mirasının tıp literatürüne "önlenebilir ölüm kavramının" dahil edilmesi olduğunu belirten Casper, İngiltere'de beyin cerrahisini mümkün kıldığını ve yeni beyin cerrahisi yönteminin en başarılı öncülerinden olduğunu dile getirdi.
Cairns, Lawrence'ın ölümünden etkilenmesinin ardından bisiklet ve motosiklet kazalarında kafa yaralanması vakalarını araştırmaya başladı.
Motosiklet kaskları, Lawrence'ın ölümünden 21 yıl önce 1914'te icat edilse de o dönemde genellikle sadece yarışlarda kullanılıyordu.
Profesör Casper da Birinci Dünya Savaşı döneminde savaş yaralanmalarıyla mücadele ve madenlerde çalışanlar için kafatasının korunmasına yönelik kaskların kullanıldığını hatırlattı.
Casper, kaskların 1950'den sonra değişmeye başladığını ve İkinci Dünya Savaşı'yla kask kullanımının kabullenilmesi ve yaygınlaşmasının hızlandığını anlattı.
İkinci Dünya Savaşı'nın başlangıcında Cairns, Sağlık Bakanlığında kafa yaralanmaları ve İngiliz ordusuna beyin cerrahisi alanında danışmanlık yapmaya başladı. Bu dönemde Cairns, askeri sevkiyat gerçekleştiren sürücülerin yaşadığı kafa travmaları konusunda araştırma yaptı.
Ekim 1941'de Cairns, araştırmalarının ilk sonucunu British Medical Journal'de "Motosiklet Sürücülerinde Kafa Yaralanmaları: Kaza Kaskının Önemi" başlıklı makalesiyle yayımladı.
Cairns, makalede İkinci Dünya Savaşı'nın ilk 21 ayında 2 bin 279 motosiklet sürücüsü ve yolcusunun kaza sonucu kafalarına aldığı darbeler nedeniyle öldüğü vakaları ele aldı. Cairns, incelediği 7 vakada kask takan motosiklet sürücülerinin ölümcül derecede yaralanmadığını ortaya koydu.
Savaşta orduda her hafta iki motosiklet sürücüsü hayatını kaybediyordu ve böylece Kasım 1941'de ordu mensubu sürücülere kask dağıtılması emri verildi.
Casper, bu kararın Cairns'in çalışması olmadan bu kadar hızlı alınmasının mümkün olmadığına işaret ederek, Cairns'in çevresinde çok iyi konumlarda onu dinleyecek doktorların bulunduğunu söyledi.
Cairns'in 1946'da British Medical Journal'de yayımlanan "Kasklar" başlıklı makalesinde orduda kaskın zorunlu hale gelmesiyle motosiklet sürücülerinin ölümünde görece düşüş yaşandığı ifade edildi. Cairns, sivil motosiklet sürücülerinin de kask kullanımının artmasının önemli düzeyde hayatı kurtarabileceğine dikkati çekti.
Sivillerin kask kullanmasının da birçok hayat kurtaracağına inanan Cairns, bunu kanıtlamaya çalıştı ancak Avam Kamarası, 1973'e kadar motosikletlilerin kask kullanmalarını zorunlu hale getirmedi.
Casper, kask kullanımına yönelik isteksizliğin bir nedeninin de kültürel olduğuna işaret ederek, tarih boyunca kask türü ürünlerin savaş şartlarında kullanıldığını söyledi.
Bu konudaki yeniliğin araç ve makinelerin de farklı güvenlik ekipmanlarını gerektirmesi olduğuna dikkati çeken Casper, 1930'larda kask üretmek için gerekli materyallerin yeterli olmadığını anlattı.
Casper, kask üretimi için farklı bir yaklaşım, tasarım ve fizik gerektiğine işaret ederek, kültürün de ötesinde uygulanabilirlik zorluğunun bulunduğunu ve bunun da neredeyse 1970'lere kadar tam olarak çözülemediğini belirtti.
(Kaynak: AA)