⚡ Ajans Online
GÜNCEL

Savaşa 'ateşkes' arası: İstihbarat örgütleri sınıfta mı kaldı?

ABD Başkanı Trump’ın “İran’ın teklifini müzakere edilebilir buluyorum. Bu nedenle de 15 günlük ateşkesi onaylıyorum” açıklaması tüm dünyaya şimdilik derin bir n

📍 Bursa
ABD Başkanı Trump’ın “İran’ın teklifini müzakere edilebilir buluyorum. Bu nedenle de 15 günlük ateşkesi onaylıyorum” açıklaması tüm dünyaya şimdilik derin bir nefes aldırdı. ‘Derin nefes aldırdı’ diyoruz çünkü Trump’a göre İran gerekli adımları atmadığı takdirde taş devrine gönderilecek ve bir medeniyet yok olacaktı. İran ise İsrail ve ABD’nin bu yönde bir adım atması halinde tüm bölgeye cehennemi yaşatacağı tehdidinde bulunmuştu. Şimdilik korkulan olmadı. ABD ve İran 15 gün boyunca ateşkes sağlanması yönünde anlaştı. İsrail ‘Lübnan’ı dışarıda tutarak’ buna uyacağını ilan etti. Bu ateşkes arasında geride kalan 40 güne dair farklı okumalar yapabilmek de mümkün olacak. Savaş taraflar için nasıl başladı, neler hedefleniyordu, günün sonunda hangileri gerçekleşti gibi sorular cevap arıyor. Ancak üzerine konuşulması gereken en önemli meselelerden biri de bu süreçte istihbarat örgütlerinin nasıl bir sınav verdiği hususu… Bursa Teknik Üniversitesi Uluslararası İlişkiler Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Ali Burak Darıcılı bu soruya yanıt verirken önce önemli bir uyarıda bulunuyor. ABD ve İsrail istihbaratlarının bu süreçte pek de aynı görüşlere sahip olmadığının altını çiziyor. Bilindiği üzere, ABD istihbarat örgütleri Başkan Trump’a İran’da halkın sokaklara dökülüp de bir isyan başlatmasının son derece güç olduğunu iletti. İsrail istihbaratı ise tam tersi bir tutum izledi. Özellikle üst düzey isimler ortadan kaldırılırsa gerisinin çorap söküğü gibi geleceği yönünde görüş bildirdi. Trump, kendi ülkesinin istihbarat bilgisinden ziyade İsrail’e güvenmeyi tercih etti ve 28 Şubat’ta savaş çok üst perdeden bir operasyonla başladı. Doç. Dr. Darıcılı bu noktada "decapitation strategy" olarak bilinen yaklaşımı anımsatıyor. “Buradaki temel yaklaşım ‘Başı keserseniz gövde çöker’ tezine dayanıyor. ‘İran’da üst düzey isimler ortadan kaldırılırsa rejimin sonu kendiliğinden gelir’ görüşüne çok güvenildi. Özellikle İsrail istihbaratı bu kartı oynadı. ABD tarafını da ikna etti. Ancak günün sonunda evdeki hesap çarşıya uymadı” diyor. Savaşın ilk gününde İran Dini Lideri Hamaney başta olmak üzere çok sayıda üst düzey ismin saatler içinde saf dışı bırakılmasını ‘İran için fiyasko, ABD-İsrail adına ciddi başarı’ olarak tanımlıyor Darıcılı. Ancak üst düzey isimlerin yerine gelebilecek muhtemel adaylar üzerinde iyi düşünülmediğini vurgulayıp, devam ediyor: “Dini Lider, Devrim Muhafızları Komutanı ya da siyasi bürodan isimler… İsrail ve ABD buradan en kritik isimleri temizledi. Ancak onların yerine gelenler daha radikal çizgiden oldu. Orta ve alt düzeye odaklanamamış istihbarat örgütleri. Ve süreci doğru okuyamadılar. Bir diğer husus da 40 gün süren çatışma boyunca İran’ın bir şekilde füze ve kamikaze İHA atışlarına aralıksız devam etmesi. Trump ikinci hafta ‘İran’da vurulacak askeri hedef kalmadı’ dedi. Ancak Tahran o günden son ana kadar neredeyse her gün bir şekilde karşı tarafa hasar verebilmeyi başardı. Füzelerin atış rampaları, İHA üretim tesisleri ve bunların depolandığı alanlarda istihbarat örgütlerinin daha iyi bir sınav vermesi gerekirdi. Hatta bir adım daha ileri gidelim… İsrail istihbaratının ateşkes olacağına dair bir öngörüsü olduğunu bile düşünmüyorum. Ateşkesten saatler önce bile İsrailli siyasiler ve basın mensupları kesinlikle ateşkes olmayacağını yazıyordu. İsrail bu süreci de doğru okuyamadı ve yönetemedi.” Madalyonun bir de ateşkes süreci var. Doç. Dr. Ali Burak Darıcılı’ya göre özellikle ABD ve İsrail istihbaratları bu süreci son derece yoğun geçirecek. Her şeyden önce üç ülkenin istihbaratının da ‘ateşkes şartlarına ne kadar uyulduğu’ meselesine kafa yoracağını vurguluyor Darıcılı ve sözlerini şöyle tamamlıyor: “Elbette diğer yandan özellikle ABD ve İsrail istihbaratları muhakkak B planı üzerinde çalışmaya devam edecek. Yani eğer anlaşma bozulur ve eski düzene dönülürse farklı hamleler yapabilecek bir hazırlıktan bahsediyoruz. Ayrıca bu 15 günlük ateşkeste İran toparlanacak. Yeniden füze ve Kamikaze İHA üretimleri olacak. İstihbarat örgütleri bu kapasiteyi daha yakından izlemeye çalışacak. Tabi tüm bunların yanında bir de ABD-İsrail imzalı bir suikast listesi var. Her ne kadar ateşkes olsa da bu listedeki isimlerin aldığı her nefes izlenmeye çalışılacak. Ve olası bir aksilikte buradan da hızla sonuç alınmaya çalışılacak.” (Kaynak: TRT)