⚡ Ajans Online
DÜNYA

Taliban yönetiminde 5 yıl: Afganistan nasıl değişti?

İmparatoluklar Mezarlığı olarak anılan Afganistan, yaklaşık yarım asır boyunca savaşların gölgesinde yaşadı. Sovyet işgalinden iç savaşa, Taliban'ın ilk iktidar

📍 Van
İmparatoluklar Mezarlığı olarak anılan Afganistan, yaklaşık yarım asır boyunca savaşların gölgesinde yaşadı. Sovyet işgalinden iç savaşa, Taliban'ın ilk iktidarından ABD öncülüğündeki 20 yıllık işgale kadar milyonlarca Afgan için günlük hayat çatışma, saldırı ve göçle özdeşleşti. 11 Eylül 2001 saldırılarının ardından ABD, saldırıların arkasındaki El Kaide lideri Usame bin Ladin'in Afganistan'da bulunduğunu ve Taliban yönetiminin örgüte barınma imkânı sağladığını gerekçe göstererek 7 Ekim 2001'de Afganistan'a askeri müdahale başlattı. Kısa sürede Taliban yönetimi devrildi ancak savaş sona ermedi. Taliban, sonraki 20 yıl boyunca ABD ve NATO güçleriyle mücadele etti. Washington yönetimleri Afganistan'a on binlerce asker gönderdi, ülkenin güvenlik kurumlarını yeniden oluşturdu ve Kabil'deki hükümetlere milyarlarca dolarlık destek sağladı. Buna rağmen Taliban özellikle kırsal bölgelerde varlığını korudu ve yıllar içerisinde kontrol alanını yeniden genişletti. Savaşın Afganistan'a maliyeti ağır oldu. Brown Üniversitesi Watson Enstitüsü'nün “Costs of War” araştırmasına göre Afganistan ve çevresindeki savaş bölgesinde 2001 sonrasında doğrudan savaş nedeniyle yaklaşık 243 bin kişi hayatını kaybetti. Bu rakama savaş nedeniyle ortaya çıkan hastalık, açlık, altyapının çökmesi ve sağlık hizmetlerine erişememe gibi dolaylı ölümler dahil değil. ABD'nin Afganistan savaş bölgesi için yaptığı harcamaların ise yaklaşık 2,3 trilyon dolara ulaştığı hesaplandı. 20 yıllık savaşın ardından Washington, Taliban ile müzakere masasına oturdu. Şubat 2020'de Katar'ın başkenti Doha'da imzalanan anlaşma, Amerikan askerlerinin Afganistan'dan çekilmesinin yolunu açtı. ABD ve NATO güçlerinin çekilmeye başlamasıyla Taliban hızla ilerledi. 15 Ağustos 2021'de Kabil'e girdi. Afgan hükümeti çöktü, Cumhurbaşkanı Eşref Gani ülkeyi terk etti. 30 Ağustos'ta son Amerikan askerinin de Kabil Havalimanı'ndan ayrılmasıyla ABD'nin yaklaşık 20 yıl süren Afganistan savaşı sona erdi. Taliban ise 20 yıl sonra yeniden ülkenin yönetimini devraldı. Taliban'ın karşı karşıya olduğu ilk büyük sınav, onlarca yıldır savaşın devam ettiği ülkede güvenliği sağlamaktı. Beş yıl sonra Afganistan'daki en görünür değişimlerden biri de bu alanda yaşandı. ABD ve NATO güçleri ile Taliban arasındaki savaşın sona ermesi, ülkenin büyük bölümündeki günlük çatışmaları önemli ölçüde azalttı. Taliban karşıtı silahlı gruplar ve DEAŞ'ın Horasan yapılanması saldırılar gerçekleştirmeye devam etse de 2021 öncesindeki ülke çapındaki savaş ortamı büyük ölçüde ortadan kalktı. Beşinci yıl dönümü dolayısıyla Afganistan'daki durumu inceleyen araştırmalar da ülkede yaşayan Afganların önemli bölümünün 2021 öncesine kıyasla güvenliğin arttığını söylediğini aktarıyor. Bir dönem bomba sesleri, intihar saldırıları ve çatışmalarla dünya gündemine gelen Kabil'de bugün günlük hayatın en belirgin sorunları güvenlikten çok işsizlik, hayat pahalılığı ve ekonomik beklentiler üzerinden tartışılıyor. Taliban yönetimi de beş yıllık döneminin en önemli kazanımlarından birinin ülke genelinde merkezi güvenliğin sağlanması olduğunu savunuyor. Taliban'ın yönetimi devraldığı 2021'de Afganistan ekonomisi ağır bir şok yaşadı. Yabancı yardımların kesilmesi, Afganistan Merkez Bankası'nın yurt dışındaki rezervlerinin dondurulması, uluslararası bankacılık sistemindeki kısıtlamalar ve ülkeden sermaye çıkışı ekonominin hızla küçülmesine neden oldu. Ancak ilk büyük daralmanın ardından ekonomi yeniden büyümeye başladı. Dünya Bankası verilerine göre Afganistan ekonomisi 2023'te yüzde 2,3, 2024'te yüzde 2,5 büyüdü. 2025'te ise büyüme hızının yaklaşık yüzde 4,3'e ulaştığı tahmin edildi. Dünya Bankası büyümede özellikle tarım, sanayi, madencilik, inşaat ve hizmet sektörlerindeki hareketliliğe dikkat çekiyor. Taliban yönetiminin önemli değişikliklerinden biri de devlet gelirlerinde görüldü. Gümrüklerden ve iç vergilerden elde edilen gelirlerin artırılması, yıllarca dış yardımlara bağımlı yaşayan Afgan devletinin kendi gelir kaynaklarını genişletmesini sağladı. Ekonominin önünde hâlâ işsizlik, yoksulluk, uluslararası finans sistemine erişim ve hızla artan nüfus gibi ciddi sorunlar bulunuyor. Ancak 2021'de ekonomik çöküşün eşiğinde görülen Afganistan'ın art arda büyüme kaydetmesi, beş yıllık dönemin dikkat çeken gelişmelerinden biri oldu. Taliban yönetiminin ekonomi politikasında en fazla önem verdiği alanlardan biri madencilik. Afganistan; bakır, demir, altın, kromit, kömür, mermer ve lityum dahil önemli maden rezervlerine sahip. Ancak onlarca yıl süren savaş, güvenlik sorunları ve altyapı eksiklikleri nedeniyle bu kaynakların büyük bölümü ekonomiye kazandırılamadı. Taliban yönetimi son yıllarda Çin, İran, Katar, Türkiye, Özbekistan ve diğer bölge ülkelerinden yatırımcılarla madencilik alanında görüşmeler yürüttü ve çok sayıda ruhsat ile işletme anlaşması yaptı. Özellikle dünyanın en büyük işletilmemiş bakır yataklarından biri kabul edilen Mes Aynak yeniden gündeme geldi. Çinli şirketlerin yıllardır bekleyen projeyi hayata geçirmesi için çalışmalar hızlandırıldı. Madencilikten elde edilecek gelir, Taliban yönetiminin dış yardımlara bağımlılığı azaltma stratejisinin de temel unsurlarından biri olarak görülüyor. Beş yıllık dönemde dikkat çeken bir başka değişim de altyapı yatırımları oldu. Taliban yönetimi yollar, barajlar, sulama sistemleri, demiryolları ve enerji projelerine öncelik verdi. Bunların en önemlilerinden biri Kuştepe Kanalı. Amu Derya'dan Afganistan'ın kuzeyine su taşımayı amaçlayan yaklaşık 285 kilometrelik kanalın, yüz binlerce hektarlık tarım alanını sulaması hedefleniyor. Proje tamamlandığında Afganistan'ın kuzeyindeki tarımsal üretimin önemli ölçüde artırılması ve ülkenin gıda ithalatına bağımlılığının azaltılması hedefleniyor. Kanal, Özbekistan ve Türkmenistan gibi aşağı havza ülkelerinde su kaynakları konusunda endişeye yol açsa da Afganistan açısından son yılların en büyük altyapı yatırımlarından biri olarak öne çıkıyor. Bunun yanında ülkeyi Orta Asya, İran ve Pakistan'a bağlayacak kara ve demiryolu hatları üzerinde de çalışmalar sürüyor. Afganistan'ın coğrafi konumunu bir dezavantajdan ekonomik avantaja dönüştürmek isteyen yönetim, ülkeyi Orta Asya ile Güney Asya arasındaki ticaret ve transit koridorlarından biri haline getirmeyi hedefliyor. Taliban'ın 2021'de yeniden iktidara gelmesinin ardından karşı karşıya kaldığı en büyük sorunlardan biri uluslararası izolasyondu. İlk yıllarda ülkelerin büyük bölümü Taliban yönetimiyle resmi ilişki kurmaktan kaçındı. Beş yıl sonra ise tablo önemli ölçüde değişti. Rusya, Taliban yönetimini resmen tanıyan ilk ülke oldu. Ancak diplomatik değişim yalnızca Moskova ile sınırlı kalmadı. Çin, İran, Türkiye, Katar, Birleşik Arap Emirlikleri, Suudi Arabistan, Hindistan ve Orta Asya ülkeleri Taliban yönetimiyle farklı seviyelerde temaslarını artırdı. Çin, Taliban yönetiminin gönderdiği büyükelçinin güven mektubunu kabul ederken Hindistan da Kabil ile diplomatik temaslarını genişletti. Orta Asya ülkeleri ise Afganistan'ı giderek daha fazla bölgesel ticaret ve ulaşım projelerinin bir parçası olarak değerlendiriyor. Batılı ülkelerin yaklaşımında dahi pragmatik temasların arttığı görülüyor. İngiltere ve bazı Avrupa ülkeleri göç, güvenlik ve insani meseleler konusunda Taliban yetkilileriyle doğrudan görüşmeler gerçekleştiriyor. Beş yıl önce uluslararası sistemden tamamen dışlanabileceği düşünülen Taliban yönetimi böylece henüz geniş çaplı resmi tanınma elde edemese de giderek daha fazla ülkenin doğrudan muhatap aldığı bir yönetime dönüştü. (Kaynak: TRT)